www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Eleştiri mektupları1

Her yazar gibi ben de, birçok yazımdan sonra mektup ve telefonlar alıyorum, övenler ve yerenler, hatta hakaret edenler oluyor. Bu işin katlanılması gereken taraflarından bir de bu olsa gerek. Her mektuba cevap veremiyoruz, ama belli bir konuda yoğunlaşma olursa onu de es geçmek olmuyor.
ABD'nin kendisi, yandaşları ve özellikle de İsrail'in çıkarları için gerçekleştirdiği Irak istilası ve bu istila karşısında dünyanın, islam dünyasının ve Türkiye'nin tutumu üzerine birkaç yazı yazdım. Okuyucu "kendi sahanızda yazın" diyor, ben de "kendi saham açısından bakarak" yazdığımı sanıyorum. Okuyucu: Belirttiğiniz konunun bizlerce anlaşılmadığı gibi bir ifadeniz beni şaşırttı. Geçmişinde dünya saadeti için hiçbir müsbet noktası olmayan ABD'nin şimdi Ortadoğu'da mazlum Irak halkı için özgürlüğü getireceğini beklemek her halde saf dillilik olur kanaatindeyim. Irak halkının saadeti için kararı hiç kimsenin hatta Birleşmiş Milletler'in bile vermeye hakkı olmasa gerek. Halkın kendisi karar verirse daha iyi olmaz mı? diyor, elbette iyi olur, ben de bunları yazdım.
Okuyucu: "Aynı gün Basra'da bir bombalamada 55 sivil insan öldürülüyor ve bunların hiç biri asker olmuyor ama siz hala Saddam'ı eleştirip ABD için kalem oynatmıyorsunuz. Aynı TV kanalında Iraklı kadın ağlayarak "bir tane ABD askeri elime geçirirsem parçalarım" diyor ama siz ABD'nin oraya gelmesi denebilir diyebiliyorsunuz. ABD nin Ortadoğu'ya gelişinin İsrail güvenliği ve Siyonist Yahudi zihniyetinin eseri olduğu aşikar olduğu halde kalkıp kartel medyasının besleme yazarlarının söylemlerine yakın bir yazı yazıveriyorsunuz." diyor ve yazılarımı okumadığı, insafı da elden bıraktığı anlaşılıyor. Çünkü ben daha önce yazdığım yazılarda şunları söylemiştim:
"Olan oldu, güçlünün zayıfı yeme savaşı başladı. Dünya bu zulüm karşısında- aslında aciz değil, ama- herkes kendi hesabını yaptığı için aciz durumda. Birleşmiş Milletler Teşkilatı, herkes kendi hesabını yapmasın, başkasının zararına da olsa kendi çıkarı için hareket etmesin, uluslararası bir barış ve adalet düzeni oluşsun, anlaşmazlıklar tarafsız kurumlar tarafından çözüme kavuşturulsun diye kurulmuştu. Güçlü devletler onu da kendi çıkarları için kullandılar, şimdi ise ABD, işine gelmediği için onu devre dışı bıraktı. Ancak, bu saldırı, bir Müslüman ülkeye değil de mesela İsrail'e veya Avrupa'da, Balkanlar'da bir ülkeye yapılsa idi dünyanın tavrı aynı mı olacaktı? Hayır, aynı olmayacaktı, mutlaka durdurulacaktı. Şu halde Müslümanlar'ın akıllarını başlarına toparlamaları, yönetimleri zorlamaları ve mutlaka İslam ülkeleri arası dayanışma, işbirliği, yardımlaşma ilişkilerinin kurulmasını sağlamaları son çare olarak görülüyor."
"İster laik-demokrat ister İslamcı olsun herkesin, bu haksız savaşa hayır demesi yanında, daha çoğu İslam dünyasında bulunan despot, zalim, diktatör yöneticilere de hayır demeleri gerekiyor. ABD'nin bu savaştan asıl amacının kendi çıkarı ile İsrail'in çıkarı olduğunda şüphe yok, ama ortada "göstermelik de olsa meşru" bir gerekçesi var: Irak vb. ülkelere demokrasiyi, hukuka saygıyı getirmek, dünya barışını tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak... Peki ABD'nin bu göstermelik gerekçe ile harekete geçmesinden önce, bugün savaşa hayır diyenler niçin aynı gerekçeden yola çıkarak bunlarla mücadele etmediler; hukukun, adaletin, barışın hakim olması ve yeryüzünde zulme uğrayan bir ferdin, bir topluluğun kalmaması için elele vererek bugünkü gibi, hatta daha da güçlü olarak çaba göstermediler? İşte bu ihmal bile, samimi olanların gafil ve tutarsız, diğerlerinin de çıkarcı olduklarına delildir. Korkarım ki, çıkarcılar umduklarını elde eder etmez tavır ve taraf değiştirirler, gafil samimleri ise harekete geçirmek için dünyanın başka yerlerinde sürmekte olan zulümler ve haksız savaşlar yeterli değildir, yine gaflet uykusuna dalar giderler!"
"İsrail yıllardan beri, uluslararası meşruiyet şartı aramadan, hak, hukuk, ahlak, insaf gibi kuralları ve ilkeleri çiğneyerek Filistinliler'e zulmediyor; topraklarını zorla ellerinden alıyor, kendilerine bıraktığı toprakları ve bu topraklarda bulunan suları kullanmalarını engelliyor, nereden baksanız devlet terörü olan "operasyon"lara masum insanların evlerini yıkıyor, çoluk çocuk, yaşlı, hasta, sakat, kadın demeden insanları öldürüyor. Bütün bunları yaparken kendisini koruduğunu ve meşru savunma hakkını kullandığını ileri sürüyor; Amerika başkanı da bunu tekrarlıyor ve destekliyor."
"Eğer bir fert veya topluluk kendi menfaatlerini korumak için suçlu olup olmadıklarına bakmaksızın ve gerekli mercilerden hüküm almaksızın insanlara zarar verme hakkına sahip olsaydı ve bunun adına da "meşru savunma" denseydi dünyada terör diye bir suç olmazdı. Çünkü bütün teröristlerin buna benzer gerekçeleri vardır."
"Eğer birileri canlı bomba oldu ve masum insanları öldürdü, yaraladı diye zarar gören taraf da karşı tarafın masum, suça iştirak etmemiş veya edip etmediği belli olmayan insanlarına "öldürme, yaralama, evini yıkma" şekillerinde zarar verme hakkına sahip olsaydı, bir devletten veya topluluktan zarar gördükleri için onlara, adına terör denilen usule başvurarak zarar verenlerin eylemlerine de "meşru savunma" denirdi, denmeliydi. Filistinli yaparsa terör, İsrailli, Amerikalı yaparsa meşru savunma öyle mi? Hadi canım sen de!"
Okuyucunun da sorumlulukları vardır!



1 Yeni Şafak, 11.04.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler