www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İlahiyat Mezunlarının Feryadı

Halkımızın büyük bir kısmı yoksulluk veya açlık sebebiyle feryâd ediyor, işsizler ordusu, hastane kapısında bekleyen hastalar ve yakınları, okumak istediği halde bu imkanı bulamayanlar şekvâ (şikayet) ediyorlar, inancı yüzünden başını örtenler uğradıkları haksızlıklar yüzünden göz yaşı döküyorlar, hayat pahalılığı herkesi canından bezdirmiş, iş kurmak, makina vb. ithal etmek isteyen iş adamları bürokrasi ve başka engellemeler yüzünden bıkkın hale gelmişler, faizden korkmayanları "Vazgeç bu işlerden, sat sav topla parayı, ver devlete en yüksek faizle ödünç, sonra yan gelip yat, be adam ne uğraşıyorsun!" deme aşamasındalar, eline kalemi alan 312'nin veya başka "özgürlük kısıtlayan maddeler"in neresine takılırım diye korku içinde... feryad üstüne feryad, ama duyan yok, aldıran yok. Partiler bu feryatları seçim öncesinde kullanıyor, iktidara gelince unutuyorlar.
Bu kadar gürültü içinde duyulur mu bilmiyorum ama yine de, bir İlahiyat mezununun âhu feryâdını -kendi ifadesine dokunmadan- duyurmak istiyorum:

Sayın Hocam...
İlk olarak emailimi okuduğunuz için minnetarım. Bu emaili yazmamın sebebini anlatayım ilk önce:
Ben Uludağ Ü. Ilahiyat F. mezunu işsiz bir gencim. Mezun olduğum 1999 yılından bu yana ufak tefek geçici işler haricinde bir işte çalışmadım ve 1.5 sene önce de askerlik görevimi tamamladım. Malumunuz olduğu üzere 1997 senesine kadar ilahiyat fakültesi mezunlarının gerek Milli Eğit. Bakanlığında gerekse diğer kurumlarda işe alınma konusunda bir sıkıntı çekilmiyor ve mezunlarımızın büyük çoğunlugu (%90)  görev alabiliyordu.
1997 senesinden 2002 senesine kadar ilahiyat fakültelerinden 10.000 'nin üzerinde kişi mezun olup bunlardan sadece 1.000 kişiye yakını öğretmen olarak atanabilmiştir.
1998-1999 öğretim yılında ilahiyat f.lerinin hazırlık sınıfları ve pedogojik formasyon dersleri kaldırılmış olup, Talim Tebiye Kurulunun 01.06.2000/340 sayılı kararıyla MEB bağlı eğt. kurumlarına öğretmen olarak atanacakların atamalarına esas olan kararı değiştirilerek yürürlüğe  girmiştir.
İHL meslek dersleri öğr. atanacaklar bu karara göre İlahiyat mezunu olması gerekmektedir. Fakat 10 Ağustos 1999 gün ve 23782 sayılı resmi gazetede yayınlanan MEB norm kadro uygulaması nedeniyle yeni öğretmen açığı olmadığı gerekçesiyle 1999 yılından beri yeni öğretmen alımı yapılmamaktadır.
Aynı şekildeTalim Terbiye Kurulu Kararında  Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atanacak lisans proğramları İlahiyat merzunu olup pedogojik formasyon alanlar ve 1998-1999 yılında eğitime başlayıp 2002 ylında ilk muzunlarını veren Ilköğretim Din Kült. Ve AH. Bil. Öğr. bölümü mezunları atanacaktır. Fakat  aynı kararın 7. maddesinin c fırkasının 4. bendine göre "ilköğretim öğretmenliği programlarından mezun olanlar öncelikli olarak ilköğretim kurumlarına atanırlar" hükmüne göre 2002 yılında alınan Din.K.Ah.B. Öğretmen kadrolarına İlahiyat mezunları müracaat edememiştir. Çünkü 200 adet kadro alımı olacağında bu yıl ilk mezunlarını veren bu bölümün Türkiye genelindeki mezun sayısı 400 dür. Ve öncelik hakkına sahip olduklarından İlahiyat mezunlarının  müracaatları kabul dedilmemiştir. Velevki memuluk  sınavında daha yüksek puan alsalar bile..
Sayın Hacam benim asıl söylemek istediklerim kanunen hakkımız olmasına rağmen 1997-2002 yılları arasında İlahiyat mezunlarının bir cezalandırma durumu içinde bırakılmış olmasıdır. Benim ve benim gibi arkadaşlarının durumu şudur: Herhangi bir iş imkanı olmayan psikolojik bozuklukları olan ve bu nedenlerden dolayı evklenme imkanı bile olmayan on binlerce insan. Uzun seneler emek neticesinde vasıfsız işçi durumuna düşmüş insanlar. İmkanı olan arkadaşlarımız yurtdışına veya ticaretle uğraşma yoluna gitmiler, fakat imkanı olamayanlar sefalet içindedir. Bir çoğu, bunu özellikle belirtiyorum, Hz.Pey. SAV sünneti olan evliliği gerçekleştirememe durumundadır.
Netice olarak Sayın Hocam sizden istirhamın bizim bu sıkıntımızı Hocamız olarak kendi gazetenizin sütununa taşıyarak kamu oyu oluşturmamızı sağlamanızdır. Daha evvel ve şu andan itibaran yapmış ve yapacak olduklarınız için sadece Allah razı olsun diyebilirim.
Ömer Kadri BOZALI

Öğretmen ihtiyacı bulunduğu halde İlahiyat mezunlarını tayin etmemek haksızlıktır. İlahiyatlarda öğretmenlik programları açılmadan önce yeterli derecede "pedagojik formasyon dersleri" vardı, bu dersleri alan mezunlar öğretmen olabilirler. Almamış olanlara da bu imkan tanınır, dersleri alır, eksiklerini tamamlar ve öğretmenliğe hazır hale gelirler.
"Din dersi öğretmenine ihtiyaç yok" denecek olursa, bunun doğru olmadığını, önce yolların kesildiğini, sonra "yol kapalı" denildiğini ifade etmek isterim. Sekiz yıllık zorunlu temel eğitimin kabulü ile din dersleri görecek öğrenci sayısı katlanarak artmıştır. Bu dersleri, "norm kadro, tasarruf vb." bahanesiyle bu dersi vermek üzere yetiştirilmiş olmayan sınıf öğretmenlerine vermek, sonra da "öğretmene ihtiyaç yok" demek zayıf dozlu uyku ilacıdır, bununla kimseyi uyutmak mümkün değildir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi