www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


ÇAĞDAŞÇILAR İLE KARANLIKÇILAR ELELE
"Temiz toplum için bir dakika karanlık" sloganını duyduğumuz zaman acaba dedik, "bizim toplum gerçekten temiz olmaya niyet mi etti, gerçekten kirlileri ve kirlilikleri temizlemek mi istiyor?" Bu düşünce buruk bir sevince, arkasından da ümitsizliğe yol açtı; samimiyetinden şüphe ettiğimiz için sevinçte burukluk, temizlemeye her kes kendinden başlamadığı için de eylemin başarısı konusunda ümitsizlik vardı.
Hz. İsa bir topluluğa rastlamış, önlerinde perişan bir kadın, ellerinde birer taş, bağrışıp çağrışıyorlarmış, Hazret ne yapmak istediklerini sorunca, kadının zina ettiğini, taşlayarak öldüreceklerini söylemişler, "Tamam, yalnız ilk taşı günah işlememiş -zina etmemiş- birisi atsın" demiş, kalabalık birer ikişer dağılmaya başlamış, geride bir Hz. İsa, bir de kadın kalmış. Meğer kalabalık içinde günahsız hiçbir kimse yokmuş. Durumu gizleyerek taşı atsalar -Allah, Peygamberine durumu bildireceği için- rezil olmaktan korkmuş ve dağılmışlar.
Işığı söndürmeden önce her bireyin aynanın karşısına durması, kendi ahlâkını, yapıp ettiklerini bir gözden geçirmesi gerekiyor. Kopya çekmiş mi, haset, gıybet, iftira etmiş, yalan söylemiş mi, hile yapmış mı, başkalarının hakkına tecavüz etmiş mi, emanete hiyanet, idaresi altında bulunan kimselere haksızlık etmiş mi, kalabalıklar içinde ne ise yalnız kaldığında da o olmuş mu, karısını veya kocasını aldatmış mı, yerlere tükürmüş, çöp atmış, kırmızı ışıkta geçmiş, sıra beklemeyi ihlal etmiş mi, üretirken, alırken, satarken hile ve haksızlık etmiş mi, fahiş fiat ve kâr uygulamış mı, faiz yemiş, rüşvet almış mı, zayıflıkları sömürerek, zayıflara baskı yaparak bir menfaat elde etmiş mi?.. Evet bütün bunları düşünmesi ve temizliğe önce kendinden başlaması gerekiyor. Aksi halde, devamlı namaz kılmadığı halde Müslüman seçmenlerinin oylarını almak için namaz kılan siyasetçi gibi -onun dini istismar ettiği gibi- bu da ahlâkı, manevî temizliği istismar etmiş olur. Ayrıca ışığı söndürmenin, sokağa çıkmanın da faydası olmaz; çünkü gidenin yerine gelen de kirli olacaktır.
Bu işin samimi olmadığının bir başka delili de ışığı söndürüp sokağa çıkanların temiz toplum istemeyi bir yana bırakıp "şeriat istemezük, kahrolsun şeriat, yaşasın laiklik, filan parti istifa, kesintisiz sekiz yıllık temel eğitim!" diye bağırmaları ve slogan atmalarıdır. Bu işin, sessiz bir sosyal mutabakat sonucu başlamadığı, bir yerlerde planlanıp uygulamaya konduğu ve medyanın malum kanadının hararetle desteklemeye koyulduğu vakıasıdır. Bu böyle olmasaydı, gerçekten bu toplum temizlenmeye ve temizlemeye niyet etse, bunun için ortaya bir eylem koysaydı bu eylemin içinde değil, başında en temizlerin bulunması gerekirdi ve bundan hiçbir kimse geri durmak istemezdi.
Çağdaşçılar gündüz "kahrolsun şeriat" diye bağırıyorlar, karanlıkçılar gece; asıl hedef belli, guruplar belli, istismar edilen çağdaşlık ve temizlik, istenen İslâm'ın ve -en azından bir kısım- Müslümanların kellesi.
Dün de çağdaşçı kadınlar, belli partileri ziyaret ederek sekiz yıllık kesintisiz eğitim için -yani İmam-hatip Liselerinin bünyesinde bulunan orta okulların kapatılması için- destek istemiş ve bunun sözünü almışlar. Bu nasıl bir çağdaşlık anlayışıdır ki, çocuklarının hem sekiz yıllık zorunlu eğitim almalarını, hem de meslek liselerinin bünyesinde bulunan üç yıllık ikinci kademede (bugünkü orta okullarında) mesleğe yönelmelerini, İmam-hatiplerde, bunun yanında bir de din eğitimi almalarını isteyen velilerin (yüzbinlerce vatandaşın) bu isteğine karşı çıkıyor, bu anayasal hakkı onların ellerinden almaya kalkışıyor, bu maksatla "sekiz yıllık kesintisiz"de ısrar ediyorlar? Böyle bir yönlendirmenin eğitim ilkelerinin gereği olduğu ve birçok ülkede uygulandığı söylendiği halde sırf ideolojik bir gerekçe ile gerçek çağdaşçılıktan yan çiziyorlar. Güneş batınca ışığı, temizlik adına söndürerek, güneş doğunca çağdaşlık adına parti ziyaret ederek, yürüyüş düzenleyerek kendi inanç ve isteklerini topluma dayatıyorlar.
"Çağdaşlığın şu sizin lehçede mânası bu mu?"
Zorunlu eğitim ve öğretim yıllarının imkânlara göre arttırılmasına karşı çıkan namerttir, samimi olarak temiz toplum için eyleme kalkışanlara karşı çıkan namerttir! Ama asıl namertler yüce değerleri istismar edenler, suret-i haktan görünerek iş kotaranlar, saman altından su yürütenlerdir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler