www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


ÖZEL FİNANS KURUMLARI VE KONUT KREDİSİ - II
Bir önceki yazımızda, bir soru üzerine özel finans kurumlarının işlemlerinden birisi olan murâbaha üzerinde durmuş, bu kurumların başka işlemlerinin de bulunduğuna işaret etmiştik.
Özel finans kurumlarının faizsiz sisteme -ekonomik ve sosyal etkisi bakımından- daha yakın, daha uygun bulunan iki işlemi daha vardır: Mudârabe ve müşâreke.
Mudârabede sermaye kurumdan, proje ve işletme (amel, teşebbüs) karşı taraftan olmak üzere bir ortaklık kurulur. Kâr anlaşmaya göre paylaşılır. Kurumun hissesine düşen kâr da kurum ile ona para yatıran katılım hesabı sahipleri arasında paylaşılır. Teşebbüs zarar ederse zararı kurum ve hesap sahipleri yüklenir.
Müşârekede sermaye ortaklığı vardır. Sermayesi olan, fakat daha fazlasına da ihtiyacı bulunan müteşebbis kurumdan sermaye katarak ortak olmasını ister, anlaşma yapılır. Kâr anlaşmaya göre, zarar da sermaye nisbetine uygun olarak paylaşılır. Faizsiz bankacılığın finansal kiralama, faizsiz ödünç verme, havale, tahsil gibi birçok işlemi ve hizmeti daha vardır.
Mudârabe ve müşâreke, özel finans kurumu uygulamalarında, murâbahaya göre daha küçük oranlarda gerçekleşmektedir. Bunun sebepleri arasında hesap sahiplerinin sabırsızlığı, riske düşmeden kâr beklentisi, müteşebbis firmaların hesaplarının kısmen kayıt dışı olması, iş dünyasında emanet, ahde vefa, sadakat, haram-helal şuur ve duygularının zayıflamış olması sebebiyle hasıl olan güven bunalımı... vardır. Biz kemiyet ve keyfiyet yönünden ne kadar iyi Müslümanlar olursak, kurumlarımız da o kadar iyi (Müslümanca) olacaktır.
Konut kredisini, işi faizcilik olan bir kurum verirse burada mutlaka reel faiz vardır, zaruret hali dışında bu kurumlar ile faizli işlem yapılamaz.
Krediyi -bankaları aracılığı ile de olsa- devlet veriyorsa burada reel faiz olmayabilir. Reel faizin (enflasyon nisbetini geçen faizin) bulunmaması halinde bu krediyi almakta bir sakınca yoktur. Bu durumda devlet, teb'asına, konut edinsinler diye yardım etmiş olmaktadır, ihtiyacı olanların bundan istifade etmeleri tabiîdir. Devletin verdiği kredide de reel faiz varsa yine ancak zaruret halinde bu kredi alınabilir.
Zaruret halinden maksadımız kişinin, bu krediyi almadıkça başını sokacak bir konut edinmesinin mümkün olmamasıdır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
Hayrettin Karaman'ın son aylardaki iftiralara cevaplarının listesini üstteki "Son Yazılar" kısmında bulabilirsiniz.
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Twitter Sayfası:

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler