HayrettinKaraman.net Site Ana Sayfasına Geçiş Facebook Sayfasına Geçiş Twitter Sayfasına Geçiş instagram Sayfasına Geçiş YouTube Sayfasına Geçiş
(Google Arama ile sayfaya gelenlere not: Yazılarda sorun varsa tarayıcınızda adresimize dokunup GiT veya ENTERe basın. Veya sayfalarımızı sadece site üzerindeki bağlantıları kullanarak dolaşın. Sorun Google kaynaklı.)
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


FIKIHTA TÜRKÇE İBADET
Hayat pahalılığı gibi yetmiş milyon insanımızın tamamını ilgilendiren acil problemler var, sosyal güvenlik ve sağlık gibi nüfusun önemli bir kısmını ilgilendiren meseleler var, ülkemizin varlık ve bekasına yönelik dış tehditler var; şu memleketi yönetsinler diye seçilmiş bir kısım adamlar ile onların emrinde çalışsınlar diye tayin edilmiş bazı bürokratlar, bu önemli ve hayatî meseleleri bir tarafa bırakmışlar bir kaşık suda fırtına koparmakla meşguller. İdeolojik ve siyasî tartışmalarla günlerini geçiriyor, üstlerine vazife olmayan şeyler ile iştigal ediyorlar. Türkçe ibadet de bunlardan biri. Laik bir ülkede ibadetin dili yalnızca inananları ve ibadet edenleri ilgilendirir. Dileyen ibadet eder ve istediği şekilde bu vazifesini yerine getirir, isteyen inanmaz veya ibadet etmez; başkasının buna karışma hakkı yoktur. Bizde ise bir kısım memurlar ve yöneticiler işi gücü bırakmışlar Müslümanların ezanları ve namazları ile uğraşıyor, gariplik rekorları kırmak için yarışıyorlar. Kulağımıza gelen haberlere göre din ilimleri ile meşgul olan bazı zevatı da sıkıştırmaya başlamışlar, onlardan fetva almaya teşebbüs etmişler. Bu sebeple meselenin genel durumunu daha önceki bir yazımızda açıklamıştık. Bu yazıda da Fıkıh'ta ibadet dili konusunu ele almak istiyoruz.
Konunun müctehid imamlar (mezheb imamları) zamanında ele alındığı anlaşılmaktadır. Muhtemelen Arap olmayan Müslümanlardan bazılarının (ilk olarak İranlı bazı Müslümanların) Arapça