www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
Selef "geçmiş, öncekiler" demektir, İslâm ilimlerinde selef ilk üç nesil (sahabe, tabi'un, ve etbâ'u't-tâbi'în) müslümanlığını ifade eder. Bu dönemde -genellikle alındığında- saf iman, amel ve ihlas vardır, henüz itikad ve amel mezhebleri -en azından bugünki mânâsında- oluşmamıştır, müslümanların dinî bilgi ve davranışları ya doğrudan veya bir bilene sormak suretiyle Kur'an'a ve Sünnet'e dayanır, tevil (nasları hakikat mânâsından başka mânâlara götürerek yorumlama), bid'at ve beşere tazim konusunda sert bir karşı tavır mevcuttur, tevhid konusunda titizlik gösterilmiştir.
Fetihlerin, diğer siyasî ve ticari ilişkilerin yol açtığı kültür karışması -bilahare sünni olan ve olmayan diye iki ana guruba ayrılan- mezheblerin, düşüncelerin ve davranışların doğmasına sebep olmuş, önceki zühd hayatı da sistemli bir tasavvuf ve tarikatler hareketine dönüşmüştür. Bütün bu yolların ve düşüncelerin samimi mensupları yanında kötü niyetle sızmış, suret-i haktan görünmüş şahıs ve gurupları da olmuştur. Bütün bu düşünce, siyaset ve eğitim hareketlerinin, İslâm için iyi tesir ve sonuçları yanında kötülükleri de dokunmuş, inançta, düşüncede, dinî davranışta önemli sapmalar meydana gelmiştir. Bu sapmaların doruğa çıktığı bir dönemde (13. asırda) İbn Teymiyye ve talebeleri iman, ibadet ve eğitim usulünde selef devrine dönüş, bu devri örnek alış hareketini başlatmışlar ve bu cereyana da bilahare "selefiyye hareketi" denilmiştir. Daha ilmî olanı -ilk dönem selefinin sonraki temsilcileri mânâsında- sonraki selef (müteahhir selef) ifadesidir. İnançla ilgili nasların tevili ve bid'atler karşısında sert tepki gösteren sonraki selef, en azından söylem olarak zaman zaman aşırılığa düşmüş veya kastı aşan ifadelerde bulunmuştur. 1792 yılında vefat eden Muhammed b. Abdulvehhab bu ikinci selef hareketini örnek alarak yola çıkmış, selef anlayışı çerçevesinde bir İslâm devleti kurmak üzere siyasî ve askeri bir harekete girişmiş, bu hareketin siyasî sonucu da bugün -karşıtlarının kendilerine Vehhabiler dedikleri- gurubun kurduğu devlet (Suudi Arabistan) olmuştur.
Vehhabiliğin ve sonraki selef hareketinin lehinde ve aleyhinde bir kütüphaneyi dolduracak kadar -Doğu'da ve Batı'da yazılmış- eser vardır; biz burada mezkûr hareketi değerlendirecek değiliz, ancak bu hareketin "müsamahasız ve dar görüşlü" olarak değerlendirilen ilk temsili bir yana sonraları selefiyyecilik "İslâm dünyasında dinin, yozlaştırıcı düşünce ve tutumlardan ayıklanmasını savunan ve din üzerinde bağımsız (ictihada dayalı) hükümler verme, yorumlar yapma" faaliyetinin de genel adı olmuştur.
Günümüzde mealcilik, Kur'an müslümanlığı, hatta Ondokuzculuk gibi bazı akımlar kendilerini -veya başkaları bunları- selefçiliğe nisbet etmekte, selefiyye hareketinin zamanımıza mahsus temsilleri olarak kabul etmektedirler.
Bize göre bu akımlarda selefiyyenin bazı tutum ve ilkelerine raslâmak mümkün ise de onlara uymayan, onlarla çatışan tarafları galip bulunduğundan bu nisbet (mensup göstermek, devamı ve temsilcisi kabul etmek) isabetli değildir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler