www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 

Soru-(132) Devletin verdiği konut kredisi, faiz, enflasyon; hacet-i asliye, zaruret.

Soru:
Sayın Hocam
Ben halen ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalında Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda 1998 yılı Eylül ayında, ... başkanlığında kurulan ... KONUT YAPI KOOPERATİFİ'nin Yönetim Kurulu Üyeliğinin yan sıra binaların Teknik Kontrolörlüğünü yürütmekteyim 1052 konuttan (1052 üye) oluşan kooperatifimiz şu anda inşaatlarının % 54 lük kısmını tamamlamış bulunmaktadır. Ancak 2001 yılındaki kriz nedeniyle inşaatlarımızın yapım seyrinde bir yavaşlama olmuş ve üyelerimizin inşaat seyrine uygun ödeme yapmaları zorlaşmıştır. Bu arada 24 Mayıs 2002 Tarih ve 24764 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından %50 si tamamlanmış ve 200 üyenin üzerinde olan kooperatiflere kredi verilmek üzere 200 Trilyonluk bir kaynak ayrılmıştır. Toplu Konut İdaresi üye başına en fazla 7,5 Milyar TL ödeyebilmekte ve bunu da geriye kalan inşaatın seyrine yayarak parça parça ödemekte, en fazla 24 ay sonunda da inşaatın bitimini şart koşmaktadır. İnşaat bitimini müteakip 3. aynı sonunda geri ödemeyi başlatmakta ve geri ödeme için 3 seçenek sunmaktadır. 1- Bu üç aynı sonunda parayı defaten (peşin) ödemek. (O güne kadar olan artışlarla beraber) 2- Yine bu üç ayın sonunda başlamak üzere bir yıl içerisinde 4 eşit taksitte ödemek. 3- 60 ay (5 yıl) içerisinde ödemek. Geri ödemedeki fiyat artışları her alt ayın sonunda Yeniden Değerlendirme ile belirlenecektir. Bu her 6 ayda bir yapılacak artışlarda memurlara verilen zam oranlarının baz alınacağı söylenmektedir. Aşağıdaki tabloda örnek olmak üzere geçmiş 3 yıldaki Toplu Konut İdaresinin açıkladığı bileşik artışlar ve o yılki enflasyon sonucu açıklanan eskalasyon rakamları verilmiştir. Gelecekte de buna yakın bir tarzda, her 6 ayda bir memur maaşı zamlar nispetinde Yeniden Değerlendirme ile açıklanacağı söylenmektedir. Bu tabloya bakıldığında, inşaatı eskalasyon uygulayarak uzun sürede yapmak yerine, Toplu Konut İdaresinden böyle bir krediyi (yukarda izah edildiği şekli ile ödemek üzere) alıp, inşaatı erken teslim etmek çok daha kârlı gözükmesinin yan sıra üyelerimizin de bir an önce evlerine taşınmaları mümkün olacaktır. Ancak bu kredideki geri ödemede uygulanacak artışlar her ne kadar enflasyonun çok gerisinde kalsa da (yaklaşık yarısı), gerek bizi gerekse bazı üyelerimizi, inancımız gereği faiz endişesi ile rahatsız etmektedir. Bu krediden faydalanmamız halinde faizle ne denli iştigal edilmiş olunur, mesuliyetimiz nedir, üyenin bir başka evinin olup olmamasının bir ehemmiyeti var mıdır? İslamî açıdan bu sorulara cevap aramak üzere sizin değerli fikirlerinize müracaat etmeyi uygun ve yerinde bulduk. Bu konularda teferruatlı bir açıklamayla bizi bilgilendirirseniz, hem yönetim olarak bizleri hem de bu konuda tedirgin olan üyelerimizi ziyadesiyle onurlandırmış olursunuz.
Bu duygu ve düşüncelerle gerek yönetimimiz ve üyelerimiz adına gerekse şahsım adına şimdiden selam ve hürmetlerimizi bildirir saygılarımızı sunarız.
Geçmiş yılların yeniden değerlendirme oranlarının eskalasyonla mukayesesi:
  . 6 Ay . 6 Ay Bileşik Eskalasyon Fark
(Yıllık)
2000 20,00% 16,24% 39,48% 65% 36,00%
2001 15,81% 21,16% 40,31% 42% 15,84%
2002 27,68% 12,70% 43,89% 65% 40,80%


Cevap:
1. Ev, araba gibi haceti asliyenin (insanların normal şartlarda yaşamaları ve maddi manevi vazifelerini sıkıntıya düşmeden yerine getirebilmeleri için gerekli olan şeylerin) eksikliği insanlara sıkıntı verir, verimliliği olumsuz etkiler. Bu sebeple asli hacetler "zaruri ihtiyaç" olarak kabul edilmiştir. Örnek vermek gerekirse bir kimsenin yemediği, içmediği takdirde öleceği yiyecek ve içeceğe ihtiyacı "doğrudan zarurettir", yaşasa bile yeterli ve dengeli beslenemediği için sağlığını ve gücünü zaman içinde kaybedeceği yiyecek ve içecek ise "asli ihtiyaç ve dolaylı olarak zarurettir". Müslüman asli ihtiyaçlarını kendi kazancı ve mal varlığı ile karşılayamıyorsa, ileride ödemeye gücü yeteceği için faizli kredi almak mecburiyetinde kalırsa (faizsiz borç veren kişi ve kurumlar yoksa veya devlet teşvik kredisi vermiyorsa) faizli borç alabilir. Bu faizin enflasyon oranının altında veya üstünde olması fark etmez, hükmü değiştirmez.
2. Toplu konut fonundan verilen kredi de bir teşvik kredisidir. Devlet, evsizlerin ev sahibi olmaları ve inşaat sektörünün hareketlenmesi amacıyla verdiği bu kredi için "evi olmamayı" şart koşmuş ise hile yaparak ikinci bir ev edinmek üzere bu kredi alınamaz.
Ev asli ihtiyaçlara dahildir. Devletin verdiği teşvik kredisini geri alırken şart koştuğu fazlalık, onun açısından (reel olmayan) negatif/nominal faiz ise de, alan hassas müslüman açısından enflasyon farkıdır; müslüman bunu alırken, faiz değil, enflasyon farkı (onun da tamam değil, bir kısmı) ile ödeyeceğini bilmektedir; niyeti böyle olmalıdır. Birgün devletin istediği fazlalık enflasyon farkını aşarsa bu takdirde faiz gerçekleşir. Faiz gerçekleşince de krediyi alanın durumuna bakılır ve yukarda açıklandığı üzere zaruret kuralı devreye girer. Kendi imkanlarıyla ev sahibi olabilenler reel faizli teşvik kredisi almazlar, kendi imkanları müsait olmayanlar alabilirler.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Soru
Sonraki Soru
Bütün Soruları Listele
Bütün Soru Konularını Listele
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Soru Sonraki Soru Bütün Soruları Listele Bütün Soru Konularını Listele