HayrettinKaraman.net Site Ana Sayfasına Geçiş Facebook Sayfasına Geçiş Twitter Sayfasına Geçiş instagram Sayfasına Geçiş YouTube Sayfasına Geçiş
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dini anlama ve anlatmada usul

İslâm üzerine konuşanların hemen tamamı Kur’ân-ı Kerim’i ve Peygamberimiz’in (s.a.) sünnetini kaynak olarak kabul ediyorlar ve kendi mezheplerini, içtihatlarını, görüşlerini, yorumlarını, davranışlarını bu iki kaynağa dayandırıyorlar.

Meselâ itikatta insan irade ve kudretinin insan fiillerindeki tesiri konusunda Cebriyye, Kaderiyye, Eş’ariyye ve Mâtürîdiyye birbirinden esasta farklı olan görüşlerini (mezheplerini, yorumlarını) akıl yanında bu iki kaynağa dayandırıyorlar. Amel (fıkıh) konusundaki farklı mezhepler de yine aynı kaynakları kullanıyorlar.

Siyasi ve ideolojik alana geldiğimizde ılımlı İslâmcılar, tekfirciler, Ehl-i Sünnet, orta yolcular ve daha başkaları; “Allahu Ekber” diyerek, “Lâ ilâhe illallâh Muhammed Resulüllâh” diyenleri bile boğazlayanlar da; mezhebi, meşrebi, yorumu, ameli farklı olan bütün Müslümanları kardeş bilip ümmetin birliği için çırpınanlar da bu iki kaynağa dayanıyorlar.

Durum böyle olunca hem doğru anlayış hem de doğru ilişki ve uygulamanın “doğru usule” dayanması zaruret olarak karşımızda çıkıyor.

Bize göre doğru usul, Peygamberimiz’in (s.a.) Kur’ân’ı anlama ve uygulama örnekliğini görerek ve birlikte yaşayarak öğrenen Ashabın anlama, yorum ve uygulama usulüdür. Bu usulü sonraki nesil (Tâbiûn) onlardan öğrenmiş ve değişen zamanın ihtiyaçlarına göre geliştirmiş, aynı şeyi daha sonraki nesil de yapmış, İmam Ebû Hanîfe’den itibaren yazıya geçirilmiş, zaman içinde temel kuralları değişmeksizin gelişerek, zenginleşerek sonraki nesillere intikal etmiştir. Ehl-i Sünnet fıkıh, kelâm ve tasavvuf okullarının anlama, yorum ve uygulama usulleri -bir bütün halinde istifade edilmek şartıyla- işte bu, nesilden nesile intikal ederek gelen doğru, uygun, maksadı hasıl edecek usuldür.

Bir nas, vahyi bize taşıyan bir ifade tevile, yoruma, içtihada, ihtilâfa açık/müsait ise bu faaliyet uygun dediğimiz usul ile de yapılsa ittifaklar yanında farklı sonuçlara ulaşılması (ihtilâf) da mümkündür, vâkidir. Bu farklı sonuçlara rağmen din kardeşliğini, bu birlik ve kardeşlik inancı, anlayışı ve duygusu içinde ümmet birliğini sağlamanın şartları vardır:

1. İçtihat, yorum, görüş beşeri bir faaliyet olduğuna ve peygamberler dışında beşerin yanılması ve yanlış yapması da mümkün (aynı zamanda vaki) olduğuna göre hiçbir âlim, şeyh, mürşit, lider, kanaat önderi… isabet ve hakikati kendi tekelinde görmeyecek, “yalnız benim dediğim, görüşüm, mezhebim, tarikatım haktır” demeyecektir.

2. Doğru ve uygun dediğimiz usulü uygulayarak bir sonuca ulaşan her müminin ulaştığı sonuç hem kendisi hem de ona itimat edenler, ondan fetva alanlar ve dini öğrenenler için muteberdir; bu bilgi ve fetva ile dinini yaşayanlar doğru yoldadırlar. “Farklılık içinde birlik” ve “farklılığın ümmet için bir zenginlik” olması hedefleri ancak bu anlayış çerçevesinde gerçekleşebilecektir.

3. Peygamberlik sona ermiştir; artık bir kimsenin çıkıp da, “Ben rüya gördüm”, “Ben Peygamber ile görüştüm, konuştum”, “Bana Allah bildirdi” gibi iddialarla insanları saptırmalarına imkân verilmeyecek, böyle çıkışlara müsamaha edilmeyecektir.

4. Kur’ân’ı Arapçasından veya meâlinden okuyan, hadis kitaplarını metinlerinden okuyan, bu okumalara doğru usulü uygulamadan kafasına estiği gibi mânâlar veren, hükümler çıkaran, üstelik aynı yolu takip etsinler diye insanlara icazetler de veren kimseler doğru yolda değildirler.

5. Temel metinlerden doğru usulü uygulayarak mânâ ve hüküm çıkarma işi içtihattır ve tefsirdir; bu işin yapılabilmesi için iman, ilim ve ahlâk yeterliği gereklidir; bu yeterliğe sahip olmayanların peşine düşmek insanı doğru İslâm anlayış ve yaşayışından saptırır; bu konuda uyanık ve ihtiyatlı olma zarureti vardır.

6. Ferdî din hayatı için soru soranlara, fetva isteyenlere ehli tarafından bilgi ve fetva verilir. Ümmetin uygulaması için kural oluşturmak, yol göstermek, kanun yapmak, proje ortaya koymak söz konusu olduğunda mutlaka şûrâ usulü uygulanmalıdır. Şûrâ dini ve uygulama alanını iyi bilen âlimler ve uzmanlardan oluşan danışma kurullarıdır.

15.07.2018



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Ramazan Özel
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi