www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sukuk (2) (sat-kirala, kira sertifikası) - (Önceki yazı)

Mecelle'nin 118. maddesi vefâen bey'i hem tarif ediyor, hem de hukuki ma­hiyetini ortaya koyuyor: “Bey'u'l-vefâ, bir kimesne bir malı, âhare, semeni reddedikte (bedeli iâde edince) geri vermek üzere şu kadar kuruşa satmaktır ki; müşteri, mebî ile intifâ eylemesine (alanın maldan faydalanabilmesine) naza­ran bey'i-caiz hükmünde, tarafeyn (taraflar) bunu feshe muktedir oldukları ci­hetle bey'i-fâsid hükmünde ve müşteri mebî'i, âhere satamadığı cihetle rehin hükmündedir.”

Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere geri alma şartlı satım, üç nevi akdin hükümlerini kendinde toplayan müstakil bir akittir; hükümleri sa­hih satım, fâsid satım ve rehinden alınmıştır.

A'nın aslında satmak, mülkiyetinden çıkarmak istemediği bir evi ve iki mil­yon liraya da ihtiyacı vardır. B'ye gelerek “bedelini sana iade ettiğim zaman evimi bana satman veya iade etmen şartıyla şu evi sana iki milyon liraya sat­tım” deyip B'de bunu kabul ederse; yahut önce aynı şartlarda B teklifte (icabda) bulunur, A bunu kabul ederse geri alma şartlı satım (vefâen beyi') ger­çekleşmiş olur.

Menkul malların da bu nevi satıma mevzû olup olmayacağı tartışılmış, birçok şeyhülislâm olamayacağı istikametinde fetva vermiştir. Bu­nunla beraber Mecelle şârihi Ali Haydar Efendi gibi bazı fıkıh bilginleri, Mecelle'nin ta­rifte kullandığı “...bir malı...” ifadesinin kayıtsız olduğunu ve bu satımın rehin hükmünde olduğunu, rehnin ise menkul mallarda da cereyan ettiğini göz önüne alarak “vefâen beyi', menkul mallar üzerinde de yapılabilir” kanâatine varmışlardır.

Kiralama şartı ile satım (sat-kirala, istiğlâlen beyi')

Kredi temini için hanefî fukahâsının bulduğu ikinci usûl (daha doğrusu bi­rinci usûlün bir çeşidi) de istiğlâlen veya bi'l-istiglâl denilen kiralama şartıyle satımdır. Mecelle'de bu akdin yalnızca bir maddelik tarifi vardır: “Beyi' bi'l-istiğlâl, bâyi bir malı istîcâr etmek (kiraya tutmak) üzere vefâen beyi' etmektir.” (mad. 119).

A, meselâ bir evini B'ye, teslimden sonra bizzat kiralayıp istifade etmek üzere ve bedelini ödeyince de geri almak şartıyla iki milyon liraya satar, B de bunu kabul ederse kiralama şartıyla satım gerçekleşmiş olur. Bu akit sonunda -gerçek maksatları itibariyle- iki milyon lirayı A'ya ödünç veren B, onun ödeyeceği kira bedeline mâlik olacak, bu bedel, iki milyonluk alacağı karşısında onun kârı olacaktır; ancak ortada bir satım, bir de kira akdi bulunduğu için şek­len faiz tahakkuk etmiş olmayacaktır.

Mecelle'de istiğlâlen beyi hakkında başka bir madde bulunmamakla bera­ber şârih, kira akdi ile ilgisini göz önüne alarak İcare kitabında bu konuda da bilgi vermiştir. Kiralama şartıyla satım, vefâen beyi ile kira akdinin karışı­mından ibarettir. Ancak bu, bir akitte iki akdi de gerçekleştirme yoluyla olmaz. Kiralama şartıyla vefâen beyi akdi yapıldıktan sonra bir de kira akdi yapıla­cak, bu akit gereği malın teslim ve tesellümü gerçekleşecektir.

Buraya kadar “faizsiz finans yapanların son zamanlarda çokça uygulamaya başladıkları “sat-kirala” usulü ve “kira sertifikaları” adı verilen sukukun dayandığı fıkıh kurallarını (akitlerini) özetlemiş olduk.

Niyette ve hukuki işlemlerde gerçek manada alım-satım ve kiralama bulunmadan, sırf sıcak para elde etmek maksadına dayalı işlemlerin meşruiyeti tartışılmış, bunun ancak sıkıntı, darboğaza girme, bir manada zaruret hallerinde açıkça faize düşmeden uygulanmasına izin verilmiştir.

Faizsiz finans siteminde ekonominin muhtaç olduğu sermayenin ortaklık yoluyla elde edilmesi esastır. Eldeki malı sözde satıp sonra kiralamak yerine elde edilecek sermaye ile ne yapılacaksa bunun, sermayeye katkıda bulunacak şahısları o işe ortak etmek suretiyle yapılması sistemin amacıdır.

Katılım bankalarına ortaklık yoluyla para yatıranlar, faizci bankalarda olduğu gibi istedikleri zaman paralarını çekiyorlar, böylece ortalama vade kırk küsur günlere iniyor. Böyle bir sermaye ile uzun vadeli işleri yapmak mümkün olmuyor, bu yüzden murabahaya (peşin alıp vade farkıyla satma ticaretine) daha çok yer veriliyor. İlgililerin yönelmesi gereken husus, uzun vadeli sermaye katılımını sağlayacak enstrümanlar bulmak olmalıdır.

13.11.2016

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi