www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Kula yakışan merhamettir

İmam Malik kendisine ulaşan önemli bir bilgiyi şöyle naklediyor:
Meryem oğlu Îsâ diyor ki:
“Allah'ı anmadan konuşup durmayın ki, kalbiniz katılaşmasın; katılaşmış kalb Allah'tan uzaklaşır, fakat siz bunu bilemezsiniz.
Sanki onların Rabbi gibi insanların günahlarına bakıp durmayın, kullar olarak kendi günahlarınıza bakın; çünkü insanlar kimi zaman belalara duçar olurlar, kimi zaman da başları selamette olur. Siz başlarına bir şeyler gelmiş (imtihana tabi tutulmuş) olanlara merhamet edin, başınız selamette olunca da bundan dolayı Allah'a hamdedin.”

Allah'ı anmak kalb ile ve dil ile olur. Kalb ile Allah'ı anmak onu unutmamaktır, dil ile anmak da hem unutmamayı sağlar (sebeptir), hem de unutmamanın alâmetidir (sonuçtur). Allah'ı daim hatırda ve dilde tutarak yaşayanlar ve konuşanlar kulluk sınırını da muhafaza ederler, Allah'ı unutanlar ise farkında olmadan kulluk sınırını çiğner, kendilerini kendilerine yeter sanır ve taşkınlık yaparlar (Alak suresi: 6-7). Böylece kalbi katılaşmış olanlar Allah'tan uzaklaşır, kulluk bilincini ve ahlakını zayi ederler.

İslam'da günah ve ayıplar görüldüğünde bunları düzeltmek için çalışmak (emr bi'l-ma'ruf...) vazifesi vardır; ancak bu vazife insanların günah ve ayıp müfettişliğine soyunmalarını gerektirmez. Günahını ve ayıbını gizleyenlerin bu durumları kamuya veya bir başkasına zarar vermiyorsa görenlerin ve bilenlerin de gizlemeleri gerekir. Her şeyi görüp bilen Allah, günahını gizleyen kulunu da görür ve bilir, O'nun görüp bilmesi yeterlidir.

Kulun asıl vazifesi kendi günahını ve ayıbını görmesi, önemsemesi, kurtulmak için çaba göstermesidir (tevbe). İşte kulluk da kişinin, Allah'a olan kul borcu bakımından daima kusurlu olduğunu bilmesi, bunun ezikliği içinde mütevazı olması, Örnek Kul'un (s.a.) yolunu izleyerek arınmaya ve yücelmeye çalışması ile gerçekleşir.

Müminin başı selamette (âfiyette) ise buna hamdetmeli; yani bunu Allah'tan bilmeli, O'nun lütfu olarak karşılamalıdır. Şu imtihan dünyasında bir kulun başına bir şeyler gelmiş ise diğerleri ona merhametle yaklaşmalı, suçlamaya, kusur aramaya kalkışmamalı, imtihanı kazanması için dua ve yardım etmelidir.

Bütün peygamberler Allah'ın has kullarıdır, kâmil kulluğun örnekleridir; onlardan biri olan Hz. Îsâ işte öyle demiş ve ne güzel demiş!

10.07.2016

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi