www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İstihare yapmak mı yatmak mı? [Editör: Mahiyeti, duasının anlamı, Arap ve Latin harfleriyle okunuşu]

İtikad ve ibadet konularında dinimizde olmayan, hakkında vahyin açıklaması bulunmayan ilaveler bid'attır, hurafedir. İman, ibadet, helal, haram konuları dışında insanların ihtiyaç duydukları, İslam'ı ve Müslümanları korumak için gerekli olan her çeşit icad, keşif, alet, araç mubahtır, hatta ihtiyaç durumuna göre farz-ı kifaye olur.

İbadet alanında bid'at iki şekilde oluyor: Ya aslı mevcut bir ibadete ilave yapılıyor veya aslı da uyduruluyor.

Kandil gecelerinde şu kadar rek'at namaz kılmak ve bu namazlarda şunları okumak şeklindeki bid'atlar ikincisinin örnekleridir. Bu gecelerde mümin, dilediği kadar namaz kılar, Kur'an okur, dua ve zikreder… ama şu kadar ve şu şekilde bir namaz yoktur.

İbadet ve duaya ilave şeklindeki bid'atlara bir örnek de istihare ile ilgilidir.

Lügat manası “hayırlı olmasını dilemek” olan istihare namaz ve dua olarak sünnette vardır. Ama namazın ve istiharenin mesela yedi kere yapılması, namazda belli surelerin okunması diye bir sünnet yoktur. Bu konuda rivayet edilen sözler hadis değildir, rivayetler zayıf veya uydurmadır.

Namaz ve duadan sonra kararı etkileyecek bir rüya görmek üzere yatmak veya uygun bir kimseye bu işi havale etmek ise tamamen uydurmadır, sünnette yeri yoktur.

Peki Müslüman bir işe karar vermek istediğinde yanılmamak, işin hayırla sonuçlanmasını dilemek için ne yapmalıdır?

Yapacağı şey istişare ve sünnete uygun istiharedir.

Kitabımızda ve Sünnet'te teşvik, hatta emredilen istişare ahlak, bilgi ve tecrübe bakımından güvenilir kimselerle yapılacaktır.

İstihareye gelince:

Ya sünnet namazlardan sonra veya özellikle istihare için iki rek'at namaz kılmak, Allah'a hamd, Resulü'ne salat ve selam etmek, sonra Peygamberimiz'in (s.a.) öğrettiği aşağıda tercümesini sunacağımız duayı(*) yapmaktan ibarettir. Namazda okunacak sureler konusunda bir belirleme yoktur.

İstihare duası:

“Allah'ım senin ilim, kudret ve kaderine sığınıyor ve büyük lütfundan diliyorum, senin her şeye gücün yeter ben ise acizim, sen her şeyi bilirsin ben ise bilemem, sen gayıpları (beşerin bilgisi dışında kalanları) da en iyi bilensin. Allah'ım şu iş (burada ne için istihare yapıyorsa onu dile getirir) dinim, dünya hayatım ve âkıbetim (işimin bugünü ve geleceği) için hayırlı ise onu bana takdir ve nasip eyle, kolaylaştır ve sonra da onu benim için bereketli kıl. Eğer senin ilminde bu iş benim dinim, dünya hayatım ve geleceğim için kötü ise onu benden ve beni ondan çevir, hayırlı olan hangisi ise bana onu nasip buyur, sonra da beni ondan hoşnut kıl!”

İşte sünnette var olan bu istişare ve istihareyi yaptıktan sonra işe teşebbüs eder, istihare ve istişare öncesinde verdiği kararlar ve tercihinde ısrar etmez, olanı da hayırlı sayar; çünkü Rabbine böyle sığınan bir kulu O, hüsrana uğratmaz.

İstihareyi böyle yapalım, uykuya ve rüyaya bel bağlamayalım; çünkü her rüya doğruyu, hayırlıyı, hakkı göstermez.

06.05.2016
-----------------
(*) Editörün notudur: İstihare duasının Arapça metni ve Latin harflerle okunuşu:
‘‘Allâhumme innî estehîruke bi-'ilmike ve estakdiruke bikudratike ve es'eluke min fadlike'l-'azîm. Feinneke takdiru velâ akdiru ve ta'lemu vela â'lemu ve ente 'allâmu'l-ğuyûb. Allâhumme in kunte ta'lemu enne hâzâ'l emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve 'âkibeti emrî ve 'âcili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî summe bârik lî fîh. Ve in kunte tâ'lemu enne hâza'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve 'âkıbeti emri ve 'âcili emrî ve acilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu va'kdir liyelhayra haysu kâne sume ardinî bih.’’

اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ، اَللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ ليِ فيِ دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي وَعَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ فَاقْدُرْهُ ليِ وَيَسِّرْهُ ليِ ثُمَّ بَارِكْ ليِ فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأمْرَ شَرٌّ ليِ فيِ دِينيِ وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي وَعَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ فَاصْرِفْهُ عَنيِّ وَاصْرِفْنيِ عَنْهُ وَاقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنيِ بِهِFormun ÜstüFormun Altı

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi