www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dil yâresi

Söz ağızdan çıkmadıkça sen onun sahibisin, bir kere ağızdan çıkınca artık o herkesindir; yani herkes onu kendine göre anlar, yorumlar, saklar, kullanır...

Nefis terbiyesinin üstadları arasında ağızlarına küçük bir çakıl tanesi almayı âdet edinenler olmuştur; her söylemeye niyet ettiklerinde taş dile takılıyor ve “önce düşün, sonra konuş” uyarasında bulunuyor.

“O (insan) hiçbir söz söylemez ki, yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın.” (Kaf:50/18)

Allah Teâlâ, Rahmet Peygamberi'ne şöyle diyor:
“Sen onlara, Allah’ın lütfu sayesinde yumuşak davrandın, eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven; doğrusu Allah, kendine güvenenleri sever.” (Al-i İmran:3/159)

Allah Teâlâ, Hz. Mûsa ile kardeşine hitaben:
“İkiniz beraber Firavun’a gidin; çünkü o sınırı çok aştı./Yine de ona söyleyeceklerinizi yumuşak bir üslûpla söyleyin; ola ki aklını başına toplar veya içine bir korku düşer” buyuruyor. (Tâhâ: 20/43-44)

Hz. Ali halife iken bir hâricî, onun gıyabında ileri geri konuşuyor, sövüyor ve öldüreceğini söylüyor. Adamı yakalayıp Hazrete getiriyorlar, “Bırakın” diyor. “Nasıl olur?” manasında kendisine bakanlara “Adam beni öldürmedi ki cezasını vereyim. Sövmeye gelince, ona mukabele hakkım olabilir, ama ben dilimi kirletemem” diyor.

Bizde güzel bir güfte var, ilk iki mısrâ’ı şöyle:
Dil yâresini andıracak yâre bulunmaz
Dünyada gönül yâresine çare bulunmaz

Söz deyip geçmemeli, söz vardır kılıçtan fazla yaralar, söz vardır yaraları sarar, acıları unutturur.

Gönül kristal bir kâse gibidir, bir kere kırılınca tamiri çok güç olur.

Ama hangi gönül kırılır? Diye sorulacak olursa ona Yunus en güzel cevabı veriyor:
Dövene elsiz gerek
Sövene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek
Sen derviş olamazsın

Yunus ilhamını Hz. Ali’den almışa benziyor; dövene el kaldırmıyor, sövene de sövmüyor; çünkü o, gönlünü sahibine (Allah’a) vermiş, kendine gönül bırakmamış ki, gönlü kendilerine ait olanlarla ilgilensin!

Bütün bu sözler ve örnekler, Allah sevgisine, O’nun Sevgilisini izleyerek yol arayanlar içindir. Nefislerine tapanlara gelince onlara nefis belası dünyada ve ahirette en büyük cezadır.

Nefiste kötülüğe meyil de vardır; olmasaydı imtihan da kulluk da olmazdı. Ama Allah’a olan sevgi ve saygı sebebiyle nefsin arzusuna karşı duranlara cennet müjdelenmiştir.

İşimiz, durumumuz, makam ve mevkiimiz ne olursa olsun eğer imanımız varsa amelimiz de imanımıza denk düşmelidir.

26.03.2015

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi