www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İç Güvenlik Paketi

Yakında Mecliste görüşülecek olan İç Güvenlik Paketi'ni savunanların yanında şiddetle karşı çıkanlar da var. İlk dikkat çeken husus, itiraz edenlerin, karşı çıkanların siyasi ve ideolojik muhalefet cephesine mensup olmalarıdır. Bunlar sıkça Gezi olaylarına atıfta bulunuyor, olayları müspet olarak, insan hak ve özgürlüklerinin tabii bir uygulaması diye kabul ediyorlar ve paketin kanunlaşması halinde bu gibi “hak ve özgürlük hareketlerinin” engelleneceğini ileri sürüyorlar.

Gezi olayları bilindiği gibi önce masum bir talep ve protesto olarak başlamış, tabiatı koruma amacına yönelik bulunmuştu. Sonradan kim oldukları, niçin yaptıkları ortaya çıkmaya başlayan bir ekip tarafından çadırlar yakılınca iş çığırından çıktı, o masum talep sahipleri geri planda kaldı, sokak hareketleri ve silahlı isyan ile hükümeti devirmek isteyenler her tarafı yakıp yıktılar, başbakanlık ofisini işgale kalkıştılar, millete ve memlekete büyük zararlar verdiler. Pakete itiraz edenler bu isyankârları da arkalıyorlar ve bir daha yaparlarsa önlerinde yürüyeceklerini söylüyorlar.

Paketin bazı maddeleri veya tamamına itiraz edilebilir, tartışılır, Meclis’te görüşülür, iktidar ve muhalefet görüşlerini dile getirir ve savunurlar, sonunda kısmen veya tamamen kabul edilir veya kabul edilmez. Buraya kadarı demokrasilerde tabiidir, hukuka aykırı değildir. Ama Gezi olaylarına atıf yapılarak “bu gibi olayları önleme ihtimaliden dolayı” pakete karşı çıkma söz konusu olunca durum değişiyor, hak ve hürriyetler istismar edilerek, kötü maksatlar bu değerlerin arkasına gizlenerek sonuç alınmak istendiği anlaşılıyor.

Anlaşılan bir şey daha var:

Muhalefet demokratik yoldan, meşru ve hukuki olarak iktidara gelmekten ümidini kesmiş görünüyor. Eskiden olsa sokağı, üniversiteleri karıştırır, sendikaları devreye sokar, insanları can ve mal güvenliği derdine düşürür, ortam oluşunca askeri darbeye çağırır, meşru iktidarı devirir, bir süre askere selam durur, sonra iktidarı onlardan alırdı; ama halk fırsatını bulunca yine onları alışageldikleri muhalefete tayin eder ve kendini (çoğunluğu) temsil eden kadroyu ve partiyi iktidar yapardı. Şimdi ellerinden bu oyuncakların bir kısmı alınmış oldu, geriye hak ve hürriyet diyerek sokağa çıkardıkları isyancılar eliyle iktidarı devirme ümidi kaldı. İstanbul’da ve bazı Doğu il ve ilçelerinde bu antidemokratik yolu deniyorlar.

Vicdanı olan, memleketi ve millet seven hangi insan Gezi olaylarında ve Doğu’daki anarşi ve terör olaylarında şu millete ve memlekete yapılanları tasvip eder, över ve destekler! İktidar arzusuyla itidalini kaybetmiş insanların millet ve memlekete bu kadar zarar verme hakları nasıl olabiliyor? Hangi demokrasi, insan hak ve özgürlükleri o olaylarda olanlara meşruiyet tanır?

Devletin en önemli vazifesi dışa karşı ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü, içeride de can ve mal güvenliğini, huzur ve asayişi korumaktır. Hiçbir demokrasi, hak ve özgürlük iddiası (davası) başkalarının ve üstelik halkın çoğunluğunun hak ve özgürlüklerine, milli servet ve değerlere zarar vermek için bahane, mazeret ve mesnet teşkil edemez.

Paketin en fazla itiraz edilen maddeleri şunlardır:

— Eylemlere silah, taş, sopa, sapan, demir bilye, havai fişek, yakıcı, yaralayıcı maddelerle katılana, 2 buçuk ile dört yıl arası hapis cezası verilebilecek.

— Düzenlemeyle eylemlerde maske takanlara, silah, molotofkokteyli ve benzeri patlayıcı maddeler bulunduranlara verilen cezalar artırılacak.

— Belirli suçlarda kolluk kuvvetlerine, savcı kararı olmadan 24 saate kadar gözaltı yetkisi verilecek. Bu toplu suçlarda 48 saate kadar uzatılabilecek.

— Kişilerin üstü, eşyaları ve araçları, kolluk amirinin emriyle aranabilecek. Arama emri 24 saat içinde hakim onayına sunulacak...

İyi insan, iyi vatandaş bu maddelerden rahatsız olmaz; hukuk dairesinde hak talep edenler ve usulünce gösteri yapanlar için kapılar ve meydanlar açıktır. Nitekim içişleri bakanı sayın Âlâ bunu veciz bir şekilde şöyle ifade ediyor: “Molotof taşımayacaksa, kuralların belirlediği güzergahta yürüyecekse, elinde sapan, demir bilye olmayacaksa, yüzünü suç işlemek üzere kapatıp elinde de kanun dışı birtakım enstrümanlar olmayacaksa ve kalabalıkların arkasından polisimize, milletimize karşı yaralayıcı, bereleyici şeyler atmayacaksa yürüsün. Biz de senin güvenliğini sağlayalım.”

06.02.2015

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi