www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Mâniler ve müfsidler

Allah Teâlâ, hayat kılavuzumuz olsun diye gönderdiği Kitabında, Mâûn suresinde şöyle buyuruyor:

"1. Gördün mü dini yalan sayanı? 2. İşte odur yetimi itip kakan; 3. Ve yoksula yedirmeyi özendirmeyen! 4. Vay haline o namaz kılanların ki, 5. Onlar namazlarının özünden uzaktırlar. 6. Onlar halka da gösteriş yaparlar. 7. Hayra da engel olurlar."

Hemen her Müslümanın ezbere bildiği ve namazlarında okuduğu bu sure aslında sert bir eleştiridir; "Müslümanım" dediği halde davranışlarıyla kendini yalanlayanları sert bir şekilde uyarmakta, yalnızca sözün ve özü olmayan amelin fayda vermeyeceğini açıkça ifade etmektedir.

Yazının başlığındaki "mâni" kelimesi, "engel olan" demektir. Surenin son ayetinde kınananlar da işte bu "hayra, iyiliğe, kamu yararına, yardımlaşmaya" engel olanlardır.

Müfsid, "ifsad eden, bozan, kaos peşinde koşan; düzen, huzur ve barış düşmanı" demektir.

Allah'ın her nimeti bolca verdiği şu ülkemizin mânileri ve müfsidleri hem içeride hem de dışarıdadırlar. Elele vererek, işbirliği yaparak şu ülkede, herkesin hayrına ve meşru menfaatine olan işlere, eserlere, projelere, hizmetlere mâni olmaktalar, düzeni, barışı, huzuru bozmak üzere âdeta yarışmaktadırlar.

Mâni olmanın etkili bir yolu da iş yapanı, faydasız şeylerle meşgul etmek, gündemi ve müzakereyi bunlarla meşgul etmek, biri bitince diğerini devreye sokmaktır.

Şimdi bir bakalım, kamuoyu ve bunu yönlendiren medya nelerle meşgul?

Zorunlu din kültürü dersinin kaldırılması, İmam hatipler, başörtüsü, Kürtler ve Aleviler, Kurban ibadetine muhalefet, seçmeli din derslerine muhalefet, anarşi ve terör...

Peki bu ülke insanını mutlu edecek, rahatlatacak, servetin daha adil dağılımını sağlayacak, bilimden ve teknolojiden insanca ve daha fazla faydalanmayı sağlayacak konular nerede?

Arka planda. Kimsenin bunları hak ettikleri kadar konuştuğu ve gördüğü yok.

Tam onlar ele alınacak iken mâniler ve müfsidler devreye giriyor, şeytanlıklarını icra ediyor, hayra mâni oluyorlar.

Şu konular niçin devamlı gündemimizde değil de, yukarıda sıraladığım mâniler hep gündemde ve hep ön sırada:

Hak ve hürriyetlerin önündeki engelleri kaldıran ve insanca yaşamanın çerçevesini teşkil eden yeni bir anayasa, sağlık, ahlak, eğitim, ulaşım, iletişim, tarım, ticaret, nükleer teknoloji ve enerji, adalet, yoksulluk...

Bu konularda yapılacak ıslahat, iyileştirme, yanlışların, eksiklerin, zayıflıkların giderilmesi herkesin iyiliğine ve hayrına değil mi?

İktidar bu konulara el attıkça karşısına mâniler ve müfsidler çıkıyor; bunun yerine yapıcı bir muhalefet olsa, iyiye iyi, kötüye kötü dese, doğruyu ve iyiyi de gösterse herkes için bu daha hayırlı olmaz mı?

Yüz yıla yakındır gelmiş geçmiş iktidarlar birçok yanlış yapmışlar, problemler dağ gibi birikmiş, bunların vebalini sonuncusuna yüklemek ve her şeyi sihirli bir değnek ile birden halletmesini istemek ve beklemek, bunun olmayacağını bildiklerinden halka dönüp "bakın bunlar zalim ve beceriksiz" diyerek mâni ve müfsid olmak reva mıdır?

Bunlar zalim ve beceriksiz ise en fazla zararı görecek olan halk, zamanı gelince onları indirir, adil ve becerikli olacağını umduğu kadroyu iktidar yapar. Ama biri diğerinin elini kolunu bağlar sonra da "bak koşmuyor" derse bunu kimseye yutturamaz.

9.10.2014

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi