www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Babacan'ın isyanına katılıyorum

Önce büyük şehirlerde başladı, sonra Anadolu'ya da yayıldı; Batı'da olduğu gibi yalnız şehir merkezinde ve belli sayıda gökdelen değil, şehirlerin her bir yanında helavetsiz, düzensiz, estetiksiz, insanı bunaltan, şehrin görüntüsünü çirkinleştiren gökdelenler türedi. Bunlar hiçbir zarurete ve ikamesiz ihtiyaca dayanmıyor, saiki hırs, doyumsuzluk, kısa zamanda büyük servet elde etme arzusu, üstelik bunu da meşru olmayan yollardan rant elde ederek gerçekleştirmek.
Bu yaranın acısını çeken ve bu haksızlığa isyan eden çok kimse vardı, ama sonuç alıcı olması bakımından sevgili bakanımız Ali Babacan'ın bir manada isyanı mübarek bir isyan oldu. Bir tv programında şöyle demişti:
"Kısa vadeli küçük kalem oynatmalarla oluşan ölçüsüz rantlar var. Bu ölçüsüz rantların oluşmasıyla ilgili bizim eleştirilerimiz var. Bu ölçüsüz rantların daha kontrollü, fırsat eşitliğine dayanan ve şeffaf bir şekilde yönetilmesi gerekiyor... Aksi halde çok kolay; bir gecede bir kalem değişikliğiyle, mevzuat değişikliğiyle sağlanan rantların söz konusu olduğu bir alan varken, ister istemez sanayi gibi uzun vadeli gerçekten çok emek isteyen, ciddi fedakarlık isteyen bir sektöre ister istemez ilgi düşebiliyor. Bunu yeniden bir dengelememiz gerekiyor."

Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın gündeminde de inşaat sektörü olduğunu öğreniyoruz. Bakanlık, müteahhitlik yasası çıkararak inşaat sektörünü disiplin altına almayı hedefliyor. Bunun ilk sinyalini sosyal medya üzerinden veren Çevre ve Şehircilik Bakanımız İdris Güllüce, "Müteahhitlik yasası için çalışmalarımız var. Tamamladıktan sonra Meclis'e sevk edeceğiz" diyerek verdi. Bakanlık yetkilileri ise, yasayla, Türkiye'deki yaklaşık 300 bin müteahhittin yüzde 30'unun meslekten men edilmesi ve ağır mesleki kusur işleyen, tüketiciyi dolandıran müteahhitlerin sektör dışına itilmesinin planlandığını söyledi.
Bu arada şehirlerin bozgunculardan korunması için başkaca tedbirlerin de alınacağı müjdesini almış bulunuyoruz.

Bir ay kadar önce bana şöyle bir soru gelmişti:
"Bir arazinin imara açılacağını ilgililerden özel olarak öğrenen bir şahıs, sahibine bilgi vermeden gidip bir araziyi ucuza kapatsa bu caiz olur mu?
İmara açılmamış veya emsali düşük olan bir yeri ucuza satın alan bir şahıs, ilgili devlet kurumlarındaki nüfuzunu kullanarak buraları imara açtırsa veya emsal arttırmayı sağlasa elde ettiği rant helal olur mu?"

Ben bu sorunun iki şıkkına da "Hayır, bu bir hiledir, aldatmadır, haksız iktisaptır, muhtemelen rüşvet vardır, yalan vardır, bu rant haramdır, bu işlemler caiz değildir" cevabını verdim.

Dert bundan ibaret de değil. Şehirler, insanların yaşadığı mekanlar hem sahiplerine hem de idarecilere emanettir. Asıl sahip Allah'tır. O'nun rızası, kamu yararı için özel yararın feda edilmesi yönündedir. Yöneticiler her tasarruflarında önce kamu menfaatini, tarihi mirası, emanetin korunmasını, havanın, suyun, yeşilliğin, manzaranın zayi edilmemesini düşünmek durumundadırlar. Aksi halde büyük vebal altına girerler, kendilerine bir gün gelir kurdun kuşun hesabı sorulur ve o zamanda onları "kul hakkına tecavüz suçu" sebebiyle hiçbir kimse kurtaramaz.

3.10.2014

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi