www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İslam bir tanedir

İslam'ın ihtiva ettiği iman, ibadet, ahlak, ictimai-hukuki-siyasi düzenin ilkeleri bütün peygamberlerin tebliğ ettiği din(ler)de aynıdır ve bu din(ler)in ortak adı İslam'dır.

İnsanlar fert ve toplum olarak tabii olan değişimi geçirdikçe Yaratıcı, esası aynı olan dinin detaylarını, müsbet değişime açık olan taraflarını yenileyerek ardı ardına gönderdiği peygamberleri vasıtasıyla kullarına bildirmiş ve buna uygun inanıp yaşamalarını istemiştir.

Bu tek ve ilâhî olan dini esastan değiştirerek çeşitlendirmek sapmadır, dinden çıkmadır, beşerin ilahlaşarak din vazetmesidir.

İşte bu sebeple "İslam" kelimesinin önüne bir takım kelimeler getirerek "sert, yumuşak, ılımlı, modern, resmi, sivil..." İslamlardan bahsetmek, ilk bakışta, "tek olan" İslam'ın, aslında çokluğu algısına sebep olmaktadır.

Doğru olan, İslam'ın önüne onu çeşitlendiren nitelikler getirmek yerine, tek olan sahih İslam karşısında, fert ve toplum olarak insanların başlarına nitelikler getirmek ve "Müslüman, gayr-i Müslim, salih, fasık, ikiyüzlü, takva sahibi, gevşek, dini dünyaya satan, fani menfaat için ahlaktan yan çizen..." insanlardan söz etmektir.

Devletin ve ona tabi olanların temsil ettikleri İslam'a "resmi", bu İslam'dan farklı olarak "devletin İslam'ına uymayan bir kısım halkın İslam'ına" da "sivil" İslam demek ve bu ikincisinin sahih olduğunu iddia etmek yanıltıcıdır ve birden fazla İslam'ı çağrıştırdığı için de sakıncalıdır.

Raşid Halifeler devri ile daha sonraki devirlerde -sayıları az da olsa- onların yolunu izleyen yöneticilerin zamanlarında devletin temsil ettiği İslam "sahih ve örnek olan tek İslam'ın temsilidir". Bu devirlerde -ictihadın izin verdiği sınırları aşan- yorumlarla halkın ve bazı önderlerin ortaya koydukları Müslümanlık ise "tek İslam'a aykırı, uydurma, beşeri İslam" Müslümanlığıdır. Yani bu devirlerde sahih İslam'ı devlet ve ona tabi olan Müslümanlar temsil etmektedirler.

Muaviye b. Ebu Süfyan'dan itibaren, Peygamber (s.a.)'in ifadesiyle "acıtan, insanlara zulmeden, Allah'ın razı olduğu hilafet sistemine aykırı bulunan" saltanat düzeni başlamış, bu düzende devleti yönetenler ile onlara uyum gösterenler sahih İslam'dan sapmışlardır. Bu dönemlerde İmam-ı A'zam Ebu Hanife ve tabileri gibi işkence ve ölüm pahasına sahih İslam'da sebat edenler ise Allah'ın sadık ve salih kullarıdır. (Yani İslam tektir, ona uyanlar ve uymayanlar vardır).

Bugün ülkemizde rejim laik demokratik cumhuriyet olduğu için "devletin ve dolayısıyla resmi" bir İslam söz konusu olamaz. Devleti yönetenlerin, devlet kurumlarını bağlamayan ferdi hayatlarında iyi kötü, eksik tam Müslümanlıklarından söz edilebilir ki, bunun da "resmi din" ile alakası bulunmaz.

"Devletin dini İslam" maddesi kaldırıldığına göre Türkiye'de ancak "sivil"; yani halka ait bir Müslümanlık vardır. Bu (İslam değil) Müslümanlık da ehl-i ilmin, "sahih ve tek olan İslam'a" göre değerlendirmesinde "uygun olan ve olmayan" taksimine tabi olur. Yani sahih olan ve olmayan Müslümanlığın ölçütü "devlete mi, halka mı ait olduğu" değil, tek olan İslam'a uygun olup olmadığıdır.

Türkiye'de devlet bütün dinlere, inançlara ve hayat tarzlarına "insan hakları çerçevesinde" yaklaşır, hak, hürriyet ve imkan tanır, yardımlarda bulunur. Bu meyanda Müslümanların taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak için Diyanet'e, Kur'an Kurslarına, İmam Hatip Okullarına, İlahiyat Fakültelerine vücut vermesi bu kurumları, "resmi veya devlet islam'ının temsilcisi" yapmaz. Çünkü devletin İslam'ı yoktur ve çünkü bu kurumlar halkın Müslümanlığına hizmet için vardır. Sahihlik ve uygunluk ölçütü de yine "tek olan İslam"a uygun olup olmadıklarıdır.

Geriye şu önemli sorular kalıyor: Bu tek, doğru, sahih, ilâhî dini kimler tanımlayacaklar? Farklı dindarlıklara bu tanımlama açısından kimler not verecekler? Tanımlama dışında kalanlar ile notu kırık olanlar ümmetin içinde mi, dışında mı yer alacaklar ve birbirine karşı tutum ve davranışları nasıl olacak?

İnşaallah bu sorulara da cevap bulmak için kafa yorar, ulaştığımız sonuçları paylaşırız.

27.02.2014

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi