www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Bireysel emeklilik konusu

İsteyenin yatırdığı parayı, katılım bankalarının, İslam'a uygun işlem ve yatırım sepetlerinde değerlendirmeleri belli bir süre geçtikten sonra hak sahibine toptan veya aylık şeklinde ödemeleri esasına dayanan "bireysel emeklilik" konsunda, geçtiğimiz Pazar günü bir yazı yayınlamıştım. Okuyucum bu yazı üzerine soruyor:

« %25 primini devletin karşıladığı, insanları tasarrufa yöneltmek amacıyla bireysel emeklilik diye bir sistem başlatıldı. 03.03.2013 tarihinde bu konu ile yapmış olduğunuz açıklamayı okudum. Çoğu kişinin olduğu gibi benim de kafamda şu soru var? Finans kurumlarının, gerek kredi kartlarından gerekse mal karşılığı verdikleri kredileri ödeyemeyen insanlardan tahsil ettikleri, kar payı adı altındaki paralar, katılım hesaplarına veya bireysel emeklilik fonlarının değerlendirildiği hesaplara girerse bu fonlardan veya katılım hesaplarından alınan paralar caiz olur mu olmaz mı? »

Devlet kamu yararını gözeterek ve adaletten ayrılmaksızın insanlarına reel faizsiz kredi (teşvik kredisi) verebilir, bağışlarda bulunabilir. Lüzumsuz veya ikinci derecede önemli olan harcamaları kısmak ve tasarrufu teşvik amacıyla bireysel emekliliği de teşvik ediyor, teşvik için belli bir meblağı hibe ederek prim şeklinde ödüyor; böylece önemli ölçüde bir sermaye birikecek, bu sermaye meşru yatırımlara, üretimlere yönlendirilecek, istihdam alanları genişleyecek ve ülkenin serveti, halkının refahı artacak...

Katılım bankalarının İslâmî konuları danıştığı (tek kişi değil) heyetleri var. Bireysel emeklilik fonlarının da hangi alanlarda nemalandırılabileceğini bu heyetlerden soruyorlar ve aldıkları cevaba göre uygulama yapıyorlar.

"Finans kurumlarının, gerek kredi kartlarından gerekse mal karşılığı verdikleri kredileri ödeyemeyen insanlardan tahsil ettikleri, kar payı adı altındaki paralar" ifadenizi düzeltmek gerekiyor.

Katılım bankalarının yaptıkları meşru işler arasında bir de murabaha vardır ki, manası: "Bir malı satın alıp üzerine makul bir kâr koyarak vadeli satmak"tır. Bu bankaların kredi kartları da aslında "murabaha vekalet ve kefalet kartı"dır. Bankadan bu kartı alan müşteri aldığı malı banka adına alır ve tüketmeden önce de kendine satın alır. Banka, hemen işlemin ardından ona bir mesaj gönderir, banka adına aldığı malı peşin mi, taksitle mi almak istediğini sorar ve aldığı cevaba göre işlem yapar.

Murabaha işleminden kazanılan para ticârî kârdır ve meşrudur. Bu paralar vadesinde ödenmezse ve ödemeyen, imkanı bulunduğu halde ödemeyi yapmamış ise enflasyon farkı tahsil edilir ve bu, hak edilmiş alacaktır. Enflasyon farkını aşan miktar bir çeşit ceza olarak tahsil edilirse bankanın ve yatırımcının hesabına geçmez, hayır yolunda sarf edilir.

Bu bankalarda, bireysel emeklilik sepetine helal olmayan bir kazancın girmemesi kuraldır.

07.03.2013

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi