www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Çıplaklığın Bu Kadarı

Soru: "Çok kanıksadığımız, normal gibi görmeye başladığımız örtünmeme, açık saçık giyinme hatta yarı çıplak sokakta gezme ve böyle gezenlere isteyerek bakma davranışlarının ne kadar günah olduğunu maalesef hatıra getirmemeye başladık. Ya da belki bayanların bu davranışına bir müdahale olmadığı, müdahalesiz imtihan dünyası olup, Kuran'ın ifadesiyle "serbest" bırakmanın bir örneği olması sebebiyle insanlar bu kadar duyarsız, bu kadar normalleşti bu ayıp. İnternetiyle, gazetesiyle, televizyonuyla, sokağıyla… Bu kadar kaçınılmaz/korunulamaz seviyeye gelince de haliyle müslümanın işi çok zorlaşıyor. Şimdi öyle kıyafetler rahatça sokakta giyiliyor ki bakmamak/etkilenmemek için peygamber olmak lazım.

Peki hocam, bu durumda güçler dengesinde yani şeytanın elindeki güç/koz ile bizim zayıf irade ve dirayetimiz arasında bir uçurum, bir dengesizlik yok mu? Eşit şartlarda güreşmiyor gibiyiz.Ya da bir ağırlık var, kaldırabileceğimizin üstünde ama kaldırmalısın denilmiyor mu? İnsana gücünün yetmeyeceği şeyin yüklenmeyeceği İslam'ın temel prensiplerindendir. Bu açıdan bakınca günahımız bir nebze olsun hafiflemez mi?

Veya şöyle bir soruyla aradığımız cevabı bulmaya çalışalım: Her günahın bir hacmi, ağırlığı, büyüklüğü olduğunu düşünelim; Tahran'da, Cidde'de, Mekke'de yaşayan bir müslümanın harama bakmasıyla, İstanbul'da yaşayan müslümanın harama bakması aynı büyüklükte günahlar mıdır?"

Cevap:

Açık saçık gezmenin serbest olduğu toplumlarda peçeli kadından tutun da bir karış alt giysiyle, göğüs çatalı açık, sırtı beline kadar çıplak kadınlara ve kızlara kadar sokağa çıkanlardan, serbest dolaşanlardan geçilmiyor. Erkeklerin de kılık ve kıyafetleri, bunlara ilgi duyanlar bakımından oldukça cazip olabiliyor.

Bu toplum gerçeği karşısında cinsel günah işlemek istemeyen erkekler ve kadınlar ne yapacaklar?

Herkesi zorla örtmek mümkün değil.

Kur'an-ı Kerim bir yandan cazip yerlerin örtülmesini isterken diğer yandan erkeklerin ve kadınların harama bakmaktan sakınmalarını, iradelerini kullanarak kendilerine hakim olmalarını istiyor. Günümüz ve ülkemiz şartlarında bu ikinci yol "tek yol" olarak karşımızda duruyor: Gözümüzü sakınacağız, ısrarla ve tekrar bakmayacağız, duygularımıza hakim olacağız.

Çok zaman geçti, "çıplaklık tacizdir" başlıklı bir yazı yazmıştım, âdet olduğu üzere tepkiler oldu. Şunu diyordum: İslâmî bakımdan günah işlememek için gayret eden bir kimseye karşı bu günaha kışkırtan, insanları tahrik eden kılık kıyafetle dolaşmak, bu insanlar için tacizdir, eziyettir, tuzaktır, imtihanı zorlaştırmaktır.

Evet böyle dedim, böyle olduğuna inanıyorum, ama yapılacak bir şey de yok; iş başa düşüyor, imtihan zorlaştıkça bedelinin değeri de artıyor, bir yandan belki günahın derecesi azalıyor, ama bir yandan kesin olarak sakınmanın ecri, sevabı, manevi ve ahlaki değeri artıyor.

"Çıplaklığa bakınca tahrik olmak hastalıktır" diye bizim kesime sataşanlar oluyor. Şöyle bir cevap verilebilir: "Duvara, ağaca, kuşa, pisliğe ve çıplaklığa aynı duygularla bakmak hastalıktır".

28.12.2012

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi