www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Deniz ürünleri ve ictihad farkı

Hayli zamandır sorulara cevap vermeye fırsat olmadı, aşağıdaki soru ile başlayarak yazılarımızın arasına cevapları sokalım diyorum.

Soru:
Mezheplerin varlığı, ictihad farklılıkları Müslüman için hep bir rahmet, dini yaşamada kolaylıktır. İbadet şekillerindeki küçük detayların farklılığı anlaşılır şeylerdir. O alim el böyle bağlanmalı diye elindeki delillerle ictihad etmiş, o hükme varmışken, diğeri biraz başka tarzda olduğuna hükmetmiştir. Her ikisinin arkasından giden de doğru namaz kılmış olur.
Ancak helal/haram konusunda benim takıldığım bir nokta var. Balık dışındaki deniz canlılarının yenilip yenilmeyeceği üzerinden gidelim. Şimdi Allah katında midye ya haramdır ya helal, alimler bu hükme ulaşmaya çalışırlar. Malum ayet üzerinden (denizden size verdiklerimizden hem süs hem yiyecek…….) giderek kimisi sınıflandırma yok, denizden her çıkan yenir derken, kimisi necis görülenler yenmez demiştir. İnanışımıza göre midye helal hükmü çıkaran imamın dediğini yapıp yiyen harama girmez. Hatta ictihadda doğruyu bulana 2 yanılana 1 sevap vardır da denilir. Peki Allah katında midye nasıl hem helal hem haram olabilir? Başta Allah'ın haram mı helal mi saydığı hükmüne ulaşmak için uğraş verirler dememiş miydik? Allah'ın bu konuda bir hükmü muhakkak var, o da ya helal ya haram. Eğer Allah katında haramsa nasıl ulaşılan helaldir ictihadı isabetsiz olmasına rağmen yiyen günaha girmez ve müctehidine uğraştığı için sevap kazandırır?

Konu üzerinde kafa yormuş bir okuyucum işte böyle soruyor. Bugün deniz ürünleri ile ilgili ictihad farklarını biraz daha açarak açıklayayım, gelecek yazıda da 'Allah'ın hükmü, bu hükme isabetin yolu, isabet edemeyenin nasıl ecir kazanmış olacağı…' sorularına cevap vermeye çalışalım.

Ulemânın ekseriyeti deniz hayvanlarının helâl olduğu görüşündedirler. Ancak karada yaşayan ve yenmesi haram olan insan, domuz, köpek, ayı gibi hayvanların ismini taşıyan deniz hayvanlarında ihtilâf etmişler; bazıları bunların helâl olmadığını ifâde etmişlerdir. İmam Mâlik'e göre yalnızca deniz domuzu mekruhtur. Bazı müctehidler kurbağa ve timsahı, bazıları da yılanı istisna etmişlerdir.

Deniz hayvanları için helâl sınırını çok geniş tutan bu görüşün delîli âyetlerdir: '… deniz avı ve yiyeceği size helal kılındı…' (el-Mâide: 5/96) ve hadislerdir: 'Denizin suyu temiz, ölmüş hayvanı helaldir.'

Hanefîlere göre deniz hayvanlarından yalnızca-bütün nevileriyle- balık helâldir. Bu hayvanın boğazlanması gerekmez. Kendiliğinden ölen yenmez. Dalga, taş, havasızlık, avlanma gibi sebeplerle öleni yenir. Diğer deniz hayvanları ya iğrenç oldukları veya balık olmadıkları halde boğazlanmadıkları için yenmez.

Peki tamamı veya çoğu yenir diyen müctehidler ile bunların fetvasına göre hareket eden müminler –eğer Allah katında hüküm böyle değilse- nasıl oluyor da haram yemiş olmuyor, üstelik sevaba giriyorlar?

Cevabı gelecek yazıda.

30.11.2012

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi