www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Kira sertifikaları (2)

Bir önceki yazımda kira sertifikası uygulamasının Hanefî fıkıh kitaplarında ve Mecelle'de (madde. 118,119, 396-403) yer alan geri alma şartıyla satım (beyi bi'livefa) ve kiralama şartıyla aynı şekildeki satım (beyi bi'l-istiğlal) hükümlerine tâbi olduğunu ifade etmiştim. Bu muamele şekillerinin asırlardan beri tartışıldığını, caiz görenler yanında görmeyenlerin de bulunduğunu, fetvaya dayalı olarak geniş ölçüde uygulandığını biliyoruz. Durum bundan ibaret iken bazı sivri dilli, hakikati ve isabeti kendi tekelinde gören, farklı rey sahiplerine dil uzatan, hatta iftira eden bazı şahıslar kira sertifikalarının aleyhinde yazılar yazdılar, İslam ülkelerinde ve Türkiye'de bu işleme fetva verenlerin bunu para karşılığında yaptıklarını söylediler. Bunları okuyanların kafaları karışacağı için bazı açıklamalara ihtiyaç hasıl oldu.

Öncelikle şunu ifade edeyim: İslam'ın getirdiği kardeşlik, başkasını kendine tercih, yardımlaşma, Allah rızası için fedâkârlıkta bulunma ahlak ve erdemleri, elinde fazla malı ve parası bulunan müminlerin bunu, ihtiyacı olanlara -Allah rızasından başka bir karşılık beklemeden- bağışlamasını veya ödünç vermesini gerektirir; ancak bu gereklilik hukuki ve mecburi değildir; ahlakidir, vicdanidir, daha üst derecede bir dindarlıktan kaynaklanır. Hukuki ve mecburi olanı zekattır, mirastır, zaruret durumunda vergidir, zaruret miktarınca zorla almaktır.

Fıkıhçıların bazılarının caiz gördükleri geri alma ve kiralama şartıyla satım akdi eski uygulamada çok kere geçinmek, temel ihtiyacını karşılamak için mala ve paraya ihtiyacı olan kimselere uygulanıyordu; ihiyaç sahibi evini, dükanını, bineğini, alet ve edevatını geri alım şartıyla satıyor, sonra onu kiralıyor ve sıkıntı çekiyordu. Bugün uygulamaya konan kira sertifikaları temel ihtiyaçlarını karşılamak için malını satanlara uygulanmıyor; ticaret yapıp para kazanmak isteyenlere uygulanıyor. Malını satan bedelinden faydalanarak (ticaret, yatırım, üretim yaparak) para kazanıyor, onu alan ve kiraya veren de kira gelirinden yararlanıyor. Ayrıca kira sertifikalarının tek uygulama şekli malı satın alıp sonra satana kiraya verme şeklinde değildir; mesela zaten sertifika satan tarafından başkalarına kiraya verilmiş veya verilebilir mallara ait uygulama daha yaygındır.

İslam bankalarının, bazı islami ticaret kurum ve kuruluşlarının hem yurt dışında hem de ülkemizde dinî/şer'î danışmanları vardır. Yurt dışını bilmem, ama ülkemizde bu danışmanlar para karşılığında fetva verecek kadar dinsiz, ahlaksız, vicdansız kimseler olamaz; alanlarında ilelemiş, alandaşları tarafından takdir edilen, halkın da güvendiği kimselerdir. Aldıkları para ise -iftiracıların ağızlarını sulandıracak ölçüde- değildir; huzur hakkı, telif hakkı ölçüsünde mütevazı ücretlerdir.

Gelecek yazıda yurt dışında ve ülkemizde fetvaların nasıl oluştuğunu anlatacağım.

15.11.2012

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi