www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Peygambersiz din olmaz

Hak din Allah tarafından, bir peygambere vahyedilen, peygamberin de kendisine vahyedildiği gibi ümmetine tebliğ ettiği, bizzat uygulayarak, gerektiği kadar açıklamalar yaparak öğrettiği dindir. Biz Müslümanlar ilk insan olan Âdem'in aynı zamanda ilk peygamber olduğuna iman ediyoruz. Ondan sonra pek çok peygamber gelmiş, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.) ile peygamberler zinciri sona ermiş, O'nun tebliğ ettiği din (İslam), insanlık var oldukça yaşayacak ve yolumuza ışık tutacak din olarak ilan edilmiştir. Bu dinde var olan ictihad yöntemi, şartlar değişse bile ana kaynaktan, değişik durumlara ve şartlara göre hüküm ve bilgi çıkararak ihtiyacı karşılama imkanı vermiştir.

Geçmiş zamanlarda, bir peygamber gelip geçtikten ve tebliğ ettiği dinin sahih bilgisi de ortadan kalktıktan sonra yeni bir peygamber gelinceye kadar dünyada yaşayan insanlar peygambersiz kalmışlardır (Bunlara ehl-i fetret deniyor). İşte bu insanların ebedî âlemde kurtuluşa ermeleri için ne ile yükümlü oldukları tartışılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de yer alan apaçık ifadeye göre 'Allah, peygamber göndererek dinini tebliğ etmedikçe kullarına, niçin iman etmediniz diye ceza vermiyor'.

Bir de peygamber veya onun dini sahih olarak yaşadığı, mevcut olduğu halde içinde bulundukları coğrafya veya durum sebebiyle ondan haberdar olmayan insanlar bulunmuş. İslam alimleri, şartları peygamber bilgisine ulaşmak için müsait olmayan insanların da ehl-i fetret gibi olduklarını açıklamışlardır. İmam Gazzali gibi bazı alimler, uzak diyarlarda, dağ başlarında yaşayan insanların, mevcut hak peygamber hakkında yalnızca basit bir duyum almış olmalarını da sorumluluk için yeterli görmemişler, 'üzerinde düşünmeyi tahrik edecek ölçüde' bir bilgilenme gerekir demişlerdir.

Bugün ehl-i fetret sayabileceğimiz insan sayısı daha da azalmıştır; kapalı rejimler dışında insanların, Peygamberimiz (s.a.) hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olma imkanları artmıştır. Buna rağmen O'na iman etmeyen, ya dinsiz veya artık kurtarıcı olmayan bir dine mensup olarak yaşayan insanların ebedi âlemde kuruluşa erebileceklerini söylemek İslam dışı, bilgisiz veya ölçüsüz konuşmak olur. Bildiğim kadarıyla İslam alimleri arasında bunu (duyduğu, yeterince bilgi aldığı veya alma imkanına sahip olduğu halde Peygamberimiz'e iman etmeyenlerin cennete girebileceğini) söyleyen biri yoktur. Konuşulan, tartışılan husus, bilmeyen, duymayan, bilgisi yeterli olmayan ve bu yüzden iman etmemiş olanların cennete girip giremeyecekleriyle ilgilidir.

Benim ve bildiğim alimlerin inancımız şudur:

Peygamberimiz hakkında yeterli ve doğru bilgiye veya bunu edinme imkanın sahip bulundukları halde O'na iman etmeyenler için ebedi alemde kurtuluş yoktur. Hayatımızın her adımında O'nu örnek almadıkça, O'nun mübarek izinden yürümedikçe ne dünyada mutlu olabiliriz, ne de ahirette.

Salavât Allah'tan, melekten, bizden
Rabbim ayırmasın mübarek izden
Bir damla eksilmez koca denizden
Şefaatle yusun yuyanlar beni

28.10.2012

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi