www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sol yanağını mı çevireceksin?

Muhalif liderlerden biri, 'Ülkeyi savaşa sokacak hiçbir teklifin ve kanunun altında imzamız olamaz' diyor. Diğeri de 'Müslümanlar biribirini öldürüyor, buna içim yanıyor, iktidar nasıl savaş için tezkere çıkarır' diyor.

Hz. İsa'ya izafe edilen bir söz var: 'Sağ yanağına biri tokat atarsa ona karşılık verme, sol yanağını da -vursun diye- ona çevir (Matta 5, 39; Luka, 6/29).

Ama Kur'an-ı Kerim böyle demiyor; zulmü ortadan kaldırmak, hakkı yerine getirmek, güçlünün zayıfı sömürmesini engellemek, haksız başkaldırmayı, isyanı, ihtilali önlemek için gerekirse savaşa izin veriyor veya duruma göre emrediyor. 'Size yapılan haksız saldırıyı misli ile defedin' diyor. Ve bizim dinimiz İslam, kitabımız da Kur'an-ı Kerim. Biz Müslümanlar, yeryüzünde, Allah'tan geldiği gibi aynen korunmuş, değişmemiş tek kitabın Kur'an olduğuna inanıyoruz. Tevrat ve İncil'de vahyedildiği gibi korunduğu halde Kur'an'da olana aykırı düşen bir ifade varsa bunun da yine Allah tarafından, son kitabı ve Peygamberi vasıtasıyla değiştirilmiş (nesih), eski hüküm kaldırılmış, onun yerine yenisi konmuş diye inanıyoruz. (Tarih boyunca Hristiyanların, o ayetleriyle amel etmemiş oldukları da unutulmamalıdır).

Yine Kur'an'da yer alan bir ayetin meali şöyledir:

'Eğer müminlerden iki grup birbiriyle kavgaya tutuşursa hemen aralarını düzeltin; ikisinden biri diğerinin hakkına tecavüz etmiş olursa -Allah'ın emrine geri dönünceye kadar- haksızlığa sapanlara karşı savaşın; dönerlerse aralarındaki anlaşmazlığı adaletle çözüme bağlayın ve herkese hakkını verin. Allah hakkı yerine getirenleri sever. / Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah'a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.' (Hucurat: 49/9-10)

Ülkenin savaşa girmesi bir felakettir, zafer kimin olursa olsun savaş bir musibettir, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimse durup dururken kavga ve savaş istemez. Ama biri diğerinin canına, malına, namusuna kastederse, tecavüz ederse mağdurun meşru savunma hakkı devreye girer ve -İslam'a göre- bu değerlerini korumak için kavga ederken ölen şehid olur. Halkı Müslüman olsun gayr-i müslim olsun bir ülke, bir başka ülkeye haksız olarak saldırırsa saldırıya uğrayan ülkenin meşru savunma hakkı vardır (Gerektiğinde savaşa imza atmayacaksın da düşmanın vatanı işgal etmesine seyirci mi kalacaksın!) Bir ülkede iktidar olsun, mütegallibe olsun güçlü olan zayıf olanı eziyor, zulmediyor, haklarını vermiyor, aksine sömürüyorsa gücü ve imkanı bulunan diğer ülkelerin duruma müdahale etmeleri ve zulme dur demeleri gerekiyor. Bir topluluk içinde gruplar oluşur ve bunlar arasında çatışma çıkarsa hakkı temsil eden kimselerin güçleri yetiyorsa haksıza karşı haklının yanında olmaları gerekiyor.

Bütün bu açık, kesin, herkesin bilmesi gereken gerçekler ve kurallara rağmen o muhalif liderlerin söylediklerine ne demeli, bilemiyorum.

12.10.2012

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi