www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Tebessümü esirgemek

İslam ahkâm, ahlak ve âdâbına aykırı davranışlar sergilenirken bunları yapanlara karşı Müslüman tavrı nasıl olmalıdır?

Bu soruya şu cevabı vermiştim:

"... dine, ahlaka ve âdâba aykırı davranışı çekinmeden, gözünün içine baka baka, meydan okurcasına sergileyen insanlara cesaret verecek, davranışlarını meşrulaştıracak tavırlardan sakınır. Onlar kötü halleri içinde iken en azından tebessümünü esirger."

Bir dost yazar, bu teklifime şöyle itiraz ediyor:

"Peki acaba bu tutum, söz konusu seküler insanları nasıl etkiler? Onları dine yakınlaştırır mı, yoksa dinden daha da mı uzaklaştırır? Küfelik vaziyette evine dönen bir adam, örneğin, kendisine "zıkkım iç emi" imasında bulunan bir çift çatık kaştan mı, yoksa sırtını sıvazlayıp "bir derdin mi var kardeşim" diyen bir kalenderlikten mi daha müspet etkilenir?"

Bana göre "insanlara cesaret verecek, davranışlarını meşrulaştıracak tavırlar" ile onları ıslah edecek, İslam'ı ve Müslümanları sevdirecek tavırları birbirinden ayırmak gerekir. Ben birincisinde tebessümü esirgeyin diyorum, ikincisine gelince bırakın tebessümü kucaklamaya bile varım.

Defalarca şunu anlatmışımdır:

Konya ulemasından merhum hocamız Hacıveyiszade Mustafa Efendi Aziziye Camii imamı idi. Yolunun üstünde bir dükkanın önünde onu bekleyen, ayakta duramayacak kadar sarhoş birisi var; Hocanın selamına ve duasına talip. Hocamız onu her gördüğünde selam veriyor, bazen yüzünü okşuyor ve "geçecek yavrum, inşallah geçecek" diyor. Gerçekten bir süre sonra bu ibtila geçiyor, mübtela şahıs içkiyi bırakıyor ve cemaate katılıyor.

Hocamızın bu davranışından o sarhoşun "Hoca benim yaptığımı hoş görüyor, buna devam edebilirim" manasını çıkarması mümkün değil; çünkü hoca "geçecek inşallah" diyor, ama ondan şefkatini de esirgemiyor.

Peygamberimiz (s.a.) hayatta iken bir sarhoşa ceza uygulanmıştı. Bu esnada bir sahâbî sarhoşa lanet okudu, "rezil adam" diye hakaret etti. Peygamberimiz buna razı olmadı ve "ona lanet okumayın, o Allah'ı ve Resulünü seviyor, şeytana yardımcı olmayın" buyurdu.

Şeytana yardımcı olarak insanları islam'dan uzaklaştırmak da sakıncalı, hoş olmayanı, haram ve günah olanı meşrulaştırmak ve önemsizleştirmek de sakıncalıdır; Müslüman tavır ve davranışında biri değil, ikisi de göz önüne alınmalıdır.

"Bizimkiler günahkarları görüp de sapıtmasın" diye bir baskı ve izolasyon ortamı kurmaktansa, o "bizimkiler"in her birine bireysel bir şuur kazandırmaya çalışmak" teklifine itirazım yok. Ama ben "baskı ve izolasyon" teklif etmiyorum, bu "şuuru kazandırma"nın yollarından biri olarak iyi ile kötü, meşru ile gayr-i meşru, uygun ile aykırı olanı birbirinden ayırmanın şart olduğunu söylüyorum. Aksi halde yine şeytana yardımcı oluruz.

Sözün özü:

Benim derdim yetişen neslin hayatında İslam'ı korumak, kötü örneklerin yükselen değer haline gelmesini engellemektir.

19 Ağustos 2011 Cuma

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi