www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Zayıf kadın ve zalim erkek

Kadınlar ile erkekler arasında birçok bakımdan farklılıklar bulunsa da "insan olmak" bakımından farkları yoktur. Hangi cinse mensup olurlarsa olsunlar insanlar gerekli bilgi ve olgunluktan yoksun iseler zaaflarına boyun eğerler, akıl, vicdan ve dinin emirleri dışına çıkarlar.

Akıl, vicdan ve dinin emirlerinin dışına çıkan insanların bir kısmı bunu "usule aykırı teviller ile meşrulaştırarak" yaparlar. Bu meşrulaştırma faaliyetinin sıkça yapıldığı konulardan/alanlardan biri de aile ilişkileridir. Bazı erkekler kadınların "bilgisizlik, çaresizlik, zayıflık" gibi durumlarından yararlanarak ve dini kullanarak onlara zulmederler, haklarına riayet etmez, onları insan yerine koymaz, köle gibi kullanırlar. Peygamberimiz bunu bildiği için hayatı boyunca yaptığı gibi ümmete son hitabesinde de "kadın haklarına dikkat çekmiş, 'iyi erkek kadına iyi davranan erkektir' buyurmuş; ümmete, kadınlara iyi davranmalarını vasiyet etmiştir".

Dindar görünen zalim erkelerin kadınları ezerken kullandıkları hadisler var. "Kocanın izni, kadınların namazlarını bile camide değil, evde kılmalarının daha iyi olduğu ve erkek istediği zaman kadının yatağa gelmemesi veya cinsel ilişkiyi kabul etmemesi halinde meleklerin kadına lanet okuyacakları" mealindeki hadisler bunlar arasındadır.

Bu istismar konularına açıklık getirmeden önce şu hususun altını çizmem gerekiyor:

Erkeğin haksız davranışları, dini istismar ederek kadını ezmesi, köleleştirmesi üç ana sebebe dayanıyor:

1. Kadınlara gerekli eğitim ve öğretim verilmiyor; cahili aldatmak daha kolay oluyor.

2. Dine aykırı gelenekler yüzünden evlilikte zulüm gören kadına yakınları yalnızca sabır tavsiye ediyor, durumunu düzeltmek, olmayacaksa ayırıp zulümden kurtulmasını sağlamak için gerekeni yapmıyorlar.

3. Bilgisiz, beceriksiz, gerektiğinde meşru yoldan hayatını kazanmaktan aciz olan kadınlar, ayrıldıkları takdirde daha kötü durumlara düşmekten korkarak zulme katlanıyorlar.

Halbuki:

1. İslam'a göre din ve dünyaya dair bilinmesi gereken her şeyi öğrenmek (öğrenmek ve eğitilmek) her iki cinsin de hem ödevi hem de hakkıdır.

2. Evlilik hayatından memnun/mutlu olmayan, haksızlığa maruz kalan nice kadın Peygamberimiz'e başvurmuş, O da ya durumu düzeltmiş veya kadının ayrılmasını sağlamıştır. Kendi kızı durumundan şikayet ettiğinde derhal duruma el koymuş, karı-kocanın arasını düzeltmiş, damadının ikinci evlilik arzusuna karşı çıkarak bunu engellemiştir.

3. İslam aileye büyük önem verdiği için kadının, aksine bir ihtiyaç bulunmadıkça evinde, çocuklarının başında, ev idaresinden kısmen sorumlu olmasını istemiş, ama gerektiğinde kadının ev dışında çalışmasını yasaklamamıştır. Uygulama olarak da İslam'ın her çağında kadınlar ev dışında da çalışmış, çeşitli işler görmüşlerdir. Evi geçindirme vazifesi erkeğe (duruma göre kocaya, babaya, erkek kardeşe...) aittir, kadın geçinmek için çalışmak durumunda kalmamalıdır, ama bu kural, kadının da çalışıp kendi hesabına veya aile bütçesine katkı için para kazanmasına engel değildir.

11.03.2010

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi