www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Şeytanlaştırma ve çatışma

Sayın Ayşe Hür, Türkiye'de Kürt, Alevî, Sünnî çatışmasının nasıl başladığı, geliştiği ve devletle ilişkisi konularında şu önemli tespitlerde bulunuyor (Taraf, 15.11.2009):

"Martin van Bruinessen'e göre 1960'ların sonundan itibaren kitlesel bir hareket olarak ortaya çıkan Kürt milliyetçiliği Alevi (Kızılbaş) Kürtleri de etkilemiş ve bünyesine katmıştı. 1970'lerin siyasal kutuplaşması, sağcı ve solcu radikallerin bu cemaatleri ikmal bölgeleri olarak seçerek, karşılıklı şeytanlaştırmaya katkıda bulunmalarıyla Sünni-Alevi zıddiyetini şiddetlendirmişti. Çorum'da, Kahramanmaraş'ta yaşanan Alevi katliamları ortak bir Alevi bilinçliliğini güçlendirmede etkisi büyük oldu. Bu çatışmaların yer aldığı bölgede, Kürt ya da Türk olmak çok da önemli değildi; kişinin aslî kimliği dinsel olandı. Sonuçta, Avrupa'daki bu faaliyetlerle Türkiye'de aşamalı siyasal liberalleşme birleşerek, Türkiye'de de Alevi uyanışını harekete geçirdi. Görünüşte laik, aslında Sünni olan Türk Devleti'nin PKK'nin sesini artık güçlü bir biçimde duyurduğu 1980'lerin sonunda, PKK'nin Kürt (ve Zaza) Aleviler arasında daha fazla destek kazanmasını önlemek amacıyla Alevi kimliğine geçit vermeye yönelmesi de bu eğilimi destekledi...".

Bu tespitte altı çizilmesi gereken noktaları, görüşlerimizi ekleyerek sıralayalım.

1. Kürt milliyetçiliği 1960 lı yılların sonlarına doğru kitlesel bir hareket olarak ortaya çıkıyor. Cumhuriyetle birlikte radikalleşen ulusçuluk bizim ümmet topluluğu şuurumuzu ve hayatımızı parçalamış, Osmanlı topraklarında yirmiden fazla uyduruk devlet doğduğu gibi içimizde de Kürt ulusçuluğunun oluşup gelişmesine zemin hazırlamıştır.

2. Sünnî-Alevî zıtlaşmasını şiddetlenmesi kendiliğinden olmamış, 1970 li yıllardaki siyasi kutuplaşmalar, sağcı ve solcu radikallerin bu cemaatleri ikmal bölgeleri olarak seçmeleri ve karşılıklı olarak şeytanlaştırmaya katkıda bulunmalarından kaynaklanmıştır. Ben Çorumlu olduğum için orayı iyi biliyorum. 1970 yıllardaki şeytanlaştırmalardan önce bu bölgede, Alevîler ile Sünnîler arasında, sonu çatışmaya ve savaşmaya varacak bir zıtlaşma ve kamplaşma yoktu. Aynı mahallede, aynı sokakta birlikte, dostça yaşar, günlük hayatımızda mezhep farkının farkına bile varmazdık.

3. Devlet dini guruplara, insan hak ve özgürlüklerine dayalı demokrasinin gereği olduğu için hak ve özgürlük verecek yerde siyasi saiklerle geçit verme veya engelleme yolunu tutarsa sonunda bu siyaset elinde patlıyor ve ülkeye zarar veriyor.

Kıssadan hisseye gelelim:

Bugün ülkemizde iyi kötü "laik-demokratik" düzen yürüyor. Bu düzen ile ülkenin bütünlüğünün korunması için devletin, emsal demokrasilerde mevcut sınırlar içinde tedbir alması tabîîdir. Bu tabîî ve insan haklarına aykırı sayılmayan tedbirler dışında, özellikle vehme veya istismara dayanan tedbirlere başvurmaktan, devlet olarak bir inancın veya ideolojinin yanında yer almaktan uzak durmak gerekiyor. Yüzyıllar boyunca, Kürt, Türk, Alevî, Sünnî ve diğerleri olarak çatışmadan yaşamış, birlikte ağlamış, beraber gülmüş, ülkeyi birlikte savunmuş geçmişimizin kültürel genlerini de taşıyan bu milletin arasına siyasi istismar ve şeytanlaştırma faaliyetleri sokulmasın yeter, gerisini millet getirir ve problem çıkmaz.

24.12.2009

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi