www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İmam hatipler ve askerler

Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı tarafından 21 Ağustos 2009 tarihinde katsayı farkına ilişkin kapsamlı bir çalışma yapıldığı ortaya çıktı. Genelkurmay 2. Başkanına da sunulan istihbarat çalışmasında İstanbul Barosu ve Eğitim-İş Sendikasının açtıkları iptal davasına değinilerek, benzer davaların liselerde çocukları okuyan veliler tarafından açılması isteniyor.

10 maddeden oluşan istihbarat çalışmasının, "Sonuç ve değerlendirme" bölümünde şöyle deniliyor: "Yeni düzenleme ile İmam Hatip Liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığı ve yükseköğretim kurumlarına girişte avantajlı hale getirildiği, bu yolla muhafazakar yaşam tarzını benimseyenlerin kamusal alanda varlıklarının genişletilmesinin hedeflendiği..." Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı çalışmasının, "sonuç ve değerlendirme" bölümünde "Düzenlemenin iptali istemiyle açılan davanın ve gelişmelerin takip edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir" deniliyor.

Bu haberi okuyunca üzüldüm, bir ülkede orduyu yönetenler ile vatandaşların önemli bir kısmı arasında bu denli "çatışma"nın olması karşısında içim karardı.

Soruyorum:

1. Ordu bu işlere niçin karışıyor, ülkeyi dış düşmanlara karşı en iyi savunma ödevi üzerine düşünecek ve gerekli tedbirleri alacak, terör ile mücadelede özel kuvvetleri oluşturacak... yerde niçin siyasete giriyor ve ülkeyi yönetmeye kalkışıyor?

2. "... bu yolla muhafazakar yaşam tarzını benimseyenlerin kamusal alanda varlıklarının genişletilmesi" Genelkurmay'ı niçin rahatsız ediyor.

3. Muhafazakâr hayat tarzını benimseyenler vatandaş değil mi, bu ayrımcılığın ve taraf olmanın askerin kitabında yeri var mı, olmalı mı?

4. Muhafazakâr hayat tarzını benimseyen vatandaşların çocukları askerin çoğunluğunu teşkil etmiyor mu? Askerlik vazifesini yaparken ölenlere "şehit" demek ve cenazelerini camilerde gözyaşları dökerek kılmak "muhafazakâr hayat tarzının; yani Müslümanlığı yaşamanın" bir uzantısı değil mi?

Biliyorum, söyleyecekleri şudur:

"Bunlara kamusal alanda varlık gösterme imkanı tanırsak güçlenir, iktidarı ele geçirir ve şeriat düzenini getirirler".

Peki bazı komutanlar Akparti'yi niçin yıkmak istediler? "Muhafazakâr hayat tarzını benimsedikleri" için değil mi?

Akparti (muhafazakârlar) iktidara geldi, hem de yaklaşık sekiz yıldır oradalar; ülkeye şeriat düzeni mi getirdiler, yoksa ülkeyi AB ye sokmak için daha öncekilerden daha fazla çaba mı gösterdiler?

Rejimi millet kurar ve korur, asker de ülkeyi düşmanlara karşı korur. Cumhuriyeti koruma ve kollama askerin görevi olduğu sürece bu ülkeye demokrasi de gelemez, huzur da!

Devletin temel kurumları yıpranmayı, halkın gözünden düşmeyi istemiyorlarsa "ayrımcılık yapmasınlar, görev ve yetkilerinin dışına çıkmasınlar, her biri görevini en iyi bir şekilde yapmaya çalışsın" yeter!

18.12.2009

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi