www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Diyanet'in hayırlı işleri

Diyanet İşleri Başkanlığı, kendisine verilen görevi hakkıyla ve en geniş çerçevede ifa etmek için son yıllarda önemli çabalar göstermiş, adımlar atmış ve pek çok hayırlı eseri, faaliyeti, hizmeti gerçekleştirmiştir.

Bu hizmetler zincirinin son iki halkasına geçtiğimiz hafta sonu şahit oldum ve katıldım.

Bunlardan birincisi, Din Hizmetleri Dairesi'nin birkaç yıl önce başlattığı "Aile irşad ve rehberlik" faaliyeti. Toplumumuzun temel taşı, dinimizin, kültür ve medeniyetimizin temel okulu olan ailenin desteklenmesine, çeşitli alanlara ait ihtiyaçlarının ilgililerce karşılanmasına ihtiyaç bulunduğu tartışma götürmez. Bu ihtiyaçlardan biri de dinini yaşamak isteyen dindaşlarımızın aile içi dini problemlerinde başvuracakları; bilgi, ilgi ve şefkatle onlara kucak açacak bir mercidir. İşte bu ihtiyacı karşılamak üzere görevlendirilmiş ve altmıştan fazla ilimizin müftülüklerinde vazife yapan genç, heyecanlı, gayretli, çoğu hanım yetmişe yakın elemanla bir araya geldim, onları dinledim, başvuran Müslümanların problemleri ile ilgili raporlarını inceledim, istişare ihtiyacı duydukları bazı konularda bilgi, tecrübe ve görüşlerimi aktardım.

Bu hizmetin genişleyerek devam etmesini dilerim.

Dini Yayınlar Daire Başkanlığı'nın tertip ettiği, Bilkent Otel ve Kongre merkezinde iki gün (30-31 Ekim günleri) devam eden dini yayınlar kongresinde bu yıl "Dini klasikler" konusu ele alındı.

Değerlendirme oturumu dışında üç oturum yapıldı, her oturumda beş tebliğ sunuldu ve beş müzakereci tarafından değerlendirildi.

1950 li yıllarda Türkiye'de İlahiyat alanındaki ilmi seviye hakkında azçok bilgim vardır, daha sonraki yıllarda ise bu işin içinde oldum; gelişmeleri devamlı takip etmekle birlikte burada gördüğüm manzara (ulaşılan ilmi seviye, olgunluk, tartışma ve tenkit adabı) göğsümü kabarttı, Allah'a şükrettim.

Genel sonucu şöyle ifade edebilirim:

Klasiği olmayan özgün kültür ve medeniyet olmaz. Klasiği ile irtibatını kesen, klasiğini çağdaşlaştırarak devam ettiremeyen insan toplulukları da başka kültür ve medeniyetler içinde yozlaşmaya ve erimeye mahkum olurlar.

Kongrenin açış konferansını veren Prof. Dr. Fuad Sezgin yaklaşık elli yıldır "İslam ilimler tarihi" üzerinde çalışıyor. Topkapı Sarayı müzesinde, İslam ilimler tarihi ile ilgili bir müzenin açılmasına da rehberlik etmiş.

Şöyle diyor:

Araştırmaya başladığımdan bu yana kaldırdığım her taşın altında bir mücevher buldum.

Onun konferansını da şöyle özetlemek mümkün: Ortaçağ bizim için karanlık değil, altın çağ. Müslümanların ürettikleri ilmi çağlar boyunca Batı toplulukları tercüme ederek almışlar ve bugünkü ilmi durumlarına temel taşı yapmışlar. Onyedinci yüzyıldan sonra onlarda ilerleme devem etmiş bizde ise yavaşlama ve duraklama olmuş. Gelişmeyi İslam'ın mahiyet ve teşvikine borçluyuz, ama duraklamadan İslam'ı sorumlu tutmanın ilmi dayanağı yoktur.

05.11.2009

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi