www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Pakistan'da kusur kimde?

1940 lı yıllarda Hindistan Müslümanları, "Hindistan'dan ayrılıp bir İslam devleti kurmak" veya "Hindistan'dan ayrılmadan bu ülkede müslümanca yaşamak" şıklarını tartıştılar. Birinci görüşte ısrar edenler Pakistan İslam devletini kurdular. O günden bugüne Pakistan'da yaşanan elim olaylar, "İslam devleti kurmanın yanlışlığından mı", yoksa "İslam devleti işlerine gelmeyen dış güçler ile onların yerli işbirlikçilerinin plan ve eylemlerinden mi kaynaklandı?

Bu konunun peşin hükümlerden sıyrılarak, modası geçmiş teorik kalıplardan kurtularak tartışılmasında fayda vardır.

Bir yazarımızın aktardığına göre AMERİKAN Barış Enstitüsü'nün (USIP) Pakistan'da yaptırdığı kamuoyu araştırması, halkın büyük çoğunluğunun "demokratik İslam devleti" istediklerini ortaya koymuştur. Araştırmaya göre halkın yüzde 70'i ABD'nin hedefinin kesinlikle "İslam'ı zayıflatmak ve bölmek" olduğuna, halkın yarısı ise ülkedeki bütün olumsuzlukların arkasında Amerika'nın bulunduğuna inanıyormuş.

ABD'nin bir çeşit dünya imparatorluğu kurduğu ve dünyayı kendi çıkarlarını ön planda tutarak idare etmek istediği, bunun için cinayetler işlettiği, ihtilaller yaptırdığı, ülkelerin halklarını bölerek birbirine düşürdüğü, ülkeler arasında savaş çıkardığı, ülkeleri işgal ettiği... artık kimsenin inkar etmediği ve ABD'li munsif insanların da yazıp çizdiği bir gerçektir.

ABD, "radikal, köktenci, siyasal..." dediği İslam'ın topluma ve devlete hakim olmasını niçin istemez?

Çünkü toplumu ve siyaseti etkileyecek olan sahih İslam ABD ve benzerlerinin tabii muhalifidir. Onların zulüm ve sömürü tekerlerine mutlaka taş koyacaktır.

ABD "ılımlı" dediği İslam'ı niçin ister?

Çünkü onların tasarladığı ılımlı İslam, son kertede siyasilerin emellerine hizmet eden, kendisi olmayan, etkili değil, edilgen olan bir "uydurma dindir".

"Pakistan, kapalı kabile ve feodalite bağlarını ekonomik reformlarla çözememiş, 'parça'ları entegre edecek güçlü bir orta sınıf yaratamamıştır." deniyor.

Eğer bu ülkede sahih İslam'ın hakim olması engellenmeseydi, yalnızca ekonomik reformlarla değil, siyasi, sosyal ve ahlaki reformlarla "kabilecilik ve feodalite" bağlarını çözer güçlü ve örnek bir ümmet parçası oluştururdu (Bu parçanın bütünü İslam Birliği'dir).

"Fakat parçalı toplumun iç çelişkileri "kanunların İslamileşmesi" çalışmalarında mezhep ve içtihat kavgaları halinde patlak verdi, kitlevi çatışmalar yaşandı ve General Ziya laik nitelikli "askeri kanunlar"ı uygulamak zorunda kaldı!.." deniyor.

Pakistan'da "kanunların İslamileşmesi"ne mezhep ve ictihad çatışmaları engel olmadı; zaten normalin, olması gerekenin ötesinde bir ictihad ihtilaf da yoktu. Elbette bir geçiş dönemine ihtiyaç vardı ve bu dönemde mevcut kanunların uygulanması zaruri idi. Kitlevi çatışmalara kanunların İslamileştirilmesi teşebbüsünün sebep olduğu iddiası mesnetsizdir. Hem Ziyaulhak döneminde hem de daha sonra birçok alanda islamileştirilmiş kanunlar uygulanmıştır.

(Bir yazı daha gerekecek)

17.01.2008

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi