www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Okuyucu mektupları

Yazılarımızdan dolayı dua ve teşekkür mektubu da alıyoruz, küfür ve hakaret mektubu da. Bu işin tabii neticesi olduğu için okuyup geçiyoruz. Bazı mektuplar da var ki, onlara cevap vermek, farklı sebeplerle vacib oluyor. Bugün bunlardan ikisine kısa kısa cevap vereceğim:

"Niye olayları saptırıp İslam Felsefesi dersi veren öğretim üyesini küçümsüyorsunuz ve sanki sadece Felsefe dersi veriyormuş gibi okurlarınızı yanıltıyorsunuz. Peki Beyza Bilgin de mi ilahiyattan anlamıyor? Fıkıh, tefsir, hadis gibi konu ile ilgili İslam ilimlerinde uzman olan ve 'başörtüsü teferruattır takılması zorunlu değil, tavsiyedir' diyen İlahiyat profesörleri yok mu? Tabii ki var ama işinize gelmiyor."

Bahsettiğiniz iki Prof. Tefsir, Hadis ve Fıkıh uzmanı değil. Bu konularda iddialı konuşurlarsa ilim âdâb ve ahlakının dışına çıkmış olurlar. İlgili konularda uzman olduğu halde başörtüsü gerekli (başın açılması haram değil) diyenler olursa onların sağlam, ilmin şartlarına uygun delillere dayanmış olmaları beklenir ve konu onlarla tartışılır. Ben yalnızca ilmi usulden söz ediyorum, kimseyi küçümsediğim yok. Kişiyi küçülten veya saygıya layık kılan başkası değil, kişinin kendisidir.

"Siz yıllardan beri ilahiyatın her konusunda gazete köşenizde ve internet sitenizde adeta soru soran kişilere fetva veriyorsunuz. Peki siz ilahiyatın her konusunda uzman mısınız ki her konuda fetva veriyorsunuz?"

Benim açıkladığım meseleler genellikle uzmanlık alanıma girer. Girmeyen konularda ise uzmanlarından yardım alırım ve kaynağımı zikrederim.

"Olay şudur: Her insan yaşadığı ve büyüdüğü çevreden etkilenir. Siz öyle bir ortamda yetişmişsiniz 'başörtüsü farzdır' dersiniz, başkası da daha modern bir çevrede büyümüştür 'başörtüsü farz değildir' der. Ayrıca 1400 yıldan beri İslami konularda erkek egemenliği vardır ve geçmiş yüzyıllardaki İslami bilginler de ataerkil toplumda yaşadıkları için, onların 'başörtüsü farz değildir' demesini nasıl beklersiniz?"

Biz örften, âdetten, modadan söz etmiyoruz; konumuz "başörtüsünün dindeki hükmüdür". Bu hükmün alınacağı kaynak ise İslam tarihi boyunca bellidir. Bu hüküm mahalleden alınmaz, mahallinden alınır; mahalli ise Kur'an, Sünnet ve ictihaddır. İctihad ancak buna ehil (yetkili) olanlar tarafından ve usulüne uyularak yapılırsa muteber olur.

"Anlamıyorum nasıl bu kadar açık ve net 'başörtüsü farzdır' diyebilirsiniz. Başka ilahiyat profesörleri niye farklı düşünüyor? Farz olsaydı; Kur'an-ı Kerim'de 'kadınların başörtü takması farzdır ve saçlarının tek bir teli görünmeyecektir' ayeti olması gerekmez miydi?"

Sorularınız, konu hakkında hiçbir şey bilmediğinizi ortaya koyuyor; ben de şaşıyorum, bu kadar bilgisizlikle nasıl bir dini mesele üzerinde ileri geri konuşabiliyorsunuz?

Dini hükümlerin Kur'an'da ve sünnette nasıl yer aldığı ve bu kaynaklardan dini kuralların nasıl elde edildiği konusunda başlı başına bir ilim dalı vardır, adına "Fıkıh Usulü" denir. Anlamak için bilgi alt yapınız müsait ise bu konuda bir kitap okuyun, orada sorunuzun cevabını bulursunuz. Diğer mektup için yer kalmadı, onu da gelecek yazıya bırakalım.

16.12.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi