www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Yeni anayasa

Anayasa olsun, diğer kanunlar olsun zaman içinde eskir, işe yaramaz, hatta zararlı hale gelebilir, o zaman da değiştirilmesi gerekir. Bu genel hükümde herkes birleşse de uygulamaya gelindiğinde ihtilaf da başlar; "Hayır değişmemeli, değişmeli ama öyle değil, böyle olmalı..." gibi çeşitli görüşler ve teklifler ortaya çıkar. Bu ihtilafın temel yönlendiricisi ülke ve milletin menfaati olsa buna kimsenin bir diyeceği olamaz, fakat ne yazıktır ki, asıl saik çok kere ideoloji, parti, şahıs, grup... menfaatidir.

1982 Anayasası'ndan herkes şikayetçi idi, "öyle ise değiştirelim" diyerek teşebbüs eden AK Parti iktidarı olunca çoğu masum ve ülke menfaatine olmayan saiklerle karşı çıkanlar, teşebbüsü sağa sola çekenler, amacından saptırmaya çalışanlar ortalığı dolduruverdi.

Dikkatimi çeken ve devamlı tekrarlanan gerekçe "aceleye getirilmiş, yeterince düşünme fırsatı verilmemiş olması".

İktidar bir ilim heyetine hazırlattığı taslak taslağı üzerinde daha fazla çalışma yapmak için bir süre açıklamamış olabilir. Ama bu tutum, yeni anayasa üzerinde farklı çalışmaların ve tartışmaların yapılmasına mani değildir. Nitekim teşebbüsten bu yana hemen her gün bu konu medyada, akademyada, STK'da... tartışılmaktadır, ayrıca daha öncesinden başlayarak bugüne kadar birçok anayasa taslağı da ortaya konmuştur. Gerçek bu olunca, "aceleye getirildi..." bahanesinin ipe un serme maksadı taşıdığı açıkça anlaşılmaktadır. Asıl maksat, bu iktidar zamanında, bu Meclis'in bir anayasa çıkarmasını engellemektir; bunun da sebebi Meclis'e ve iktidara yönelik olumsuz düşüncelerdir ve tahammülsüzlüktür.

İktidar ve Meclis engellemeleri aşarak yoluna devam etmeli, korku ve güvenliği ön planda tutarak hak ve özgürlükleri gereksiz sınırlama yoluna gitmemeli, hak ve özgürlükleri ön planda tutan bir anayasayı ülkeye kazandırma şerefinden mahrum olmamalıdır.

Bu genel girişten sonra, ileride tartışma hakkımı saklı tutarak Sayın Burhan Kuzu'nun Radikal'in sorularına cevap verirken temas ettiği iki konudaki görüşümü açıklamak isterim:

"...hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçmek amacıyla 'kılık kıyafet serbesttir' ifadesine 'Devrim Yasaları', 'ceza mevzuatı' ve 'örf ve âdetlere' aykırı olmama şartı getirmeyi tartıştıklarını, örf, âdet gibi kavramların göreceli olması nedeniyle henüz net bir sonuca varamadıklarını ifade eden Kuzu, "Belki de bunlar anayasaya hiç konmaz. İktidar, muhalefet el ele anayasaya yazmadan çözebilsek onu tercih ederiz, ancak bu dönem bu konuyu bir şekilde çözmeyi düşünüyoruz" demiş.

Söyledim ve söylemeye devam edeceğim:

Başını örtmenin dince gerekli olduğuna inanan ve bu sebeple örten kimseyi, herhangi bir kamu hizmetini alma ve vermeden mahrum eden her madde insan haklarına, ez cümle din hürriyetine aykırıdır; bunu yapan anayasa da kusurludur. Meclis ve iktidar daha fazlasını gerçekten yapamıyorsa denecek bir şey yoktur, ama kimse böyle bir düzenlemenin dindar Müslümanları memnun edeceğini sanmasın!

Sayın Kuzu'nun, benim de katıldığım, din dersi konusundaki açıklamasını bir başka yazıda ele alacağım.

7.12.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi