www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Gelenek mi Tabu mu?

Tabular daha çok ve aslında dinlere (kutsala) ait olmakla beraber seküler tabulardan da bahsetmek mümkündür. Yapılması veya terk edilmesi bir şekilde gerekli ve kaçınılmaz kılınmış, ama akıl, bilim, fayda zarar yönünden gerekçesi bulunmayan birçok seküler tabu var; bunlardan biri de "devlet yemeklerinde liderlerin birbirlerini kadeh kaldırarak selamlamaları"dır. Eğer bu âdet isteğe bırakılmış olsaydı, terk edilmesi âdeta "bir kutsala saygısızlık" ve geleneğin ihlali gibi mesele yapılmasaydı biz de ona "tabu" demezdik.

Şimdi şu habere bakalım:

"Köşkte kadeh geleneği halktı. Devlet yemeklerinde liderlerin birbirlerini kadeh kaldırarak selamlama geleneği de dün akşamki yemekte bozuldu. Hem Gül hem de (Kral) Abdullah konuşmalarından sonra önlerinde bulunan kadehlerin hiçbirini kaldırmadan yerlerine otururken, davetliler de iki lideri kadeh kaldırmak yerine sadece alkışlayarak yetindi. Yemekte meyve suyunun yanı sıra isteyen misafirlere Güler Sabancı'nın dayısı tarafından üretilen "Gülor" marka şaraplar hazır bulunduruldu."

Haberde kadeh kaldırmaya "gelenek" deniyor.

Gelenek (an'ane) şöyle tarif edilmektedir: "Bir toplumda, bir toplulukta çok eskilerden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar."

Bu tarife göre soruyoruz:

Bu kimin geleneği, ne zamandan beri bizde uygulanıyor, uygulama genel kabul görmüş mü?

Bizim geleneğimiz değil, Cumhuriyetten sonra bize Batı'dan gelmiş (oradan alınmış) ve genel kabul görmemiştir; hala milletin önemli bir kısmı bu adete sıcak bakmamaktadır.

Hem sayın Gül hem de Kral Abdullah içki kullanmadıklarına göre eğer bu adete (tabu bozulmasın diye) orada uyulsa idi, daha birçok davetli ile birlikte her ikisi de buna tam olarak uymayacak, belki sayın Gül su veya limonata bardağını kaldıracaktı, Kral Abdullah ise bardak kaldırmayacaktı, ortada oldukça nahoş bir manzara oluşacaktı. Buna meydan vermemek için -müsafirin özelliği dikkate alınarak- başka bir uygulama yapılmış, bardaklar kalkmamış, yalnızca alkışlama yapılmış.

Bunda ne var?

Bunu mesele yapmanın, "gelenek kalktı, bozuldu" şeklinde ifadeler kullanmanın ne alemi var?

Birileri şöyle diyebilir:

Abdullah Gül kadeh kaldırmayacaksa laik bir ülkede cumhurbaşkanı da olmasın, Kral Abdullah da kadeh kaldırmayacaksa laik bir ülkeye gelmesin!

İşte bu kafayı taşıyanlar gittikçe marjinalleşmeye ve dışlanmaya mahkumdurlar. Cumhuriyetin, demokrasinin ve laikliğin alındığı ülkeler bu tabuları çoktan aşmış durumdalar; darısı bizimkilere!

16.11.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi