www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Din dersi (2)

Türkiye AB'ne girecekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (AİHS) uyacak, anayasa ve kanunlarında ona aykırı bir madde bulunamayacak demektir.

AİHS'e ek 1 nolu Protokol'ün "Eğitim Hakkı" başlıklı 2. maddesi şöyledir:

"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir."

Bu madde çerçevesinde din eğitim ve öğretimi problemini çözmek istersek hareket alanımızın sınırları şöyle görünmektedir:

1. Kılık kıyafet dahil hiçbir bahane iler sürülerek vatandaşlar eğitim ve öğretim hakkından mahrum edilemezler.

2. Küçüklerin din eğitim ve öğretimi, ana ve babalarının -istemeleri halinde- dini ve felsefi inançlarına uygun olarak yapılır.

3. Maddeyi açık ifadesine göre anlamak gerekirse devlet, yalnızca din eğitim ve öğretiminde değil, bütün derslerde, ana ve babaların dini ve felsefi inançlarına uymayan bir eğitimi mecbur kılamayacaktır (Bu sebeple bazı Avrupa ülkelerinde, kızlarını yüzme dersinde erkek çocuklarla aynı havuza sokmak istemeyen velilerin talepleri tartışılmış ve göz önüne alınmıştır.)

Durum böyle olunca yeni anayasada zorunlu din dersi nasıl yer alacaktır?

Bilindiği gibi mevcut anayasanın 24. maddesinde yer alan ders, zorunlu din ve ahlak öğretimi ve eğitimi değil, "din kültürü ve ahlak bilgisi"dir. Maddenin bir fıkrasında ise "bundan başka din eğitimi ve öğretimi düzenlenmiş, ancak bugüne kadar uygulanmayan bu ikinci ders küçüklerin ana ve babalarının isteğine bırakılmıştır.

Belli bir dinin inanç ve ibadetlerini öğretmeye yönelik olmayan "Din ve ahlak hakkında bilgilendirme" manasında din dersinin zorunlu olması AİHS'ne de, din özgürlüğüne de aykırı değildir; yeter ki, bu genel bilgilendirme, belli bir dinin veya mezhebin esaslarına ters düşmesin. Bu husus da, zorunlu olan dersin müfredatı ve kitapları hazırlanırken göz önüne alınacaktır.

Belli bir dinin inanç, ibadet ve diğer talimatının öğretilmesine, öğretilen hususların uygulama vb. yollarla sindirilmesine ait olan "din öğretim ve eğitimi"nin ise zorunlu olması düşünülemez. Bu dersin isteğe bağlı olması ve çocuğunu bu derse sokmak istemeyen velilerin isteklerinin kabul edilmesi problemi çözmeye yeterlidir.

Bu -isteğe bağlı- dersin nerede, nasıl, kimler tarafında verileceği konuları ise anayasada değil, kanun ve yönetmeliklerde belirlenecektir. Bana göre bu dersin, birçok Batı ülkesinde olduğu gibi okullarda verilmesi de mümkündür. Gerekli düzenlemeler yapılıp imkanlar verildiği takdirde Diyanet tarafından verilmesi de mümkündür.

Her iki ders için de öğretmen meselesi tartışma konusu yapılmaktadır. Ancak "önce öğretmen yetiştirilsin, sonra ders konsun" demek uygun değildir. Vaktiyle okullara din dersi konduğunda bugünkü kadar da onu okutacak öğretmen yoktu ve ilkokullarda sınıf öğretmenleri bu dersi okutuyorlardı. Şimdi binlerce İlahiyat mezunu öğretmen var. İlahiyat fakülteleri ile Eğitim fakültelerinin özel bölümleri kaliteli öğretmen yetiştirmek için sürekli gayret içinde bulunuyorlar. Gerekli tedbirle alınır ve kontenjanlar uygun hale getirilirse kısa zamanda öğretmen meselesinin de halledileceği ortadadır.

25.10.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi