www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Tuzak

Akparti'nin teşebbüsünden önce hukukçular, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri, önemli büyüklükte bir halk kesimi anayasadan şikayet ediyorlar, demokratik-sivil bir anayasanın yapılması gerektiğini sıkça dile getiriyorlardı. Bu istenen, gerekli ve ülke için yararlı olan işe sırf Akparti teşebbüs etti, sonuç bir ölçüde onun eseri olacak, din ve düşünce özgürlüğü Batı standartlarına kavuşacak... diye muhalefet sesleri yükselmeye başladı.

Kimi yeni anayasanın içeriğini değil, hazırlanma şeklini ve yöntemini bahane ediyor, kimi modası geçmiş, hukukta ve demokrasilerde yeri olmayan, olmaması gereken bazı ilkeleri dayanak yapıyor, kimileri de İmam Hatip Okulları, din eğitim ve öğretimi, başörtüsü gibi dindarları ilgilendiren, üzerinde tartışılmış, istismar edilmiş, taraflar oluşmuş hassas konuları gündeme getiriyorlar.

Yazının başlığını tuzak koydum; bundan maksadım, bütün bu bahanelerin bir tuzak, bir aldatmaca, bir konuyu saptırma oyunu olduğu kanaatimi ifade etmektir.

Okur, yazar olan, yükümlülük için yetecek kadar aklı bulunan bu muhalefet gurupları da mutlaka biliyordur ki, henüz muhtevası açıklanmamış olan ve sızan bilgiler ile yapılan özet açıklamalardan öğrenilen kadarıyla bu anayasa taslak taslağı, ileri sürülen sakıncalardan hiçbirini getirmiyor; ayrıca bundan daha radikali, şimdi muhalefette bulunanların bir kısmı tarafından daha önce hazırlanmış ve açıklanmış!

Durum bundan ibaret olunca bu anayasanın çıkmasını isteyenlerin oyuna gelmemeleri, tuzağa düşmemeleri gerekiyor.

Oyun ve tuzak nedir?

Anayasayı engellemek için hukuk ilmi ve çağdaş standartlar bakımından anayasanın yöntemini ve içeriğini tartışmak, tenkit etmek, karşı tezler ortaya koymak yerine şeytanca taktiklerle kafaları karıştırmak, insanları şüpheye düşürmek, işi çığırından çıkarmaya, çıkmaza sokmaya çalışmaktır.

Tuzağa düşmek nedir?

Ortaya atılan kehanetleri, niyet okumaları, anayasayı doğrudan ilgilendirmeyen bazı hassas konuların tartışmaya açılmasını ciddiye almak, bunlara muhatap olmak ve savunmaya geçmektir.

Yapılması gereken nedir?

Tuzağa düşmeden, rotayı şaşırmadan, konunun saptırılmasına meydan vermeden doğru yolda yürümek, teşebbüsü sürdürmek ve ancak iyi niyetli, bilime ve gerçeklere dayalı tenkit ve tekliflere iltifat etmektir.

Dindar kesim de tuzağa ve telaşa düşmemeli, zamanı ve yeri gelmedikçe konuşmamalı, daha çoğunu elde etme tamahkarlığına düşerek azı da elden kaçırma zararına sebep olmamalıdır.

Uygulaması yıllar sürmüş, üzerinden büyük imtiyazlar ve rantlar elde edilmiş kurumların ve kuralların bir adımda normalleşerek değişmesini beklememek gerekir. Türkiye son yıllarda normalleşmeye doğru önemli adımlar attı, bu adımlar devam edecektir, adımların geriye dönmemesi için, akıl, basiret, sabır, cesaret ve metanete ihtiyaç vardır.

Hasta tedavi edilirken bağırıp çağırabilir, şikayetlenebilir, doktora incitici sözler söyleyebilir, ama doktor bu duruma anlayış göstermek, hastayı olabildiğince teskin etmeye çalışarak işine devam etmek durumundadır.

27.09.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi