www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İki zihniyet

Kim ne derse desin Türkiye'de iki farklı okumuş kesim ve bunların halk uzantısı bulunduğu açıkça ortada. Eskiden okumuşlar arasında CHP zihniyeti galip idi, halk ise ilk fırsatta, büyük çoğunluğu itibariyle DP'ye oy vererek CHP zihniyet, tutum ve uygulamalarına karşı olduğunu ortaya koymuştu. Bugün, seçimlerde kullanılan oylara bakılırsa o zihniyet seçmenlerin %20 sine tekabül etmektedir.

Okumuşlara gelince, 1950 yılına kadar onlar arasında muhafazakâr ve dindar Müslüman sayısı oldukça az idi. 1950 seçimlerinde DP iktidara geldi, az da olsa hak ve özgürlükler genişledi, İmam Hatip Okulları, din dersleri, dini yayınlar, özel okumalar ve din eğitimi faaliyetleri sayesinde okumuşlar arasında da dindar Müslümanların sayısı artmaya başladı. Bu dindarlık yalnızca iman ve ibadet konularında değil, tarih, kültür, halkla ilişkiler, haklar ve özgürlüklere bakış gibi alanlarda da önemli farklılıkları ifade ediyordu.

Eskiden tek kale oyun vardı, şimdi ise iki kesimli bir iktidar mücadelesi var.

CHP zihniyetini radikal laiklik taraftarları veya son zamanlarda yaygın olarak kullanılan laikçi kelimeleri ile de ifade etmek mümkündür.

Bu iki kesim arasında birçok fark bulunmakla beraber iktidar söz konusu olduğunda ortaya çıkan farklılık, farklılığa bakış ve farklı olanlara karşı tutumda kendini gösteriyor.

Dindar Müslümanlar, laik-demokratik-cumhuriyet rejiminin hakim olduğu bu ülkede iktidara geldiklerinde cumhuriyet ve demokrasiyi ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiyorlar. Bu gerçek, Erbakan Hoca'nın partilerinde ve Akparti iktidarlarında açıkça görüldü ve denendi. Farklı hayat tarzlarına müdahale etmiyorlar. Laikliği ise din özgürlüğüne zarar vermeyecek, onu koruyacak ve teminat altına alacak şekilde tanımlamaya ve uygulamaya çalışıyorlar. Bunun da manası şudur: Devlet kanun çıkarırken ve uygulama yaparken dini kaynak olarak kullanmaz, ama dindarların, hiçbir haktan mahrum olmaksızın dinlerini yaşamalarına imkan tanır. Son günlerde laikçiler tarafından tekrar tartışma alanına çekilen başörtüsünden bir örnek verelim: Onlar "Ya başını açarsın veya öğrenim hakkından mahrum olursun" derler, dindar Müslümanların iktidarı ise "Dileyen örter, dileyen açar, fakat her iki kesim de hak ve hürriyetlerden eşit olarak yararlanır" derler.

Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik her iki kesimin ortak değerleri; ama bu değerlerin içi açıldığında ve uygulamaya konulduğunda, özellikle demokrasi ve daha ziyade laiklik konusunda derin farklılıklar ortaya çıkıyor ve bütün kavga da bundan kaynaklanıyor.

Bu işin sonu neye varacak?

Makul ve meşru olanı, -modası geçmiş, çağdaş dünya tarafından terk edilmiş olanın değil- çağdaş demokrasi ve laikliğin ölçü alınarak, hakem kılınarak anlaşmazlıkların çözüme bağlanmasıdır. Bunun da meşru yolu ve usulü halk iradesine saygı göstermek ve boyun eğmektir.

Devamlı gerginlik çıkarmak, durmadan çatışmak, demokratik olmayan güçler ve usullerden medet ummak "okumuş ve aydın" niteliklerine ters düşüyor.

23.09.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi