www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sigara ve Kredi

Günlük hayatlarında Müslümanların karşılaştıkları meselelere cevap vermek üzere başlattığımız Cuma yazılarına Allah'ın adını anarak, ona hamdimizi ve Resulüne de salât ve selamımızı ileterek başlıyoruz.

Soru:

1-Sigarayı bırakmak için çıkarılmış bir ürün olan elektronik sigara ticareti yapılabilir mi? İçinde sıvı nikotin var nikotinin buharlaşması sonucu duman çıkarıyor?

2-Yurt dışında banka kredisiyle ev veya ofis alınabilir mi?

3-Yurt dışında banka kredisi alınabilir mi; işi geliştirmek amacı ile.?

Bu konularda bizi aydınlatırsanız çok faydalı olur hocam. Allah razı olsun.

Abdullah Ersan

Cevap:

1. Sigaranın mekruh veya mübah olduğuna dair verilen fetvalar bilgi eksikliğine dayanıyor. Sigaranın zararını bilen bir alimin ona mübah (serbest) veya mekruh demesi mümkün değildir. Eğer mekruh diyecek olursa bu da tahrimen (haram hükmünde olan) mekruh olmalıdır.

Günümüzde yapılan araştırmalar sigaranın sağlığa çok zararlı olduğunu kesin olarak tespit etmiştir. Alkollü içkilerin bile üzerlerinde "sağlığa zararlıdır" yazılmadığı halde sigara paketlerinin üzerinde, "sigara içene ve çevresindekilere önemli zararlar vermektedir", "sigara öldürür" uyarıları yazılmaktadır.

İslam beş değeri korumayı hedeflemiştir: Akıl, din, mal, hayat ve nesil.

Sigara sağlığa kesin olarak zarar verdiği için "hayatı koruma" ilkesine aykırıdır.

Sigaraya verilen para boşa değil, zarara verildiği için malı koruma ilkesine ters düşmektedir.

Hem malı hem de hayatı korumayı beceremiyen bir akıl vazifesini yapmamış sayılır.

"Müslüman eliyle ve diliyle başkalarına zarar vermeyen kimsedir." Sigara içenler başkalarına ve çevreye ciddi zararlar vermektedirler.

Bütün bunlar bilinirken sigaraya haram demeyenin bilgisi eksiktir. Eksik bilgi ile fetva vermek ise sorumluluk getirir.

Sigara alışkanlığından vazgeçmek mümkün olmakla beraber bazı kimselere zor gelmektedir. Bunlara yardımcı olacak ilaç, tedavi şekilleri ve aletler elbette kullanılmalıdır ve bunların ticaretini yapmak da sevaptır.

2. Faizin azı da çoğu da haramdır. Müslüman, zarurete düşmedikçe faizi almaz ve vermez.

Zarurete düşmekten maksat, ciddi bir ihtiyaç içinde olmak ve bu ihtiyacı giderecek -faizli krediden başka- bir çaresi de olmamak demektir.

Oturacak, haline uygun bir evi, ekmek parası kazanacağı bir dükkanı, makinası, arabası, aleti... olmayan kimse, faizli kredi almaksızın bu ihtiyacını gideremiyorsa dara düşmüş, zarurete maruz kalmış demektir.

Yurt dışında oturan Müslümanlar, gayr-i müslimlerin bankalarından faizli kredi aldıkları takdirde şu hesabı yapmaları gerekiyor: Bu kredi ile yapacakları iş sonunda gayr-i müslimler mi kazançlı çıkıyor, Müslümanlar mı? Mesela yüzde üç ile kredi alınmış ise, bu para ile yapılan iş sonunda müslümanın, o ülkede elde ettiği yüzde üçten fazla kazancı oluyor mu? Eğer böyle oluyorsa bir ictihada göre o krediyi alabiliyor.

03.08.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi