www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sonuç

"Aman koalisyon olmasın, çatal kazık yere geçmez, koalisyonun zararı faydasından çoktur, verelim reyimizi, programı ve kadrosunu uygun bulduğumuz bir partiye, başarılı olamazsa bir sonraki seçimde değiştiririz..." demiştim, çok şükür koalisyon olmadı, daha önce denenen ve halkın yarısına göre başarılı bulunan bir parti iktidara geldi, millete ve memlekete hayırlı olması için dua edelim.

"İnanmadıkları ve/veya bilmedikleri halde konuşan, bol keseden vaatlerde bulunan konuşmacıların partilerinden uzak durulması gerekir demiştim", öyle de oldu.

"İftira ve hakaret eden, tenkitlerinde insafsız davranan, yalnızca karayı gören -onu da olduğundan daha kara ve daha büyük gösteren- milli değerleri istismar eden sözcülerle karşımıza çıkan partilere oy vermeyelim" demiştim, oy alamadılar.

Sonuç "doğru, uygun ve hayırlı" olacağını umduğumuz bir şekilde gerçekleşti. Şimdi oy verenlere düşen vazife bir yandan kendilerine yetki verdikleri vekillerine ve hükümetlerine sahip çıkmak, diğer yandan onları adım adım takip ederek vaatlerini gerçekleştirmeleri, yanlış yapmamaları, yanıldıkları takdirde hatada ısrar etmemeleri için elden geleni yapmaktır. Vaktiyle bir yazıma "oyu vermek, koyuvermek" başlığını koymuştum; maksadım da şu idi: Demokrasilerde oy vermenin bir sorumluluğu da vardır, oy verdiklerinizi kendi hallerine bırakmak (koyuvermek) olmaz. Antidemokratik güçlerin engellemelerine karşı da, iktidarın hatalarına karşı da uyanık ve tedbirli olmak gerekir.

Sayısız değerlendirme dinledim. Bunların dün (Salı) akşam yapılan birinde üç önemli konu, ülkemizin değerli bilim ve düşünce adamları tarafından tartışıldı: 1. İktidar merkezin neresinde, 2. İktidarın baş aktörleri gerçekten gömlek değiştirdi, Milli Görüş düşünce ve inancını terk ettiler mi? 3. Parlamento dışı (antidemokratik) güçler ne yapacaklar, ne olacaklar?

Ben de bu üç konuya ait tespit ve düşüncelerimi bugün ve pazar günü çıkacak yazılarımda açıklamaya çalışacağım:

Tartışmacılar sağı da üçe ayırdılar: Sağın iki tarafında bulunan aşırı sağ ve orta sağ. İktidarı orta sağ içine koydular. Bunun benim anladığım (tartışma içinde dile de getirilen) manası şudur: İktidar radikal İslamcı ve faşist değil, ama siyasi ve ideolojik olarak yine de sağda duruyor. Maamafih içlerine sağdan ve soldan bazı şahısları da aldılar, farklı temayülleri çatısı altında toplaması bakımından Özal'ın ANAP'nı hatıra getiriyor.

Peki bunun böyle olduğuna (iktidarın baş aktörlerinin gömlek değiştirdiklerine) karşı taraf inanıyor mu?

Bu sorunun cevabını kesin ve net bir şekilde veremediler. Çünkü bunları radikal İslamcılık'la suçlayan tarafın bunda samimi olup olmadığı ayrıca çözülmesi gereken bir problem olarak ortada duruyor. Yani devamlı gündemde tutulan "tehdit ve korku" gerçekte iktidarın bu niteliğe sahip olduğundan mı, yoksa başka bir maksattan mı kaynaklanıyor?

Hem bu sorular hem de diğer iki konular ile ilgilenmeye pazar günü devam edelim.

26.07.2007

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi