www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


On Muharrem ve Aşura

Günler gelip geçiyor, ömrümüzün kum saati işliyor ve bizim için ayrılan (takdir edilen) üst bölümdeki kum her an azalarak aşağıya akıyor. İnsan da gaflet hakim olduğu için hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatına, dünya işlerine, dünya menfaatine dalmış gidiyoruz. Bir bakıyoruz küçükler büyümüş, tanıdık ve dostlar birer ikişer göçüp gidiyorlar, saçlar ağarmış... ama gaflet ve rutin hayat yine devam ediyor.

Geçen Ramazan'ı, On Muharrem'i unutmadan yenileri gelip geçti. Bu Muharrem ayında birkaç mektupta "Kerbela mazalimini unutturmak veya gölgelemek için On Muharrem gününe "Hz. Musa, Firavun ve İsrailoğulları" ile ilgili manalar yüklendiği" iddiası ile karşılaştım. Bu mektupları yazanlara göre On Muharrem'de ve Aşura (şûrâ) gününde yalnızca Kerbela faciası konuşulmalı ve matem yapılmalıdır; yani yine dünya, ibadet yerine siyaset.

İslam tarihinde birçok facia var, zulüm var, katliamlar var, belki bunların en büyüğü Kerbela Faciasıdır, ama bugün bizim bu tarihi facialar karşısındaki tutumumuz ne olmalıdır?

Müslümanlar parçalanmış, İslam düşmanları ve müslümanların malik oldukları maddi değerlere göz diken emperyalistler bu parçalanmışlığı kullanarak, derinleştirerek, arttırarak amaçlarına ulaşmak için kullanıyorlar. Biz onlara fırsat mı verelim, işlerini mi kolaylaştıralım; yoksa geçmişten de ibret alarak safları sıklaştırmaya, ihtilafları azaltmaya, çatışmaları sıfırlamaya, her alanda işbirliği yapmanın yollarını aramaya mı çalışalım? Elbette ikincisi. Öyle ise gelin On Muharrem'i ve Aşura gününü de bu anlam içinde, bu amaca yönelik olarak geçirelim.

On Muharrem gününde oruç tutma adeti İslam öncesinde müşrik Araplar ile Yahudiler'de varmış. Peygamberimiz (s.a.) Medine'ye hicret edince bu âdet ile karşılaşmış, niçin oruç tuttuklarını sormuş, "Bugün Hz. Musa ve İsrailoğulları Firavun'un zulmünden kurtuldular ve Firavun ordusu ile beraber denizde boğuldu, bunun için bayram yapılıyor ve şükran orucu tutuluyor" demişler. Peygamberimiz "Biz Musa'ya onlardan (yahudilerden) daha yakınız, biz de tutalım" buyurmuş, Ramazan orucu farz oluncaya kadar tutulmuş, sonra serbest bırakılmış, isteyen tutmuş, isteyen tutmamış. Bu bilgi sahih kaynaklarda mevcut, şu halde Kerbela faciasını gölgelemek için sonradan uydurulmuş değil. Ayrıca hem Muharrem ayının onuncu günü nafile bir ibadet olarak oruç tutmak, hem de Hz. Hüseyin başta olmak üzere Kerbela şehitlerini sevgi, rahmet dileği ve ibretle (güzel ahlakını ve şanlı mücadelesini örnek almak maksadıyla) anmak mümkündür; bunun birinin diğerini örtmesi, gölgelemesi söz konusu değildir.

Anma merasimlerinde bölünmeye, müslüman guruplar arasında olumsuz duygular oluşturmaya meydan vermemek için itidali elden bırakmamak gerekiyor. Mesela Türkiye'de yaşayan bazı Caferi kardeşlerimizin, zincirlerle döğünerek kan revan içinde kalmak yerine Kızılay'a kan vermeyi tercih etmeleri örnek alınacak bir itidal, hatta bir reform örneğidir.

Kerbela Faciası'nı, bugün müslümanlara fayda sağlayacak bir formatta anma işinin yalnızca şîa'ya bırakılmaması da gerekiyor. Hz. Hüseyin hepimizindir, o zulme karşı çıkmak, haklıdan yana tavır koymak, acıyı derinlerde duymak ve göz yaşı dökmek de hepimizin (sünni şii bütün müslümanların) vazifesidir. Anma toplantıları hem karma olmalı, hem de ayrıca şîîler gibi sünniler tarafından da tertip edilmelidir. Bu toplantılarda acıyı tazeleyip göz yaşı dökmekten ziyade müslümanların birliği, parçalanmanın sebepleri, tefrikanın verdiği zararlar, Hz. Hüseyin'in davranışının dini ve ahlaki saikleri, zulmün kötülüğü, zalime karşı durmanın gerekliliği ve yöntemi... üzerinde durulmalı, Hz. Hüseyin'in, Sevgili Dedesinden miras kalan ahlakının örnek alınmasına ağırlık verilmelidir.

İşte böyle On Muharremler hem ibadet olur, hem o muhteşem mücadelenin hakkını vermek, bugünkü hayatımız için de oradan meyveler devşirmek sonucunu doğurur.

4 Şubat 2007
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi