www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


PKK terörü ve şehitler

Bir istismar konusu da budur. Sanki şu kadar yıldan beri, PKK terörü yokmuş, otuz binden fazla cana mal olmamış, bugün, bu iktidar döneminde ortaya çıkmış gibi takdim edilerek terör ve şehitler istismar ediliyor, huzursuzluk, karamsarlık ve yıpratma kampanyasına malzeme olarak kullanılıyor.

Bazı siyasetçiler çıkıp "Terörü sıfırlamıştık, bu beceriksiz iktidar zamanında yeniden hortladı" diyorlar. Bu söz bile hem terörün sıfırlanmadığını hem de sıfırladık sananların yanlış değerlendirmeler yaptıklarını, yetersiz, sonuç alıcı olmayan yöntemlerle yetindiklerini gösteriyor. Hepimiz biliyoruz ki PKK terörünü çıkaran ve besleyen amillerin tamamı içeride değil; içeride, yıllardan beri içiçe, kardeş kardeş yaşadığımız Kürt unsurunun bazı problemleri ve talepleri istismar ediliyor, ama dışarıda bu terörü, siyasi, stratejik ve ekonomik amaçlarına ulaşmak için besleyen, destekleyen, bitmesini engelleyen devlet ve gurupların daha etkili olduğunu düşünüyorum. Çözüme bu geniş perspektiften bakmak, tedbirleri de buna göre planlamak ve yürütmek gerekiyor.

İçeride emniyet ve asayişi, dışarıya karşı da sınır güvenliğimizi koruyan emniyet güçleri ve askerimizin burnu kanasa bizim de gözlerimiz yaşarır, ayaklarına diken batsa biz de bunu ciğerimizde hissederiz, ama bu işin tabiatında tehlike, kan, sakatlanma ve ölüm de vardır. Bunlar gerçekleşince kıyameti koparmak, beklenmedik bir olay birilerinin hatası yüzünden olmuş gibi tavırlar sergilemek normal değildir. Evet devleti yönetenlerin, güvenlik güçlerinin daha korunaklı olmasını sağlayacak tedbirleri almada kusuru varsa bunun açıkça ortaya konması ve tedbirlerin acilen alınmasının sağlanması herkesin vazifesidir. Her şeye rağmen kayıp kaçınılmaz olduğundan bir polisimiz veya askerimiz yaralandığında, şehit düştüğünde bunu bile siyasi istismar aracı kılmak ise çirkindir.

Şehitlik konusunda daha başka çelişkiler de var. Bir yandan cumhurbaşkanı ve kuvvet komutanları "mistik ve dogmatik düşünceleri, bu düşünceleri içeren eğitimi" mahkum ediyor, mutlaka engellenmesini istiyorlar, bir yandan da "şehit" diyorlar, "bayraklara sarıyor", "saygı ile arkasında yürüyorlar". Şimdi onlara sormak gerekiyor: İmam hatip okullarında, Kur'an kurslarında Kur'an okunuyor, Din Kültürü dersinde de Kur'an'dan söz ediliyor. Kur'an kutsal kitabımız, şehitliğin değerini de ondan öğreniyor ve ona dayanarak iman ediyoruz. Şehitlik niçin değerli? Çünkü -Kur'an'a göre- şehitler ölmüyorlar, Allah katında lutuflara mazhar olarak bir başka boyutta hayatlarına devam ediyorlar. Çünkü onların mazhar oldukları lutuflar o kadar doyumsuz ki, bir hadiste ifade edildiği gibi, "yeniden dünyaya dönmek, savaşmak ve yine şehit olmak" istiyorlar. Peki bütün bu inanç, duygu ve bilgiler "akıl ve bilimden" mi geliyor, dinden mi geliyor. Başka türlü soralım: Dogmatik ve mistik mi, rasyonel ve bilimsel mi? İmana dayanan, akla aykırı olmamakla beraber aklı aşan konuları "dogmatik ve mistik" damgası vurarak hayatımızdan atmak, sonra da "şehitlik" kavramına, inancına, değerine sarılmak çelişki değil mi? Cumhurbaşkanlığı seçimi, irtica tehlikesi ve gelir dağılımındaki adaletsizlik konularını da başka yazılarda ele alacağım.

6 Ekim 2006
Cuma

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi