www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sakin olalım

Son günlerde üzüntü ve endişe içinde izlediğimiz gerginlikler, söz düelloları, ne olacak sorusunu doğuran şüphe "kara bulutları" büyük ölçüde sun'î (yapay). Birileri amaçlarına ulaşmak veya başkalarını engellemek için bir şeyleri istismar ediyorlar, zaten var olan, olacağı belli olan siyasi, sosyal, ekonomik olayları/gelişmeleri "beklenmedik birer felaket veya mesele" olarak takdim ediyorlar, toplumda huzursuzluğa sebep oluyorlar.

Nedir bunlar?

AB'nden gelen tenkitler ve talepler.

Kıbrıs meselesi.

ABD ile ilişkiler.

PKK terörü ve şehitler.

Cumhurbaşkanlığı seçimi.

İrtica tehlikesi

Gelir dağılımındaki adaletsizlik...

En çok istismar edilen konular bunlar. "İstismar edilen" diyorum: çünkü bu meseleler yeni değil, birkaç günde çözülecek meseleler değil, bunları bahane ederek iktidarı yıpratmak ve belli kesimler üzerinde baskı oluşturmak isteyenlerin elle tutulur, gözle görülür, uygulanabilir, sonuç alması kuvvetle muhtemel... teklifleri yok; yalnızca tenkit, teşhir, takbih, belli odaklara ve/veya tribünlere mesaj...

Evet "sakin olalım", menfaatler veya taassuplar gözlerimizi kör etmesin, ülkenin ve milletin ortak menfaatlerini ön planda tutalım, gemiye zarar vermeyelim; çünkü hepimiz onun içindeyiz. Meseleleri istismar etmek yerine samimi olarak çözüme katkıda bulunmaya çalışalım. Hayal peşinde koşmak yerine olabileceklerin en iyisini kotarmaya çalışalım. Unutmayalım ki, bu ülkede iyi kötü demokrasi vardır, iktidarlar beş yıllıktır ve demokrasilerde son sözü halk söyler.

Şimdi yukarıda sıraladığım birkaç konuya bir de soğukkanlı, sakin ve çözüm yanlısı olarak bakalım.

AB'den gelen talepler ve tenkitler:

Bu taleplerin bağlayıcı, ciddi ve vazgeçilemez olanları baştan beri bellidir (kriterleri okuyalım). Bunlar bilinerek yola çıkılmıştır, yeni karşımıza çıkmış gibi gürültü koparmanın manası yoktur. Vaktiyle ölçülüp biçilmiş, sakıncalarına rağmen faydası galip görülmüş ve çoğunluk tarafından tercih edilerek bu yola girilmiştir. Elbette baştan beri muhalif olanlar da vardır, onların "Biz demiştik, bakınız oluyor" demeleri haklarıdır, ama kimsenin "bilinmedik bir durumla karşılaşma" pozisyonuna girmesi ve konuyu istismar etmesi masum değildir.

Ermeni vb. topluluklarla ilgili talepler ise kriterlerde mevcut değildir, bulanık suda balık avlama taktikleridir, bunlara da kimsenin pabuç bıraktığı yoktur.

Kıbrıs konusu bir yılan hikayesidir, her tarafı tatmin edecek bir çözümü yoktur (yıllar içinde bu hale getirilmiştir), en az zararla bir an önce sonuca bağlanması en faydalı sonuçtur (çözümsüzlük çözüm değildir). Tek taraflı, haksız ve dengesiz talepler karşısında Başbakan'ın tavrı sakinleştirici olmalıdır. "Gerekirse müzakerelerden vazgeçeriz" bile demiştir.

ABD ile ilişkiler, "ayı ile yatağa girmek" kadar güç bir iştir. Mevcut şartlarda kendi gücüne güvenerek veya bir başka güç odağına yaslanarak ABD ile kapışmak akıl kârı olmadığı gibi onun peşine takılarak bütün dünyanın nefretini kazanan eylemlerine ortak olmak da vicdan kârı değildir. "Ne onunla, ne onsuz" kabilinden bir yol, bir ilişki biçimi südürmek zorunlu gibi gözüküyor.

Diğer konulara başka yazılarda devam edelim, ama sakin olalım!

1 Ekim 2006
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi