www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İlahiyat fakülteleri (1)

Prof. Dr. Muhammet Şevki AYDIN, "Din öğretimi öğretmenlerinin yetiştirilmesi" başlıklı makalesinde, başından bugüne kadar din dersi öğretmeni yetiştirmek için yapılanları tenkit ve tahliller de yaparak anlatıyor. Makalenin son alt başlığı "yeni düzenleme". Burada anlattığı düzenlemeyi yine YÖK yapmıştı, şimdi İlahiyat Fakültelerinin fonksiyonlarını sınırlamak ve kısmen kapanmasını sağlamak için onu bozan da YÖK. Konuyu yakından takip etmeyenler neyin bozulduğunu bilmiyor olabilirler. Bu sebeple makalenin son kısmını sabredip okumalarını dileyerek sütunuma alıyorum, sonra da İlahiyat Fakülteleri üzerine bazı şeyler söyleyeceğim:

YÖK, öğretmen yetiştiren kurumları yeniden yapılandırma çalışmalarını başlattı ve 1998-1999 öğretim yılından itibaren bu yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu. İlköğretim, lise ve dengi okullara öğretmen yetiştirme modeline uygun olarak İlahiyat Fakülteleri de yeniden yapılandırıldı (YÖK, 11.07.1997 tarih ve 97.23.1660 sayılı karar; 10.09.1997 tarih ve 97.30.2248 sayılı karar). Bu kararlara göre onbir İlahiyat Fakültesi'nde iki bölüm oluşturuldu:

A- İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü, B- İlahiyat Bölümü.

Diğerlerinde ise sadece İlahiyat Bölümü bulunmaktadır. 1998-1999 öğretim yılında uygulamaya konan bu her iki bölümde de hazırlık sınıfı bulunmamakta ve öğretim dört yıldır. Öğretim üyelerine yönelik idari bölümler, eskiden olduğu gibi aynen devam etmektedir. Bu yapıda garip bir durum ortaya çıktı: İlköğretim D.K. ve A.B. Öğretmenliği Bölümü, öğrencisi olan, ama öğretim üyesi bulunmayan bir bölüm durumundadır.

İlköğretim D.K. ve A.B. Öğretmenliği Bölümünden mezun olanlar, ilköğretim okullarına Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atanacaklar. Diğer bölümden mezun olanlar, öğretmen olmak isterlerse üç dönemlik tezsiz yüksek lisans yapmak suretiyle lise ve dengi okullara D.K. ve A.Bilgisi öğretmeni veya İmam-Hatip Liselerine meslek dersleri öğretmeni olacaklardır. Dolayısıyla, tezsiz yüksek lisans öğrenimi esnasında öğrenciler bu şekilde branşlaşmış olacaktır. Bu yeni düzenleme hakkında kısaca şu değerlendirmeler yapılabilir:

- İlk defa İlahiyat Fakülteleri (yüksek din öğretimi kurumları), çok amaçlı tek tip program uygulayan kurum olmaktan çıkarılmış; öğrencilere yansıyan ve istihdam alanıyla bütünleşen bir bölümleşmeye sahip kılınmıştır. O kadar ki, sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevlerle din öğretimi öğretmenliği şeklinde ikili bir ayrım değil, din öğretimi öğretmenliği kendi içinde branşlara ayrılmıştır. Böylece öğrenci, ilerde ne olacağını daha ÖYS sınavına girerken tamamen veya büyük ölçüde belirlemiş olacaktır.

- İlk defa ilköğretim için de din öğretimi öğretmeni yetiştirilmeye başlanmış oldu ve bunu İlahiyat Fakülteleri üstlendi.

- İlköğretim öğretmenliği programında Türkçe ve Sosyal Bilgiler yan alanlarına yer verilmiş olması, hem din öğretimi öğretmenlerinin daha iyi yetişmeleri hem de ülkemizin öğretmen ihtiyaçlarını karşılayabilme açısından kayda değer gelişmedir.

- İlahiyat Fakültelerinin (yüksek din öğretimi kurumlarının) tarihinde ilk defa, program geliştirmenin, programa bir takım dersleri ekleme ve çıkarmadan ibaret olmadığı, aksine bu işin çok boyutlu bir faaliyet olduğu anlayışıyla hareket edildiği görülmektedir. Bu program:

A-amaçlar, B-dersin içeriği ve C- öğrenme ortamının bütünlüğü, mümkün mertebe göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır.

- Tezsiz yüksek lisans programı henüz belli değil. İlköğretim öğretmenliği programında muhteva kategorilerinin bilimsel kriterlere biraz daha uygun olduğu söylenebilir. Bu programda yan alan dersleriyle birlikte alan bilgisi kategorisinin oranı, % 50'dir. Özel alan bilgisiyle ilgili derslerin ağırlığının biraz daha arttırılması gerekmektedir. Çünkü, ilköğretim birinci kademeye öğretmen (sınıf öğretmeni) yetiştiren kurumların programlarında alan bilgisi kategorisinin oranının % 40, ikinci kademe için olanlarda ise 63 olması, genelde kabul edilmektedir (Küçükahmet, 1995:135).

23 Haziran 2006
Cuma

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi