www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Enflasyon kadar faiz

Faizin yeniden tanımlanması ve banka işlemlerinde enflasyonun altında kalan faizin helal sayılması yönündeki bazı düşünce ve teklifler sıkça karşımıza çıkar olmuştur. Bu sebeple iki yazıda konu ile ilgili bilgi ve düşüncemi okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Tarihte olana nisbetle günümüzde para mefhumu ve para ile ilgili uygulama oldukça değişik bir mahiyet almış, altın, gümüş gibi bizzat kıymetli olan madenlerin para olarak kullanılması veya kâğıt ve madenî paranın değerinin altınla garanti edilmiş olması uygulamada terk edilerek daha komplike para sistemlerine geçilmiştir. Yeni para sistemi, ekonomik konjonktür, sosyal ve siyasî hareketler ve para-kredi politikalarının önümüze çıkardığı en önemli meselelerden biri de enflasyondur. Bilindiği üzere mübâdele vasıtasının (mesela paranın), mübadelesine vasıta olduğu mallara nazaran artışına enflâsyon denir. Enflâsyon mâden para ve kredide de bahis mevzûu olmakla beraber daha ziyade kâğıt para rejiminde görülmektedir. Çünkü altınla bağlantısı olmayan para kâğıt paradır. Kâğıt para rejimine geçiş, paraya olan ihtiyaçtan doğmaktadır. Fevkalâde haller dolayısıyla bu ihtiyaç durmadan artış gösterdiğinden para miktarı artmakta, enflâsyon ve neticeleri hasıl olmaktadır. Mala ve istihsale nazaran kâğıt para miktarının artışı, yani enflâsyonun ilk neticesi para değerinin düşmesi, alış gücünün azalması ve fiyatların yükselmesidir.

Bazı muâsır müelliflerin, eski fukahâ devrinde böyle bir problemin bahis mevzûu olmadığını ve onların buna çözüm getirmekle meşgul olmaktan müstağni bulunduklarını kaydetmelerine rağmen biz durumu farklı görüyor, en azından neticeleri itibariyle aynı mahiyette olan problemlerle mezheb müctehidlerinin dahi meşgul olduklarına şahid oluyoruz. Fıkıh kitaplarında, mevzûun tayini bahsinde, cehalet sebebiyle akdin fesadı bahsinde de ele alınan mevzûumuz İbn Âbidin tarafından "Tenbihu'r-rukûd alâ mesâili'n-nukûd" isimli bir risalede müstakilen incelenmiştir.

Mezkûr kaynaklardaki açıklamalara göre akid mevzûu veya ödeme vasıtası olan para tedâvülden tamamen kalkmış, ülkede bulunmaz ve kullanılmaz hale gelmişse buna "kesâd", piyasada bulunmamakla beraber sarraflarda ve özel şahıslarda bulunuyorsa "inkıtâ", altına nisbetle gümüş, gümüşe nisbetle diğer madeni paranın değeri düşmüş veya yükselmiş ise buna da "rahs ve ğalâ" denilmektedir. Ödeme vasıtasının kesâdı akdi ifsad eder. İnkıtâ'ın fesad sebebi olup olmayacağı tartışılmış, hak sahibine aynı parayı veya başka paradan değeri kadarını alma hakkı tanınmıştır. Asıl mevzûumuz olan ucuzlama ve pahalılaşma meselesine gelince bundan maksad, iki mâden esasına dayanan para sistemlerinde görülen olaylardan biridir; burada çeşitli sebeplerle altına nisbetle gümüş paranın (dirhem), gümüş paraya nisbetle bakır vb. mâdenden yapılmış paranın (fülûs) kıymetinin düşmesi bahis mevzûudur. İşte bu düşüş mahiyeti bakımından enflasyondan farklı da olsa benzeri neticeler doğurmakta, ezcümle paranın mal karşısındaki değerine tesir etmektedir. İmam Ebû Hanife gerek beyi, ve gerekse karz akidlerinden hasıl olan borçlarda, para kıymetinin değişmesinin miktara tesirini caiz görmemekte, akid yapılırken üzerinde anlaşma hasıl olan miktarın ödeneceğini ifade etmektedir. İmam Ebû Yûsuf ise önceleri aynı görüşü paylaşırken sonra bu ictihadından rucû etmiş ve ödeme sırasında konuşulan paranın kıymeti düşmüş ise akdin (satım akdi, ödünç verme akdi vb.) yapıldığı sıradaki kıymeti ödenir demiş ve fetvâ da buna göre verilmiştir. Günümüzde gümüşün değeri çok değiştiği ve ödeme vasıtası olarak da hiç kullanılmadığı için altını esas almamız gerekecektir. Buna göre bir örnek vermek gerekirse akdin yapıldığı sırada cumhuriyet altını bin lira iken ödeme yapılacağı zaman 1100 liraya yükselmiş, yâni kâğıtpara, altına nisbetle %10 değer kaybetmiş, ucuzlamış ise yüz bin TL. olan borç yüz on bin lira olarak ödenecektir.

Günümüzde altın da mal-para ilişkisinde bir ölçüt olarak kullanılma kabiliyetini kaybetmiş, genel ekonomik şartlar dışında kalan olaylar sebebiyle de kıymet değişimine uğrar hale gelmiştir. Bu sebeple enflasyonu ölçmek için başka ölçütlere ihtiyaç var. Gelecek yazıda hem bu ölçüt hem de banka işlemlerinde enflasyonun altında kalan faizin hükmünü ele alacağız.

28 Mayıs 2006
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi