www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


2- İlhanlılarda:
Hulagû Han zamanında bütün İslâm teb'anın şer'î ve hukûkî işlerine, müderris ve kadıların tayînine bakmak üzere kadılkudat Şemsüddîn Muhammed Kazvînî vardı. Irak'ın da bir kadı'l-kudatı mevcut idi. Kadılkudat divanı (Dîvân-ı kudât-ı memâlik) hem tedrîs, hem de kazâ sâhalarıyle meşgul olurdu. Kazâî vazîfeleri arasında da iki hasmın mürafaasını yapmak, mahkeme sicil veya zabıtlarını tutmak, hüccet vermek, ukud, münâkehât, kısmet, mîras, zekât ve yetim mallarını muhâfaza etmek gibi şer'î işler vardı. Merkezde ve taşrada kadılkudatın yeteri kadar nâibleri de bulunurdu.
Mogollar müslüman olduktan sonra, İslâm hukuku ile örf ve âdetlere vakıf "hakemî-i memâlik" ismiyle ulemâdan bir vazîfe sahibi de görülmektedir. Bu memur -isterse asker ile sivil arasında olsun- bütün dâvaları şerîate göre karara bağlar ve buna kimse itiraz edemezdi.

3- Karakoyunlu ve Akkoyunlularda:
Devletin adlî ve dînî işlerine kadılar bakardı. Sadr, Sadâret veya Kadıaskerlik diye anılan en yüksek makamın "Dîvan-ı Sadâret" isimli bir meclisi vardı. Ayrıca Kadî-i muasker orduya ait dâvâ ve diğer işlere bakardı.
Vilâyetlerde adlî işlere bakan kadılar ve dînî işlere bakan müftüler vardı. Medreselerin teftişi de dîvan-ı sadârete ait idi.
Akkoyunlular zamanında ulemâ başlarına beyaz sarık sararlardı. Hatta meşhûr âlim Celâleddîn Devvânî (v. 1502) Yakup Han'ın zulme sapması sebebiyle başındaki sarığı çıkarmış ve Han'ın ölümüne kadar sarmamıştır.

4- Memlûklerde:
Eyyûbîlerden beri kadılkudatlık en yüksek dînî makam olup vazîfesi şer'î ve hukukî işlere bakmak ve infaz etmekti. Melik Zâhir Baybars zamanına kadar "kadî-i dâru'l-adl" şâfiî idi. Baybars zamanında 663/1264 tarihinde dört mezheb için dört kadı tâyin edildi. Bunların rütbece en üstünü şâfiî idi ve kadılkudatlar dîvana katılırlardı.
Eyâletlerde de dört mezhebden kadılkudatlar bulunur, her biri kendi mezhebinden kadıları tâyin ederlerdi.
Mısır ve Suriye'de Selahaddîn Eyyûbî'den beri askerin adlî işlerine bakmak üzere kadı-askerler de tâyin edilegelmişlerdi.

5- Osmanlılarda:
Sancak ve daha küçük yerlerin idârî ve adlî işleri kadılara bırakılmış idi.(5) En büyük ilmiye makamı Bursa kadılığı idi. I. Murad zamanında kadı-askerlik makamı ihdas edilince üstünlük bu makama intikal etmiştir. Fâtih zamanının sonlarına doğru işler çoğaldığı için kadı-askerlik Rumeli ve Anadolu olmak üzere ikiye çıkarılmıştır.
Önceleri kadılar fetvâ işleriyle de meşgul olurken Yavuz Selîm zamanında Şeyhülislamlık (meşâhat-i İslâmiyye, müfti'l-enâmlık) ihdâs edilmiş ve bu makam zamanla sadr-ı a'zamlık mertebesiyle bir tutulmuştur. Şeyhulislâm ilmiyyenin reisi ve şer'î mahkemelerin nâzırıdır.


5. Karacahisar fethedilince nâmına hutbe okunan I. Osman Dursun Fakih'i kadı tâyin etmiştir. Bu zâtın, Türk asıllı ilk kadı olduğu zikredilmektedir. A. Râsim, Osmanlı Tarihi, 2. B. İst. 1328/1330, C. I, s. 16 vd.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler