www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


III- MÜCTEHİD İMAMLAR ve MASLAHAT PRENSİBİ
Şer'î hükümlerin maslahat (kullar için celb-i menfaat ve def-i mazarrat, fayda) hikmetine bağlı bulunduğunda ittifak halinde olan dört mezheb imâmı, ictihadlarında bazan başka isimlerle aynı şeyi kastederek(81) bu prensibe geniş bir yer vermişlerdir. Nas bulunmayan yerlerde gerektiğinde meşrû maslahatlara göre hüküm verdikleri gibi, zaman zaman da lâfza değil, rûh ve mânaya veya Kitâb ve sünnetin umûmi kaidelerine dayanarak bazı nasların elfâzını (lafza dayalı anlayış v ehükmü) aşmışlardır. Şüphesiz bu davranış, nassın hükmünün mesnedi olan "illet"in değişmesiyle hükmün de değişmesi esasına bağlı bulunduğu için nassa muhâlefet şeklinde değerlendirilemez. Şunu da kaydetmek gerekir ki müctehidlerin mesâlihe göre hüküm verdikleri sâha, illetlerinin akıl ile anlaşılması mümkün olmayan ibâdetler sâhası değil, kulların mesâlihine riâyet için vazedilmiş bulunan muâmelât sâhasıdır.(82) Dört mezheb imâmını, ictihadlarında maslahat prensibine verdikleri yer açısından teker teker ele alacak olursak mevzuû şu netîcelere bağlamak mümkündür:

A- EBÛ HANİFE:
Bu imâma izâfe edilen istihsân delîlinin, daha kuvvetli delîl veya maslahat ve zarûret karşısında kıyası terketmekten ibâret olduğunu hatırlamamız gerekecektir.
Ebû-Hanîfe'nin riâyet ettiği bir başka prensip de nassın bulunmadığı ve menetmediği yerlerde halkın örf, âdet ve teâmülüne göre hüküm vermektir ki bu da mashalata râci olmaktadır.(83)
Maslahat prensibine bağlı hükümlerden örnekler:
1- Davasının propagandasını yapan dinsiz (zındık) yakalandıktan sonra tevbe ederse kabul olunmaz, önce tevbe ederse kabul edilir.(84)
Bu örnekte -dış görünüşü itibâriyle- bir kâfir tevbe etmiştir, bu tevbenin kabûlü gerekir, fakat bunun can korkusuyla olması ihtimâli samîmiyyetini gölgelediği için, zararını defi' maksadıyle kabul edilmemesi tercih edilmiştir.
2- Teslim zamanı tayin edilmeksizin yapılan istısnâ akdi (bir zanâatkâra bir işin sipârişi) câizdir. İnsanlar istedikleri şeyi, zanâatkârların nezdinde daima hazır bulamazlar, pazarlık yapıp sipâriş ederler. Bu ortada hazır ve mevcut olmayan bir şeyin satışıdır ve Rasûlullah (s.a.) bu türlü satışı yasaklamıştır. Fakat insanların istısnâ akdini âdet haline getirmiş olmaları ve buna muhtaç bulunmaları bunun, istihsân yoluyla caiz olmasını gerektirir.(85)
3- Bir kimse "Bütün malım sadakadır" dese bu söz, zekâta tâbi mallarına mahsûs olur. Çünkü bütün malına şâmil olsa kendisinin dilenci hâline düşmesi gerekir ki, bu "sadaka müessesesinin" rûhuna aykırıdır.(86)
4- Zanâatkârlar nezdinde zâyi olan eşyânın ödettirilmesi hükmünü benimserken de Ebû-Hanîfe yine maslahat prensibine riâyet etmiştir.(87)


81. Karâfi, Şerhu't-Tenkîh, s. 170, 171, 199.
82. Şâtıbî, el-İ'tisâm, C. II, s. 133. İslâm Hukuku'nda maslahat prensibinin yeri ve değerini eskiler içinde en iyi işleyen usûlcü İbrâhîmu'ş-Şâtibî'dir (v. 790/1388). Bak. el-Muvâfakât, C. II, s. 5-414. Yeniler içinde iki tez şâyân-ı dikkattir: M. Mustafâ Şelebî, Ta'lîlu'l-ahkâm...; Sâ'îd Ramazânu'l-Butî, Davâbitu'l-maslaha... Bu iki tez basılmıştır ve kaynaklarımız arasındadır. Bu konuda yapılan en yeni çalışma ise İbrahim Boynukalın'ın 1999'da bitirdiği doktora tezidir.
83. el-Mekkî, Menâkıb, C. I, s. 82.
84. İbn Âbidîn, Raddu'l-muhtâr, C. III, s. 322-323.
85. Kâsânî, Bedayiu's-sanâi', C. V, s. 2-3.
86. Serahsî, el-Mebsût, C. XII, s. 93.
87. age, C. XV, s. 161.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler