www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Huzeyfe b. el-Yemân (v. 36/565):
Medîne'de doğdu, babası ile birlikte Bedir harbi sırasında müslüman olmuş ve Bedir'e katılmak istemişlerdi, müşrikler Medîne dışında bunları yakaladılar ve sıkıştırdılar, Hz. Peygamber'in yanında savaşa katılmayacaklarına dair söz aldıktan (ahitleştikten) sonra serbest bıraktılar, baba oğul, Rasûlullah'a gelip durumu arzettiler, Hz. Peygamber (s.a.) "Onlara karşı verdiğimiz sözden dönmeyiz, Allah'ın yardımı bize yeter, siz katılmayın." buyurdu. Daha sonra yapılan Uhud savaşına katıldılar, baba el-Yemân (Hisl) burada şehit düştü. Huzeyfe'nin en büyük özelliği, Rasûlullah'ın sırdaşı olmasıdır, kendisi bunu şöyle ifade etmiştir: "Allah Rasûlu (s.a.), kıyâmete kadar olacak şeyleri bana bir bir haber verdi." O'nun bu özelliğini Ebu'd-Derdâ, Hz. ömer gibi sahâbîler de ifade etmişlerdir. Hattâ Hz. Ömer'in onu takip ettiği ve onun katılmadığı cenaze namazlarına katılmadığı nakledilmiştir. Bir defasında Hz. Ömer Huzeyfe'ye, "Memurlarım içinde münâfık var mı?" diye sormuş, o da "Bir tane var" diye cevap vermiş, fakat ismini açıklamamıştı. Bizzat Huzeyfe'nin anlattığına göre "Allah, Hz. Ömer'e ilham etmişcesine Halîfe bu adamı vazifeden almıştır." Hz. Ömer, Huzeyfe'yi Medâin vâlîliğine getirmiş ve ehâlîye hitaben onu öğen, itâat etmelerini isteyen bir yazı yazmış, "Ne isterse verin" demiştir. Medâinliler ne istediğini sorunca Huzeyfe, yalnızca geçimliğini istemiş, başka bir talepte bulunmamıştır. Bu bölgede önemli hizmetler veren Huzeyfe, aynı zamanda Nihavend, Dînever, Rey, Hamedân gibi önemli yerleri fethetmiştir. Halîfe, kendisini -kontrol ve talimat için- Medîne'ye çağırmış, şehre girmeden bizzat karşılamış, onu, Medîne'den çıktığı gibi -yeni malvarlığı edinmemiş- bulunca sevinmiş, kucaklamış ve yeniden görev başına göndermiştir.(84)
Bizansa karşı savaşılan bir yerde, Kureyş'e mensup bir komutan şarap içmişti, askerler onu cezalandırmaya teşebbüs edince Huzeyfe müdâhale etti ve şöyle dedi: "Düşmanınıza bu kadar yakın iken komutanınızı cezalandırmak istiyorsunuz; bu takdirde düşman cesaret bulur ve sizi mağlûb edebilir."(85) Burada dînin maksadını ve amme menfaatini ön plâna alan bir anlayış ve ictihad örneği görülmektedir.


84. İbn Hacer, İsâbe, C. I, s. 306; İbn Abdilber, İstî'âb, C. I, s. 277; Zirikli, A'lâm, C. II, s. 180; Hacevî, age., C. I, s. 190.
85. Ebû-Yûsüf, Harâc, s. 178.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler