www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Sekizinci yıl:
1. Mekke'nin kutsîliği ve dokunulmazlığı:
Mekke ve Medîne mukaddes, mübârek ve müstesna birer şehirdir. Bu iki şehre saygı gösterilmesi, bu şehirlere mahsus bazı dokunulmazlıklara riâyet edilmesi, Allah ve Rasûlü tarafından istenmiştir. Mekke'nin bu özelliğinin hem tarihini hem de mânasını Buhârî'nin bir rivayetinde açıkça görmek mümkündür: Muâviye ve oğlu Yezîd zamanlarında Mekke vâlîliği yapan Amr b. Sa'îd (v. 70/690), Mekke'de düzeni sağlamak için birlikler gönderip dururken Ebû-Şurayh birgün ona şunları söylemişti: Ey vâlî! Bana izin ver de sana, Rasûlullah'ın Mekke fethinin ertesi günü yaptığı, gözlerimle gördüğüm ve kulaklarımla işittiğim hitabeyi nakledeyim. Allah Rasûlü Rabbine hamdü senadan sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah Mekke'yi dokunulmaz kıldı, fakat insanlar buna riâyet etmediler. Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kimseye orada kan dökmek, oranın ağacını kesmek helal değildir. Eğer birisi çıkar da orada Allah Rasûlü'nün savaştığını öne sürerek kendisine destek ararsa ona şöyle deyin: Allah, Rasûlüne izin vermiştir, fakat size izin vermiyor, Allah orada bana, gündüzün kısa bir bölümünde izin verdi, bugün ise oranın dokunulmazlığı, dün olduğu gibidir, bunu burada olanlar, olmayanlara ulaştırsın." Râvi Ebû-Şurayh'ın anlattığına göre vâlî Amr, kendisine şu mukabelede bulunmuş: "Ben bu hususu senden daha iyi biliyorum; (Harem-i şerîfin dokunulmazlığı vardır) fakat orası devlete isyan edene, kan dökene, fesat çıkarana sığınak olamaz."(65)
Sonradan müctehidler bu hadîs ve anlayışlar üzerine yorumlar yapacaklar, bazıları ne sebeple olursa olsun Harem bölgesinde çatışma olamıyacağı, kısas cezası bile uygulanamıyacağı; buranın, iç ihtilâflar bakımından tarafsız ve askerden arındırılmış bir bölge olacağı görüşünü savunurken, bazıları başka çare bulunmaması halinde, buraya sığınan bazı suçluların cezalandırılmasının caiz olduğunu ileri süreceklerdir.(66)

2. Kısâs:
Kısâs ile ilgili âyetler (Bakara: 2/178, 179; Mâide: 5/45; İsrâ: 17/33) gereği Mekke'de Rasûlullah (s.a.), Hüzeyl kabilesinden bir şahsı, Süleym kabilesinden birisi öldürdüğü için kısas ile cezalandırmıştır. Fetih'ten sonra îrad buyurdukları hutbede de şu ifâdeye yer vermişlerdir: "Bir yakını öldürülen kişinin önünde iki seçenek vardır; ya kendisine tazminat ödenir, yahut da -bunu kabul etmezse- katil kısas olunur..."(67)


65. Buhârî, Meğâzî, 51.
66. İbn Kayyim, age., C. III, s. 434-458.
67. Buhârî, Diyât, 8.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler