www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Yahûdî Kimliği

Kur'ân-ı Kerîm'e göre yahûdî kimliğini anlatır mısınız?
Bir türlü huzur ve güven zeminine oturtamadıkları devletlerine de soyundan geldikleri zâtın ismini koyan ve yahûdîliği din olarak benimsemiş bulunan millet, tarihin akışı içinde edindikleri, nesilden nesile aktardıkları olumsuz vasıflar ve seciyeler sebebiyle genellikle diğer insanlar ve milletler için zararlı, itici, güvenilmez, egoist ve acımasız olarak bilinmiş, böyle değerlendirilmişlerdir. Bugün dünyada, çifte standart kavramının en tipik örneğini de bu millet sergilemektedir. San'atı ve kitle iletişim araçlarını kullanarak, kendilerine, İkinci Dünya Harbi yıllarında yapılan zulümleri bıkmadan, usanmadan gündemde tutan yahûdîler, vatanlarından, temel hak ve hürriyetlerinden yoksun bıraktıkları bir toplumun (Filistin halkının) hak talebini kan ve işkence ile bastırmakta, kendilerine yapılan zulüm olurken onların başkalarına yaptıkları hak ve adâlet (!) sayılmaktadır. Endülüs'ten Kuzey Afrika ve Orta Doğuya kadar birçok bölgede tarih boyunca kendilerini acılardan, işkencelerden, katliâmlardan korumuş ve kurtarmış, din ve vicdan hürriyeti temin etmiş müslümanları bugün bu millet, baş düşmanı olarak ilân etmekte, arkasına süperleri alarak özellikle müslümanlara zulmetmektedirler. Bütün bu davranışların bir tesadüf olmadığını anlayabilmek için Kur'ân-ı Kerîm'e başvurmak ve tarihleri boyunca yahûdî kimliğini oluşturan başlıca nirengi noktalarını buradan tesbit etmek faydalı olacaktır. Kur'ân-ı Kerîm, yahûdîler için "Yahûd, Benî-İsrâîl, Ehlu'l-Kitâb, Ehlu't-Tevrât" gibi isimler kullanarak yüzlerce âyet sevketmekte, bu milletin geçmişini, geleceğini ve ahlâkını bize tanıtmaktadır. Hiç şüphe yok ki iyi bir toplum içinde kötüler, kötü bir toplum içinde de iyiler bulunabilir. Ancak bir toplum hakkında hüküm verirken aza, müstesnâlara değil, çoğa, hâkim nüfusa ve davranışa bakılacaktır: "Onların çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için önceden hazırladığı şey ne kötüdür: (Hazırlanan) Allah'ın onlara gazap etmesi ve kendilerinin azâb içinde kalıcı olmalarından ibârettir"21 "Onları grup grup yeryüzünde dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanlar vardır; belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik."22
Bu millette çoğunluğu teşkil eden insan tipinin temsilî resmi Kur'ân-ı Kerîm'e göre şöyledir:
1. Nankördürler, şımarıktırlar, iyiliğe kötülükle mukabele ederler: Bakara sûresinin özellikle 40-61. âyetlerinde Allah Teâlâ, İsrâîloğullarına sayısız nimetler bahşettiğini, bu cümleden olarak onları Firavun'un zulmünden kurtardığını, buzağıyı ilâh edindikleri hâlde onları bağışladığını, kendilerine yurt ve yuva verdiğini, yerden sular fışkırttığını, en güzel yiyecekler ile beslediğini... bildirmekte, bütün bunlara rağmen onların daima nankörlük ettiklerini, daha fazlasını, yahut kötü de olsa değişik şeyleri istediklerini, olmayacak şeylerin peşine düştüklerini, peygamberlerini üzdüklerini ifade buyurmaktadır.
2. Vefâsız ve sadâkatsizdirler, sözlerine güvenilemez: "(Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr'u üzerinize kaldırmış (şahit tutmuş), size verdiğimize sağlam yapışın, onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki korunursunuz demiştik. Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz..."23
Yahûdîler döneklikleri, vefâsızlıkları sebebiyle maymuna (2/65; 7/166), eşeğe (62/5) ve köpeğe (7/176) benzetilmişlerdir.
3. Hîleci ve ikiyüzlüdürler: "Şimdi (ey müminler) onların (yahûdîlerin) size inanacaklarını mı sanıyorsunuz? Oysa ki, onlardan bir zümre Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi. İnsanlar ile karşılaştıklarında 'iman ettik' derler. Birbirleri ile yalnız kaldıkları vakit ise 'Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize delil kılmaları için mi onlara anlatıyorsunuz, bunları düşünemiyor musunuz?' derler."24
"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi (Tevrat'ta bulunan, Son Peygamber ile ilgili bilgiyi) gizleyip onu az bir baha karşılığında değişenler yok mu, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir"25
"Yahûdîlerden bir kısmı, kelimelerin yerlerini değiştirirler, dillerini eğip bükerek ve dîne saldırarak (Peygamber'e karşı belli belirsiz) 'işittik ve karşı geldik', 'dinle, dinlemez olası'... derler..."26
4. Zâlim, âsî ve hâindirler: "Verdikleri sözden dönmeleri sebebiyle onları lânetledik ve kalblerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler. Kendilerine öğretilen ahkâmın önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç onlardan daimâ bir hâinlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever."27
Zulüm ve isyanları için bir-iki âyet meâli yeterli değildir, zikredilenlerin tamamı buna delâlet etmektedir.28
5. Başkalarının zararına aldırmadan haksız ve ölçüsüz kazanç peşinde koşarlar, özellikle tefeci ve faizcidirler: "Yahûdîlerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri, menedildikleri hâlde faizi almaları ve haksız yollar ile insanların mallarını yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kılınmış şeyleri haram kıldık ve içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık."29
6. Mü'minlerin en çetin düşmanıdırlar: "İnsanların içlerinde, iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahûdîler ile şirk koşanları bulacaksın..."30
7. Kendilerinin üstün bir millet, Allah'ın çocukları, seçkin kulları, dünyaya hâkim olmak için gönderilmiş bir topluluk olduklarına inanır veya böyle görünürler. (Âyetler: 2/94, 3/24, 5/18, 62/6.)
8. Karakterleri, yapıp ettikleri sebebiyle kalbleri mühürlenmiştir, Allah'ın lânetine ve gadâbına uğramışlardır, maddî veya mânevî bakımdan daima zillet içinde olacaklardır: (Âyetler: 2/88, 3/112.)
9. Kibir ve gururlarına rağmen müminler hakkıyle karşı durur, savaşırlarsa yenilirler: (Âyetler: 3/111.)
10. Devamlı devlet ve hâkimiyet sahibi olabilmeleri, kötü huy ve davranışlarından vazgeçmelerine bağlanmıştır; vazgeçmedikleri müddetçe tekrar tekrar burunları yere sürtülecektir: "Biz kitapta İsrâiloğullarına 'Sizler yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız' diye bildirdik. / Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar evlerin arasında dolaşarak sizi aradılar. Bu yerine getirilmiş bir söz (vaat) idi. / Sonra onlara karşı size tekrar galibiyet ve zafer verdik, servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık, sayınızı daha da çoğalttık. / Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezâlandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid-i Aksâ'ya girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık.) / Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz yine fesatçılığa dönerseniz biz de (cezâlandırmaya) döneriz. Biz cehennemi, kâfirler için bir hapishane yaptık..."31



21. Mâide: 5/80.
22. A'râf: 7/168.
23. Bakara: 2/63, 64.
24. Bakara: 2/75, 76.
25. Bakara: 2/174.
26. Nisâ: 4/46.
27. Mâide: 5/13.
28. Özellikle bkz. 4/155 vd.
29. Nisâ: 4/160, 161.
30. Mâide: 5/82.
31. İsrâ: 17/ 4-8.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler