www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Cezaların infâzında uyuşturma / filmin şahitliği
Soru:
Malûmunuz ölüm cezası en kolay usûl ile uygulanır. "Allah herşeye karşı ihsanı vâcib kılmıştır. Bunun için öldürürseniz o öldürmeyi güzel yapınız."3 buyurur Peygamberimiz (sav). Hadîste kastedilen, en kolay olan ve en az acı vereni seçmektir.4 Bunun için de asr-ı Saâdette kılıç intihab edilmiştir.5 "Kısas ancak kılıç iledir"6 Fakat bugün daha kolay öldüren birşey varsa kısasın onunla infaz edilmesi mümkün müdür? Meselâ günümüzde uyuşturucu (morfin vb.) ilâçlar vardır. Mahkûm bunlarla bayıltılıp öyle kısas edilirse caiz midir? Âlet olarak neler seçilebilir?
Seks filmlerinde rol icabı zina sayılan sahne her şeyiyle yapılıyor. Gayr-i meşrû olarak yapılan bu suçun isbatına şahid olarak filmdeki işlenileni tutabilir miyiz? Tutulabilirse kâfi midir?

Cevap:
1. Soruda işaret edildiği gibi kısasın ancak kılıçla yerine getirilebilmesi Ebû Hanîfe ve bir rivâyete göre Ahmed b. Hanbel'in ictihadlarıdır; bu ictihad yukarıda nakledilen hadîs ile şu muhakemeye dayanmaktadır: Kısastan maksat katilin vücudunu ortadan kaldırmaktır, bu ise kılıç ile hasıl olur; bunun dışında yapılabilecek şeyler işkence sayılır, işkence ise kısas mefhuhumu dışında kalır ve caiz değildir.
İmam Mâlik ve Şâfiî ile -diğer rivâyette- Ahmed'e göre katil, öldürürken kullandığı usûl ve âletin kendisi için de kullanılmasını hak etmiş olur; "Size kim tecavüzde bulunursa onlara -size tecavüz ettikleri şekilde ve ölçüde- mukabele ediniz"7 ve "Cezalandırırsanız size yapıldığı gibi cezalandırın"8 âyetleri buna delâlet etmektedir. Kısasın hedefi misillemedir; buna riâyet dilmediği takdirde kısas eksik kalmış olur. Ancak kısasın usûl ve âletini -katilin yaptığına mümasil olarak- seçme hakkı maktulün velilerine aittir; onlar haklarından vazgeçer ve kılıçla infâzını isterlerse bu da caizdir.
Kısasın kılıçla infâzı gerekli olan vak'alarda bu âletin seçilme hikmeti, o zaman için maksada en uygun âlet olmasından dolayıdır, (işkence vermeden, kesin olarak ölümü intac edecek en uygun âlet). Günümüzde giyotin, elektrikli sandalye, gaz odası gibi infâz usûl ve âletleri kılıcın seçiminde gözetilen maksadı ve aranan vasıfları fazlasıyla içerdiğine göre bunların kullanılmasında bir mahzur olmaması gerekir; nitekim Ezher Fetvâ Heyeti de aynı istikamette fetvâ vermişlerdir.9
Morfin vb. ilâçlarla mahkûmu önce bayıltmak veya uyuşturmak, sonra da bu durumda iken kısası infaz etmeye gelince bunun caiz olmayacağı kanâatindeyim; çünkü İslâm ceza hukukunda cezanın gayelerinden biri de suç işleme iradesine karşı caydırıcı olması, müessir bir ibret teşkil eylemesidir. Gerçi katilin hayatına, nasıl olursa olsun son vermek de caydırıcı gözükmektedir; ancak hayatına son vermeye karar vermiş birçok insanın yalnızca hayattan ölüme intikal ederken çekeceği acıdan korktuğu için intihardan vazgeçtiği veya kendini uyuşturarak acı çekmeden bu intikali sağlayacak usûllere başvurduğu bilinmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'in bir can güvenliği garantisi olarak takdim ettiği kısasın bu fonksiyonunu ifa edebilmesi için infâz esnasında mahkûmun şuurlu olması, ölüme götüren dakikaları bilerek, duyarak yaşaması şarttır.
2. Zina suçunun sübutunda filmin şâhid yerine ikame edilebilmesi için şehadet yoluyla tesbit ile, filme alıp sinema makinasında gösterme arasında bir farkın bulunmaması gerekir; bilindiği üzere hadlerin (şer'î cezaların) infâzı için suçun, her türlü şüpheden uzak bir şeklide sübutu şarttır. İlgililerin ifadelerine göre filme alma ve sinema makinası vasıtasıyla gösterme arasında bazı değişiklikler ve montajlar yapılabilmekte, vak'a, mekân, şahıslar... ile oynanabilmektedir. Mütehassıslar (bilirkişi heyeti) filmin tam olarak gerçeği aksettirdiğine rapor vermeleri halinde bu vâsıta şehadet yerine ikame edilebilir. Şüphe bulunduğu müddetçe hadde (belli cezaya) hükmedilemez.



3. Müslim, III, Kitâbu's-sayd ve'z-zebâih, s. 1548.
4. İbn Melek, Mebâriki'l-ezhâr, I, 111.
5. Serahsî, el-Mebsût, XXVI, 125, 126; Kâsânî, Bedâyi', VII, 245, 246; Molla Hüsrev, Durar, II, 95.
6. İbn Mâce II, Kitabu'd-diyât, s. 889.
7. Bakara: 2/194.
8. Nahl: 16/126.
9. Udeh, et-Teşri'u'l-cinâî, Kahire, 1959, c. I, s. 160.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler