www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Emekli maaşı

1. Bir kimse vefat edince emekli maaşının bir kısım varislerine kalması ilgili kanunun (T.C. mevzuatının) gereğidir. İslama göre gerek emekli maaşının ve gerekse bu maaşın varislere kalmasının farklı hükümleri vardır. Bu hükümlerin temelini, verilen emekli maaşının devlet yardımı mı, yoksa ertelenmiş ücret mi sorusuna verilecek cevap teşkil etmektedir.
a) Eğer verilen emekli maaşı devletin geçim yardımı ise bunu ancak geçimden âciz olanlar, bu maaşı almadığı takdirde geçinemeyecek olanlar alabilirler. Geliri geçimine yeterli olan kimseler, çalışırken kendilerinden kesilen emekli keseneğini değer kaybı ile birlikte aldıktan sonra (emekli ikramiyesi ve emekli maaşı olarak verilen meblağ bu miktara ulaştıktan sonra) alacağı maaşı fukaraya vermelidir; çünkü devlet yardımının mahalli fukaradır.
b) Emekli maaşı ertelenmiş ücret sayılırsa -veya kesintiler toplamını aşmıyorsa- kişi öldükten sonra kalan ücretini (bu manada emekli maaşını) mirasçıların tamamının, hisselerine göre almaları gerekir. Çünkü bu maaş, ölünün mülküdür, mirasıdır, terikesine (alacakları gibi) dahildir.
Emekli maaşını ertelenmiş ücret olarak kabul ettiğimiz takdirde ücretin mechul olması, aynı sandığa bağlı kişilerin birbirlerine haklarının geçmesi, sandıkta biriken ücretlerin İslama göre meşru olmayan yatırımlarda nemalandırılması gibi sakıncalar ortaya çıkmaktadır. Bize göre kesintiler toplamını aşan emekli maaşının bir kısmı diğer çalışanların parası, bir kısmı da devlet yardımıdır ve yukarıda zikrettiğimiz şekilde alınmalı ve verilmelidir. (Bir sonraki bahse de bakınız.)
2. Mektup ile birlikte gönderdiğiniz matbû yazı Ezher Şeyhi'nin fetvasının metni değildir, ifade sayfanın sonunda imzası bulunan Cevheri Muhammed Cevheri'ye aittir. Bu zat, Ezher şeyhinin, tütün içmenin ve tütün satmanın haram olduğuna dair fetva verdiğini nakletmektedir. Bunun üzerine hüküm yürütebilmek için fetvanın metnini görmek gerekir. Benim kanaatime ve kitaplarımda yazdığıma göre tütünü tiryaki olarak içmek haram, ara-sıra bir-iki tane içmek ise mekruhtur. İçilmesi haram ve mekruh olan bir nesneyi yetiştirmek ve satmak da caiz değildir. İnsana zarar veren bir nesneyi kâfire satmak da caiz olmaz; çünkü o da insandır ve kâfire eza-cefa vermek, onun sağlığı ile oynamak mübah olmaz.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
Hayrettin Karaman'ın son aylardaki iftiralara cevaplarının listesini üstteki "Son Yazılar" kısmında bulabilirsiniz.
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Twitter Sayfası:

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler