www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Mahremiyet, namazların birleştirilmesi, imsak

1. Kadınlarla erkeklerin örtük olarak ve edep dairesinde bir arada bulunmalarında, din ve dünya için faydalı konuşma ve görüşme yapmalarında bir mahzur yoktur. Bunu meneden bir nass mevcut değildir. Bunu yasaklayanlar "Fitne" gerekçesinden hareket etmişlerdir. Burada "cinsel günaha girme tehlikesi" şeklinde anlamamız mümkün olan fitne izâfî bir kavramdır. Böyle bir fitne kadınlarla bir yerde bulunanlar için de kadınlardan ayrı olanlar için de sözkonusudur. Ayrıca belli bir davranışın getirisi yanında götürüsünü de düşünmek gerekir; yani fitne (zarar ihtimali) tek yönlü değildir. Meselâ konumuz açısından kadınların faydalı bir sohbetten ve beraberlikten uzak tutulmalarının da zararları vardır. Hasılı iyi niyet, fayda ihtimali, ihtiyaç ve gerekli tedbirler (örtünme, edep vb.) çerçevesinde meclislerimizde kadınlarımızın da bulunmalarında sakınca yoktur, hatta bazen faydalar vardır.
2. Yolculuk halinde öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazlarının birleştirilerek birinin vakti içinde kılınmasının caiz olduğu müctehidlerin çoğunluğu tarafından benimsenmiş bir hükümdür. Aksini iddiâ edenlerin delilleri güçlü değildir. Yolculuk hali dışında belli mazeretler sebebiyle namazların ikişer ikişer birleştirilerek kılınmasının cevazı da -teferruatta bazı görüş ayrılıklarına rağmen- çoğunluk tarafından benimsenmiştir. İnsanların öyle işleri, meşguliyetleri, vazifeleri vardır ki, belli bir zaman süresince onu bırakmak, ayrılmak, ara vermek mümkün değildir; bırakıldığında mala, cana, maddî veya manevî bakımdan önemli olan menfaate zarar sözkonusudur. İşte böyle durumlarda namazların -birincisinin veya ikincisinin vaktinde- birleştirilerek kılınması caiz görülmüştür. Ancak "bugün insanların vakitleri az, eskiden vakitleri çoktu, bu sebeple şimdi namazları genellikle birleştirilerek kılmak caizdir" şeklinde bir hükme ben katılmıyorum. Namaz aslında vakti belirlenmiş ve çok yerinde olarak günün belli kısımlarına dağıtılmış bir ibadettir. İnsanlar dünya için, dünyayı imar için yaratılmış değillerdir. İnsanın yaratılış amacı Allah'ı bilmek ve O'na ibadet etmek, dinini insanlığa sunmak, insanların dünya ve ahirette mutlu olmalarını sağlamaktır. Dünya ve dünya işleri amaç değil, araçtır. Bugün insanların eskilere nisbetle daha çok meşgul oldukları doğrudur, ancak bu ölçüde meşguliyetin zaruri veya faydalı olduğu hükmü doğru ve isabetli değildir. Kahvehaneleri, stadyumları, eğlence ve oyun yerlerini... dolduran, sabahtan akşama kadar boşuna vakit öldüren milyonlar, belki milyarlar vardır. Ümmetin, diğer ümmetlerle rekabeti ve onlardan güçlü olmaları için çalışmak da -bu maksadı güttüğünde- ibadettir. Bu ibadetle gece-gündüz meşgul olanlar gerektiğinde namazlarını da cemedebilirler. Lakin bunu genellemek, herkese teşmil etmek, ibadetin eğitici nizamını bozmak doğru ve uygun değildir. Toplum ve fertler müslümanca yaşamaya başladıklarında namazları cemederek kılma ihtiyacı genel değil, istisnaî olacaktır ve bu da caizdir.
3. Kadının normal sesi avret ve haram değildir. Kitlelere hitap etmesi caizdir. Caiz olmayan, sese ve söze özellik ve çekicilik verme gayretidir.
4. Bakara sûresinin 187. âyetinde "... tan yerinin ağarmasından (fecirden) dolayı beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilince ye kadar yeyin ve için" buyurulmuştur. Âyeti "şafağın beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin ve için" şeklinde tercüme etmek de mümkündür. Her iki tercümeye göre de "iplik" kelimesi mecâzîdir, doğu ufkundaki yatay beyazlık ile paralelindeki yatay siyahlık kasdedilmiştir. Tan yerinin ağarması olayını başından itibaren gözleyenler bilirler ki, ancak ilk ağarma sırasında doğu ufkunda yatay bir çizgi gibi beyazlık başlar ve bu beyazlık yükseldikçe ondan ayırt edilecek bir siyahlık kalmaz; gecenin siyahlığı içinde iplik gibi beyazlık ancak şafağın başladığı ilk vakitte vardır. Bu vaktin imsak (orucun başlama) vakti olduğu âyetin açık delaleti ve ümmetin yaşayan, yaygın örfü (bir mânada mütevâtir sünnet) ile sabittir. Güneşin doğmasına 45 dakika veya 30 dakika kalıncaya kadar yenilir içilir diyenlerin delilleri sağlam değildir. İlgili rivayetler de bağlayıcı değildir, bazı sahâbenin uygulamalarını gösterir (o da sahih ise). Eğer Allah Teâlâ bu âyet ile, fecrin başlangıcını değil de ortalığın ağarmasını ve eşyanın birbirinden seçilmesini murad etse idi "açıklık" temel vasfı olan kitabında bunu akçıkça anlatan ifadeler kullanırdı. Mevcut açık ifade ortalığın ağarmasını değil, fecrin (tanın) iplik gibi belirmesini anlatmaktadır; bunu zorlayarak tevil etmek için de hiçbir sebep mevcut değildir. Mevsimlere göre orucun süresi değişik olmaktadır, oruç tutmaya gücü olan kimseler için bir saatlik fark bir problem teşkil etmez.
5. Kur'ân-ı Kerîm'e yıkanarak temizlenmeleri mümkün olan cünüp kimselerin dokunmaları ve bu durumda onu okumaları caiz değildir. Hayız veya lohusalık halleri devam eden kadınlar -yıkanarak temizlenmeleri mümkün olmadığı için- Kur'ân'a dokunabilir ve onu okuyabilirler; bu ruhsat verilirken onların uzun süre Kur'ân'dan uzak kalmamaları ve öğretimin aksamaması gözönüne alınmıştır. Abdesti olmayanların Kur'ân'a dokunmaları ise -yine aynı maksatla- caiz görülmüştür. Tabiî caiz görmeyen âlimler de vardır. Bize göre eğitim, öğretim, hatırlama gibi maksatlarla abdestsiz kimselerin Kur'ân'a dokunmaları caizdir. İbadet maksadıyla okumak isteyenlerin ise -durum müsait olduğunda- bunu abdestli olarak yapmaları tercih edilir.
6. Kadınların, yanlarında mahremleri (kocaları veya nikah düşmeyen yakın akraba) olmadan üç gün sürecek bir yolculuğa çıkmalarının menedilmesi emniyetle ilgilidir. Buna göre yolculuk üç günden kısa bir zamanda sona erecekse, varılacak yere üç günden önce varmak mümkün ise yolculuk yapmak caiz olduğu gibi, yolda ve beraberindeki arkadaşlarla emniyet unsuru bulunduğunda kadının mahremsiz yolculuğu da caizdir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler