www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Memuriyet, oyunlar, sigara, alış-veriş

Sorular:
1. İçki vesâire satan bir resmî veya gayri resmi dairede memur olarak maaşla çalışmak dinen câiz midir? Ve dinen hiçbir sakıncası yok mudur?
2. Faiz işleriyle vs. uğraşan bir resmî veya gayri resmi dairede maaş mukabilinde memur olarak çalışmak dinen câiz ve sakıncasız mıdır?
3. Hiçbir karşılık ve şart olmaksızın, sadece eğlenmek, dinlenmek ve zevk için aşağıdaki oyunları oynamak dinen sakıncalı mıdır, değil midir? Ve hangileri kumar âleti sayılır, hangileri sayılmaz?
a) Tavla,
b) Tenis (ping-pong),
c) Bilârdo,
d) Dama,
e) Satranç,
f) Oyun kâğıdı (iskambil).
4. Sigara içmek haram mıdır, değil midir?
5. Bazı kişiler, bir iki şişe bira içmenin haram olmadığını ve bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığı'nın fetva verdiğini söylemektedirler, doğru mudur?
6. Hacer'ül-Esved'in Cennet'ten çıktığı söylenmektedir. Doğru mudur; bu konuda hadis var mıdır?
7. Bazı gazeteler 45 adet kupon kesip gönderene (kur'aya bağlı olarak) numarasına taksi çıkarsa taksi hediye ediyor. Bu haram mıdır? Yoksa müessesenin bir hediyesi mi sayılır? Yine, meselâ bir gazete her gün on, yirmi, elli liranın seri numarasını gazetede yayınlıyor. Eğer cebindeki banknotların seri numaları gazetede çıkan seri numaralarına uyarsa, o paranın sahibi olan şahsa onbin, yirmibin, ellibin vs. para ödüyor . Acaba gazetece ödenen bu para helâl olur mu?
8. Meselâ; televizyonu iki sene evvel faraza 6 bin liraya aldım. Şimdi ise 9 bin liraya satılıyor. 6 bin liraya aldığım televizyonu şimdi 8 bin liraya satabilir miyim?
9. Bir kişi iki kız kardeşi bir arada (aynı anda) alamaz. Fakat hanımın teyzesini, halasını, oğlan veya kız kardeşinin kızını hanımı ile beraber bir nikâh altında alabilir mi?
10. Veresiye pahalı mal almak veya satmak fâize girebilir mi?
11. Bir de, şeytan taşlamak için taşları Müzdelife'den toplamak şart mıdır? Mine'den, Arafat'tan toplansa olmaz mı?

Cevaplar:
1-2. Nebiyy-i Ekrem (s.a.) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, sarhoşluk veren içki ile alâkalı olarak on kimseyi lânetlemiştir: İçki yapan, yaptıran, içen, taşıyan, kendisine taşınan, sunan (sâkilik eden), satan, parasını yiyen, satın alan ve satın aldıran. Bu hadise göre bir müslümanın içki satan yerde çalışması caiz olmamaktadır. Bir başka hadise göre içki içilen yerde bulunmak da câiz değildir.
Fâizcilik mevzûunda vârid olan bir hadîs "fâiz yiyeni, yedireni (fâiz ödeyeni), fâiz akdini yazanı ve buna şâhitlik edenleri" lânetlemiştir.
Buna göre kazancının tamamı veya büyük bir kısmı fâize dayanan müesseselerde çalışmak câiz değildir. Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayı yasaklayan âyet (el-Mâide 5/2) de bu nevî işlerde çalışmayı menetmektedir.
Ticaretine fâiz veya başka nevî haram karışan yerlerde çalışmak ise böyle değildir. Âlimler bunu münakaşa etmişler; bazıları kazanç yoluna bakılır, yol meşrû ise kazanç da helâldir demişlerdir. Meselâ, bir kimse diğerinin parasını gasbediyor ve meşru bir işte çalıştırdığı işçisine bu paradan ödeme yapıyorsa mezkûr para işverene haramdır; çünkü kazanç yolu İslâmın menettiği gasbdır. İşçiye helâldir; çünkü kazanç yolu İslâmın meşrû kıldığı çalışma ve iştir. Âlimlerin çoğu ise şu mütâlâyı ileri sürmüşlerdir: Kazancında helâl ile haram karışık bulunan her işyerinde çalışan veya buradan kendisine bir şey verilen (hibe edilen) kimse, aldığının haram olan kısımdan olduğunu biliyorsa onu alması câiz değildir; bilmiyorsa câizdir. Malın çoğunun helâl olması alınanın helâl kısımdan olduğuna delil teşkil eder.
Bu mevzû müctehid imamlar devrinden beri tartışılmış, haram kazancın yaygınlaştığı muhit ve zamanlarda helâl yemenin mümkün olup olmadığı üzerinde risâleler yazılmıştır. Böyle zamanlarda sorumluluk yükünü taşıyacak olanlar sadece fakirler, işçiler ve memurlar olamaz. Hayat zarûreti onları her nevî işte çalışmaya mecbur eder ve zarûret varsa çalışma meşrû olur. Yapılacak şey haramı ortaran kaldırmak ve kazançları meşrû kılmak için toplumun gayret göstermesi, ıslâhat yapmasıdır (Geniş bilgi için bak. el-Aynî, c. V, s. 576-579; İbn Âbidin, c. IV, s. 144-242; İbnu'l-Kayyim, Ahkâmu ehli'zzimme,c. I, s. 275; İbn Teymiyye, R. Taazzüri-ekli'l Helâl...)
3. Saydığınız oyunların hepsi, kumara âlet edildiği, bunlarla -kumar oynayarak- kazanç elde edilme istendiği takdirde kesin olarak haramdır.
Sadece eğlenmek, dinlenmek ve zevk için bu oyunları oynamanın mübah (serbest) olabilmesi için dört şart vardır:
a) Namazın geçmesi veya gecikmesine sebep olmamak.
b) Hiçbir menfaat beklememek.
c) Oyun esnasında dilini kötü sözden korumak.
d) Bir de normal dinlenme, eğlenme ölçülerini aşarak vakit israfına varan alışkanlık haline getirmemek.
Bu şartlar her oyun için geçerlidir. Ayrıca saydığınız oyunların hükmü de birbirine göre biraz farklıdır:
a) Tavla:
Âlimlerin çoğu, hakkında vârid olan ve yasaklayan hadislere bakarak kumara âlet edilsin edilmesin tavla oynamanın haram olduğunu ifade etmişlerdir.
İbn el-Müseyyeb gibi bazı âlimler ise hadislerin kumara ait olduğu kanaatine vararak, kumarsız tavla oynamanın haram olmadığını söylemişlerdir.
Kâğıt ve domino oynamanın da hüküm yönünden tavlaya benzediği kanâtindeyim.
b) Satranç:
Satranç sahâbe devrinde ortaya çıkmış olduğundan Rasûl-i Ekrem'den bu mevzûda sahih bir haber intikal etmemiştir. Sahâbe ve tâbiûn âlimleri ile daha sonrakiler satranç hakkında üç görüş ileri sürmüşlerdir.
Nevevî'nin naklettiğine göre şâfiîlerde satranç haram değil, tenzihen mekruhtur.
İbn Abbâs, Ebû-Hüreyre, İbn Sirîn, Hişam b. Urve, Saîd b. el-Müseyyeb, Saîd b. el-Cübeyr gibi sahâbe ve tâbiûn müctehidlerine göre satranç mübahtır.
İçlerinde İmam Mâlik ve Ahmed'in de bulundukları bir grup ulemâya göre ise haramdır. Hanefîler de bu hükmü benimsemişlerdir.
Satrancın haram olduğuna dair kesin delil bulunmadığından, kumar maksadıyla olmamak ve yukarda geçen şartlara da riâyet etmek kaydıyla oynayanları kınamamak gerekir. Aslında bu oyun bir şans oyunu değil, zekâ oyunu ve sporudur. Meneden ulemâ, daha yukarıda zikrettiğimiz mahzurlar olabilir diye menetmiş olmalıdırlar. Her oyunda o mahzurlar bulunmaz.
Dama da hüküm bakımından satranç gibi olmalıdır.
c) Tenis ve Bilardo:
Bu oyunlarda spor hakimdir. Meşrû olmayan başka bir husus karışmadığı takdirde mübah olmaları gerekir.
4. Sigara İçmek:
Sigara içmelerinin sıhhatlerine zararlı olacağı, doktor tarafından kendilerine bildirilen kimseler ile çoluk çocuğun nafakasından keserek sigara içenlere "sigara içmek" haramdır.
Bunların dışında kalanlar için de malı boş yere zâyi ettikleri, tedrîcen sıhhatlerini tehlikeye soktukları ve başkalarını da rahatsız ettikleri için haramdır. Sigaranın mübah olduğu hakkında fetvâ verenler -zamanlarının şartları içinde- sıhhate ne ölçüde zarar verdiğini bilmedikleri için böyle yapmış olsalar gerektir.
5. Çoğu sarhoş eden katı ve sıvı şeylerin azının da haram olduğu sahih hadislerle sâbittir. Buna uymayan görüşlerin menşei bir-iki müctehidin bu sahih hadisleri görmemiş olmalarıdır. Delili kuvvetli olan ve İslâmın ruhuna uygun bulunan hüküm, çoğu sarhoş eden nesnenin azını içmenin de haram olduğundan ibârettir.
6. Nesâî ve Tirmizi'nin rivâyet ettikleri hadîsler "Hacer-i Esved'in cennetten" olduğunu ifade etmektedir. Bu cennetten oluşu bazı âlimler tevil etmişler "cennetten gibi mübârek ve mukaddestir" mânası vermişlerdir. Diğerleri ise hadisleri zâhir mânâları ile almış, "mâdem ki Rasûlullah böyle buyurmuş, böyledir" demişlerdir. Âdem ile Havvâ (a.s.)'nın cennetten geldikleri ve dünyada yaşadıkları kabul edilince (çünkü âyetler ile sâbittir), Hacer-i Esved'in de cennetten olduğunu kabul etmek mantığa aykırı düşmez. Ancak cennetten dünyaya gelenler Kadir-i Mutlak'ın irâde ve kudretiyle değişikliğe uğramışlar, dünya rengine bürünmüşlerdir.
7. Gazetelerin kupon gönderenlere kur'a usûlü ile hediyeler, armağanlar vermesi câizdir; bunun kumarla alâkası yoktur. Seri numarası tutanlara para vermeleri de aynı hükme tâbidir.
8. Daha önce ucuza alınan mal, piyasa değeri artınca yeni değere göre daha pahalıya satılabilir. Önemli olan piyasa değerini fâhiş bir ölçüde aşmamasıdır.
9. İki kadından birisini erkek farzettiğimiz zaman biri diğerine düşmüyorsa, evlenmeleri câiz olmuyorsa, bir erkeğin bu kadınlar ile aynı zamanda evlenmesi de câiz olmaz.
10. Veresiye farklı fiyatla mal almak ve satmak faize girmez, câizdir.
11. Şeytan taşlama taşları Müzdelife'den toplanabileceği gibi yolda başka yerlerden de alınabilir. Ancak atılan yerden alınıp tekrar atılması mekruhtur.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler